Küresel yatırımlarda frene basıldı: Avrupa sert darbe aldı

Yabancı yatırımlar, ekonomik büyümenin desteklenmesi, inovasyon kapasitesinin artırılması ve yeni istihdam alanlarının oluşturulması açısından ülkeler için kritik önem taşıyor. Bu nedenle birçok ülke, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekebilmek için küresel ölçekte daha güçlü bir rekabete giriyor.

Hükümetler, şirketleri kendi pazarlarına yönlendirmek amacıyla yatırım teşvikleri, vergi avantajları ve uluslararası yatırım etkinlikleri gibi çeşitli araçlardan yararlanıyor. Bu kapsamda Avrupa’da yabancı yatırım açısından öne çıkan ülkeler de belli oldu.

Avrupa’da yabancı yatırım projeleri son 11 yılın en düşük seviyesinde

EY Avrupa Çekicilik Anketi’ne göre, 2025 yılında Avrupa genelinde 5 bin 26 yeni yatırım projesi duyuruldu. Bu sayı, 2024 yılına kıyasla yüzde 7’lik düşüşe işaret ederken, son 11 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

Anket, doğrudan yabancı yatırım verilerinden farklı olarak şirketlerin açıkladığı yeni tesis kurulumları, üretim yatırımları ve kapasite artırımı gibi projeleri de kapsıyor. Genel düşüşe rağmen Fransa, Avrupa’da en fazla yatırım çeken ülke konumunu korudu. Ancak ülkedeki yatırım projesi sayısı 2025’te yüzde 17 azalarak 852’ye geriledi. Bu oran, Avrupa genelinde yatırım projeleri bazında en sert düşüşlerden biri oldu.

Birleşik Krallık ise yüzde 14’lük gerilemeye rağmen 730 projeyle ikinci sırada yer aldı. Almanya, 548 projeyle üçüncü sıradaki yerini korusa da ülkedeki proje sayısı yüzde 10 azaldı ve 2009’dan bu yana en düşük seviyesine indi.

Yabancı yatırımda İspanya ve Türkiye öne çıktı

2025 yılında yabancı yatırım projelerinde en güçlü artış İspanya ve Türkiye’de görüldü. İspanya, proje sayısını yüzde 20 artırarak 383’e yükseltti ve listede dördüncü sıraya çıktı. Türkiye ise yüzde 7’lik artışla 376 yatırım projesine ulaşarak beşinci sıraya yerleşti.

Yükselişini sürdüren ülkelerden Polonya’da yatırım projeleri yüzde 10 artışla 285’e ulaştı. Hollanda da proje sayısını yüzde 8 artırarak 159’a çıkardı ve 2025’te büyüme kaydeden sınırlı sayıdaki ülke arasında yer aldı.

Buna karşılık İtalya, Belçika ve Portekiz’de yatırım faaliyetleri geriledi. İtalya’da proje sayısı yüzde 8 düşüşle 206’ya, Belçika’da yüzde 11 azalışla 187’ye indi. Portekiz’de ise yatırım projeleri yüzde 5 gerileyerek 186 oldu.

ABD, Avrupa’daki yabancı yatırımların ana kaynağı oldu

2025 yılında ABD, Avrupa’daki yabancı yatırım projelerinde en büyük kaynak ülke olmayı sürdürdü. Amerikan şirketleri kıta genelinde 943 yatırım projesi duyurarak Avrupa’nın önde gelen dış yatırımcısı konumunu korudu.

Almanya ise yurt dışı yatırım faaliyetlerinde sert düşüş yaşamasına rağmen ikinci sırada yer aldı. Alman şirketleri 2025’te diğer Avrupa ülkelerinde 484 yatırım projesi açıklarken, bu sayı bir önceki yıla göre yüzde 24 geriledi.

Buna karşın Almanya, Avrupa içi yatırımlarda en büyük kaynak ülke olmayı sürdürdü. Almanya merkezli yatırımlarda en fazla payı 101 projeyle Fransa aldı. Türkiye ise Avrupa içi yatırımlarda dikkat çeken bir yükseliş kaydederek ilk kez Birleşik Krallık’ın önünde ikinci sıraya çıktı.

Küresel yabancı yatırımlar gerilerken Avrupa’da düşüş derinleşti

UNCTAD’ın 2025 Dünya Yatırım Raporu’na göre, küresel yabancı yatırımlar 2024 yılında yüzde 11 azalarak yaklaşık 1,49 trilyon dolara geriledi. Bu dönemde en sert düşüşün yaşandığı bölge ise Avrupa oldu.

Avrupa, 2024’te yaklaşık 182 milyar dolarlık yabancı yatırım çekerken, bu tutar bir önceki yıl 439 milyar dolar seviyesindeydi. Kuzey Amerika ise aynı dönemde yüzde 23 artışla 343 milyar dolarlık yatırım çekerek güçlü bir performans ortaya koydu. Asya, yüzde 3’lük sınırlı düşüşe rağmen 605 milyar dolarla dünyanın en büyük yatırım merkezi olmayı sürdürdü.

Yatırımcıların Avrupa’ya yönelik daha temkinli hareket etmesinde zayıf ekonomik büyüme öne çıkan nedenlerden biri oldu. Bunun yanında yüksek enerji maliyetleri, jeopolitik riskler ve belirsizlik ortamı şirketlerin yatırım kararlarında daha ihtiyatlı davranmasına yol açtı.

Küresel ticaret gerilimleri, yeni gümrük tarifeleri ve savaşların tedarik zincirleri üzerindeki etkisi de yatırımcıların risk algısını artıran başlıca unsurlar arasında yer aldı.

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir