Bizi Takip Edin
movenpick

Sanayi

KAVCIOĞLU’NUN STOKÇULUK ELEŞTİRİLERİNE SANAYİCİLERDEN TEPKİ!

İSO Meclis toplantısında Kavcıoğlu ile sanayicileri karşı karşıya getiren ‘stokçuluk’ eleştirisine iş dünyasından tepkiler gelmeye devam ediyor.

Yayınlandı

Tarih

İSO Meclis toplantısında Kavcıoğlu ile sanayicileri karşı karşıya getiren ‘stokçuluk’ eleştirisine iş dünyasından tepkiler gelmeye devam ediyor. Sanayiciler, “stokçuluk yapılıyor” söylemini rahatsız edici buldu. Sektör temsilcilerine göre, yüksek enflasyon ortamında stoklu çalışmak normal.

Finansman sorunları yaşayan sanayicinin yüksek maliyetlerle stokta mal tutma lüksü bulunmadığına işaret eden sektör temsilcileri, stokun üretimde devamlılığın güvencesi olduğuna dikkat çekti. Sanayiciler, “stok yapmak ciddi maliyet, stokla stokçuluk karıştırılıyor” değerlendirmesini yaptı.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun fitilini ateşlediği ‘stokçuluk’ tartışmalarına sanayici cephesinden itirazlar sürüyor. Dünya gazetesine açıklamalarda bulunan iş dünyası temsilcileri, üretimde tedarikin garanti altına alınması adına envanter tutmanın işin doğasında olduğunu savundu. Son dönemde artan kredi maliyetlerine dikkat çeken sektör temsilcileri, finansmanın bu kadar ‘pahalı’ olduğu bir dönemde sanayicilerin ulaşabildiği krediyi stoka yatırmasının piyasa gerçekleriyle uyuşmayacağı görüşünde.

DALGAKIRAN: STOKÇULUK LÜKSÜMÜZ YOK!

Stokçuluk tartışmalarını sağlıklı bulmadığını söyleyen Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran, kavramların yanlış kullanıldığını, stokla stokçuluğun karıştırıldığını dile getirdi. Hiçbir sanayicinin gereğinden fazla stokla üretim yapmak istemeyeceğine dikkat çeken Dalgakıran, “Hatta şirketlerimizde minimum stokla maksimum üretimi nasıl yapabileceğimizi konuşuruz. Hem stokun da bir maliyeti var. Normal işleyen bir ekonomide bu böyledir. Ama stokçuluk başka bir şey… Bir malı stoklayarak kıtlık yaratıp, o malın fiyatının gerçekten daha yukarıya çıkmasına sebebiyet vermektir stokçuluk. Sanayicinin böyle bir lüksü yok, hele ihracatçının hiç yok. Dolayısıyla ‘stokçuluk’ sanayiciye kullanılacak bir ifade değil” diyerek tepkisini ortaya koydu.

Reklam

İşletmelerin stoklarında normalden daha fazla mal olduğunu görmenin başka anlamları olduğunu dile getiren Dalgakıran, şu ifadeleri kullandı: “Tedarik zincirlerinde bozulma var. Hızlı üretim yapıyorsunuz, ama malın gelip gelmeyeceğini ya da ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz. Bu durumda üretimi kesintiye uğratmamak için normalden daha fazla ürün stoklayabilirsiniz. Mesela bunu yapmaz ve batarsan mahkeme seni ‘basiretsiz tüccar’ olarak nitelendirir. Stokçuluk ise başka bir hikaye. Biz sanayiciler elimizden gelse hiç stok yapmadan üretim yapmak isteriz. Yüksek enflasyonun olduğu bir yerde de şirketlerin elindeki finansmanı yönetmesi adına, tahsilatlarındaki para ile mal alması da normal. Bunun aksini düşünen sanayicinin yaşaması mümkün değil. Bu basit bir kural.”

TECDELİOĞLU: TALEP YAVAŞLADI, STOKLAR ŞİŞTİ

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Çetin Tecdelioğlu, sanayicinin üretimi için birçok girdiye ihtiyacı olduğunu, üretim çeşitliliğini ve teslimat hızını kaybetmemek için sanayicinin elinde hammadde ve ara mamul stokunun bulunması gerektiğine değindi. Şu anda küresel piyasalarda yaşanan yavaşlamanın ve iç piyasada enflasyon kaynaklı alım gücünün düşmesinden dolayı sanayicinin elindeki stokların fazla gelmeye başladığını aktaran Tecdelioğlu, “Normal zamanda 2-3 aylık stoklarla işleri çevirirken, mevcut koşullar stokları 4-5 aya, hatta bazı ürünlerde 8 aya kadar çıkardı. Birçok metalde fiyatlar yüzde 30-40 oranında geriledi. Elimizde pahalı hammadde kaldı. Pahalı hammadde de aslında rekabet gücümüzü zayıflatıyor” ifadelerini kullandı.

“Bu dönem, kar değil, stokları eritme dönemi” diyen Tecdelioğlu, sanayicinin talebin yavaşlaması nedeniyle elinde kalan sözkonusu stoku bir an önce elinden çıkarıp satışa çevirmesi gerektiğinin altını çizdi. Hiçbir sanayicinin parasını gereksiz yere stoka bağlayıp stoktan para kazanmayı düşünemeyeceğini dile getiren Tecdelioğlu, “İhtiyacımız kadar malzemeyi alıyoruz. Zaten ciddi bir finansman yükü altındayız, bankadan kredi çekip de bununla mal alıp stokumuza koyacak durumumuz yok. Yüzde 40’ın üzerinde maliyetle hangi sanayici satmadığı malı alıp kenara koyar” diyerek stokçuluk iddialarına tepki gösterdi.

FAYAT: TALİHSİZ BİR AÇIKLAMA

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, hem stokçuluk hem de finansmana erişim ile ilgili açıklamaları ‘talihsiz’ birer açıklama olarak değerlendirdi. Sanayicinin bırakın stokçuluğu ‘just in time’ yani günlük alıma yönelik bir politika izlediğini dile getiren Fayat konuştu: “Kimse o kadar büyük bir organizasyonun parçalarını her birini aylarca stoklayamaz. Fakat içinden geçtiğimiz konjonktürde tedarik zincirinde sorunlar olunca fabrikaların durduğunu, üretimlere ara verdiğini gördük. Geçen 2,5 yılda bu sebeple sanayicilerin çarkları durmasın diye özellikle temininde sorun olan ürünlerin stokunu yaptıkları doğrudur. Yüksek enflasyondan korunmak adına stok yaptıkları da doğrudur. Ama bunun haricinde spekülatif gibi bir stokçuluk ile sanayiciyi suçlamak doğru değildir. Stokçuluk ile suçlanması gereken birileri varsa bunları ürün toptancıları yapar ve ceza kanununda da bunun karşılığı vardır. Ama sanayici stokçu olamaz. Stok yapmak demek stok yapacağın ürün için bir mekan bulmak ve aynı zamanda işletme sermayenizi de çok fazla artırmak demektir. Zaten işletme sermayesi döviz bazında 2, TL karşılığı da 4 katına çıktığı için işletmelerin fazladan stok yapmak için sermayesi yok. Ancak fabrikanın durması bunların hepsinden çok daha büyük bir maliyet olduğu için de yapılan bu işlemler stokçuluk için değil, sağlıklı bir şekilde işleyişi sağlamak içindir.”

Reklam

KAYA: ALINAMAYAN PARA İLE STOKÇULUK YAPILMAZ

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya yeni ekonomik model ile başlayan uygulamayla enfl asyonda önemli artışlar meydana geldiğine dikkat çekerek, “Küresel emtia fiyatlarına baktığınız zaman da yüzde 100’e varan artışlar var. Dünya genelinde son 40 yılın en yüksek enfl asyonu ile karşı karşıyayız. Türkiye’de ÜFE yüzde 138’e, TÜ- FE yüzde 78’lere çıktı. Sanayici ve ihracatçı hammaddeye, ara mamule dayalı işler yapıyor. Sanayiciler olarak stok yapılan çok bir şey olduğunu açıkçası düşünmüyorum. Sadece tedarik zincirinin kırılması ile birkaç ay üreteceğin malın ara malı ve hammaddesi üretim boşluğu olmaması için stok yapılmış olabilir ki bu ciddi bir maliyet. Bunun haricinde stok yapabilmeniz için ciddi bir sermayeye ihtiyacınız var. Sermayeniz olmasa da kredibiliteye erişim olması gerekiyor. Yeni ekonomik modele geçeli 7 ay oldu ve istenen hedefl ere maalesef yaklaşılamadı. Zaten şu an kamu bankaları dışında özel bankalar yüzde 35-40’lara varan TL krediler veriyor. Kamu bankaları zaten yatırım teşviki dışında hammadde ya da sermaye kredisi vermiyorlar. Bu sebeple alınmayan bir para ile stokçuluk yapılacağını öngörmüyor ve düşünmüyoruz” ifadelerini kullandı.

BECAN: KİMSE STOK YAPMA MERAKLISI DEĞİL

Sanayicilerin eylemlerini stokçuluk olarak algılamanın yanlışlığına dikkat çeken Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Tahsin Becan, “Ona bakarsanız inşaat sektörüne de el atmak lazım. Arsa alıyorlar. İş dünyasının stok maliyeti var ve bundan kaçması gerekir ve kimse de stok yapma meraklısı değil. Yapan mecburiyetten yapıyor. Buna da bakmak lazım. Merkez Bankası Başkanımız ‘krediyi alıp döviz alanları biliyoruz’ diyor. Kredi alırken bankalara gittiğimizde önümüze koyuyorlar konut kredisi mi, taşıt kredisi mi her ne için alıyorsak… O zaman bunların da önüne koysunlar ve kimler alıyorsa açıklasınlar. Onlara istediği baskıyı ithamı yapabilirler hiç sorun değil. Böyle bir durumda tüm iş dünyasını aynı kaba koymak doğru değil. Kalkıp bankadan kredi al sonra döviz al bu tabi ki olmaması gereken bir şey. Bunu yapan varsa da açıklasınlar, herkes bilsin. Doğru olan bu. Yoksa serbest ekonomide altın alma, arsa alma, onu alma, bunu alma… E ne yapacak ticaret yapan adam. Ben beyaz eşyacıysam buzdolabı alacağım kalkıp arsa alacak halim yok” diye konuştu.

Sanayiciye göre sorun stok değil, finansman…

Reklam

EROĞLU: SANAYİCİ SPEKÜLASYON YAPMAZ

TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu, ‘stokçuluk’ ithamlarının bugünün ekonomik kavramlarıyla çok örtüşmediğini belirterek, sanayicinin stokunu yani envanterini zaman zaman artırıp azaltabildiğini, mevcut konjonktürde de tedarik zincirindeki kırılmalardan ötürü üretimini aksatmak istemeyen sanayicilerin normalden biraz daha fazla stok tuttuğunu kaydetti. Bunun yanında enflasyon ortamında zarar etmemek adına malının stokta durmasını isteyenlerin de olabildiğini söyleyen Eroğlu, “Bazen alıcı 3-5 sabit fiyat garantisi istediğinde, mecbur üretici de 3-5 aylık stok yapmak zorunda kalabiliyor. Yoksa sürekli fiyat artan bir yerde nasıl sabit fiyat verebilsin. Ancak fiyat artar diyerek malını tutanlar olabilir, ki bu stokçuluk değil” dedi.

LAÇİN: STOK YAPMAK SANAYİCİNİN ALEYHİNE

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Yönetim Kurulu Üyesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Laçin , finansal problemlerin bu denli ağır olduğu bir dönemde sanayicinin stok yapmasının onun aleyhine olduğunu söyledi. “Bu dönemde para ‘pahalı’ ve ulaşmak zor” diyen Laçin, şöyle konuştu: “Şu an stok problemi olanların aslında tedarikle, üretimle ya da satışla ilgili problemleri olabilir. Bu problemleri olmayan hiçbir sanayicinin stok yapması mümkün değil.”

ÖKSÜZ: FİNANSMAN SIKINTISI BÜYÜK SORUN

Reklam

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, finansman ile ilgili sıkıntıların sürdüğünü, hatta son dönemde sanayicinin en önemli sorunlarından biri haline geldiğini vurguladı. Öksüz, “Özel bankalar da muslukları kapattı. En önemli sıkıntılarımızdan biri bu” diye konuştu.

UYGUNER: FAALİYET DIŞI KAR ARAMIYORUZ

MB Başkanı Kavcıoğlu’nun “Ucuz kredi ile döviz alanlar var” yönündeki açıklamalarını değerlendiren Türkiye Deri Sanayicileri Derneği Başkanı Burak Uyguner şunları söyledi: “Haklı olduğu yerler de olabilir. Bunu yapanlar vardır eminim, ama bizim sektörümüzde bunun örneği olduğunu düşünmüyorum. Faaliyet dışı kar etme üzerine oynamıyoruz.”

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanayi

ATO’lu Sanayici İstihbarat Merkezine Kavuştu

İhracatını artırmayı hedefleyen Ankaralı sanayicilere hizmet verecek, Ankara Ticaret Odası (ATO) Dış Ticaret İstihbarat Merkezi hizmete başladı.

Yayınlandı

Tarih

İhracatını artırmayı hedefleyen üyelere ücretsiz hizmet verecek Ankara Ticaret Odası (ATO) Dış Ticaret İstihbarat Merkezi hizmete başladı.

ATO’da yapılan açılış törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Cahit Çelik katıldı.

Ankara Kalkınma Ajansının destekleriyle kurulan merkezde ATO üyelerine, pazar araştırmasından müşteri bulmaya, müşteri ile irtibata geçip ödeme şekillerinin kararlaştırılmasına, gümrük işlemlerine ve ödemenin tamamlanmasına kadar geçen tüm ihracat süreçlerinde ücretsiz danışmanlık hizmeti sunulacak.

ÇATI KURULUŞLAR İHRACAT İÇİN ÖNEMLİ

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dönmez, burada yaptığı konuşmada, çatı kuruluşların ihracat için öncül olmasının önemine işaret etti. Dönmez, ihracat yapan firmalara yönelik, uluslararası alanda hukuki problemlere karşı danışmanlık hizmeti verilmesini de tavsiye etti. OSB’lerde yer bulunamadığına dikkati çeken Dönmez, orta ve uzun vadede ülkenin önünün çok açık olduğunu söyledi.

SAVUNMA SANAYİNDE ÖNEMLİ YERLERE GELDİK

ATO Başkanı Baran da başkentin ihracatta önemli yerlere geldiğini, bunun en çok savunma sanayi alanında hissedildiğini dile getirdi. İhracatın artırılması için yaptıkları çalışmalara değinen Baran, “Büyükelçilerle de ihracatı nasıl artırırız diye görüşmelerde bulunuyoruz, tek derdimiz Ankara’nın ihracatını artırmak. İhracattan gözü korkanlar oluyor, bu iş zor değil ihracat yapmayanları bu yola sokmak zor değil, çalışacağız başaracağız” diye konuştu.

Reklam

Baran, Ankara’da 6 bin olan ihracatçı sayısını kısa vadede 7 bin 500’e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Çelik de kurulan dış ticaret istihbarat merkezlerinin başkentin ihracatını artıracağını belirterek, hedeflerinin daha önce hiç ihracat yapmamış firmaların da bu işe girmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.

Okumaya Devam Et

Sanayi

ATO ile Verimli Bir Görüşme Gerçekleştirdik

Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, ATO Başkanı Gürsel Baran ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Yayınlandı

Tarih

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Nebati, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Baran ve beraberindeki heyetle Bakanlıkta bir araya geldiklerini bildirdi.

Küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ile son dönem devreye aldıkları uygulamalar hakkında konuştuklarını ifade eden Nebati, istişare odaklı verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.

Okumaya Devam Et

Sanayi

BAYOSB, İş Güvenliğinde Çağı Yakaladı

Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) iş sağlığı ve güvenliği konusundaki vereceği eğitimlerde teknolojinin son ürünlerini sanal gerçeklik senaryolarını kullanıyor.

Yayınlandı

Tarih

Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi (BAYOSB) Türkiye iş hayatının en büyük sorunlarından birisi olan iş sağlığı ve güvenliği konusundaki vereceği eğitimlerde teknolojinin son ürünlerini kullanıyor.

BAYOSB, Avrupa Birliği Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı’ndan de hibe desteği aldığı ‘BAYOSB Sürdürebilir Eğitim Merkezi Projesi kapsamında hem BAYOSB katılımcılarının inşaat ve firmalarının çalışanlarına, çevredeki diğer firmaların çalışanlarına, bölgedeki üniversite ve meslek liselerindeki öğrencilere  arttırılmış sanal gerçeklik gözlükleri ile iş güvenliği eğitimini önümüzdeki aylardan itibaren vermeye başlayacak.

SANAL GERÇEKLİK SENARYOLARI HAZIR

BAYOSB Sürdürülebilir Eğitim Merkezi’ni Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Daire Başkanlığı’ndan 191 bin Euro hibe desteği alarak hayata geçirdiklerini ve proje kapsamında Uzun bir hazırlık sürecinin ardından sanal gerçeklik senaryo içeriklerinin oluştuğunu belirten BAYOSB Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Telseren, “İnşaat ve fabrikadaki makinaların çalışmalarına yönelik bu içerikler ile yenilikçi eğitimlere hazırlandık. Bu eğitimlerin verileceği izole sınıf ortamı da tamamlandı. Şu anda eğitime hazırız. Çalışanlar ile öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki farkındalığını bu eğitimlerle artıracağız” dedi.  

Sürdürebilir Eğitim Merkezi Projesinin diğer faaliyeti olan uzak eğitim sistemlerinin ve mobil uygulamaların da hazır olduğunu anlatan Telseren, teorik eğitimlere uzaktan katılmak isteyen kişilere uzaktan eğitim sistemi üzerinden eğitim verileceğini söyledi. Telseren, mobil uygulama ile uzaktan eğitim sistemi, sanal gerçeklik eğitim görselleri, mevzuaat gibi konularda içeriklerin de paylaşılacağını ifade etti.  

ETKİN BİR EĞİTİM OLACAK

Türkiye iş hayatında en büyük sorunlardan biri olan iş sağlığı ve bu noktada teknolojinin geldiği en son noktayı da bu eğitimlere dahil ederek en verimli sonucu almayı hedeflediklerini belirten Telseren,“ Bölgedeki üretim yapan sanayicilerin çalışanları ile devam eden inşaatların işçileri dışında çevre firmaların çalışanları, üniversite ve meslek lisesi öğrencilerine de artırılmış sanal gerçeklik gözlükleri VR ile iş güvenliği eğitimi vereceğiz. VR teknolojisi tamamen farklı bir gerçekliği simüle ediyor. Daha fazla sürükleyici ekipman kullanıyor. Kullanıcının işitsel duygularını harekete geçirerek daha etkin bir eğitim imkanı sunuyor. Bu yenilikçi eğitim ile iş kazalarının azalmasını ve iş sağlığı ve güvenliği bilincinin artırılmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

Reklam
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.