Bizi Takip Edin
movenpick

İstanbul

MARMARA’NIN YERLİ VE MİLLİ MARKA HEDEFİ

Yazılım, bilişim ve iletişim teknolojileri, elektronik gibi pek çok sektöre ev sahipliği yapan Marmara Üniversitesi Teknopark, yerli ve milli markalara öncülük etmeyi amaçlıyor.

Yayınlandı

Tarih

Marmara Üniversitesi Teknopark, yerli ve milli markalara öncülük etme çalışmalarını başarıyla sürdürüyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞİM İLKESİ

Yeni fikirlerin değer oluşturan çıktılara dönüşme sürecinin bütün aşamalarında yer alan uluslararası bir iş birliği merkezi olma yolunda çalışmalarına devam eden Marmara Üniversitesi Teknopark, 50’nin üzerindeki firmasıyla yenilikçilik iklimine katkı sunuyor. Marmara Üniversitesi tarafından 2014 yılında kurulan Marmara Üniversitesi Teknopark, ilk olarak Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü’nde faaliyete geçti ve sürdürülebilir gelişim ilkesi doğrultusunda büyümeye devam ederek 2020 yılı başında Marmara Üniversitesi Başıbüyük Kampüsü’nde de faaliyetlerine başladı.

ULUSAL REKABET GÜCÜNE KATKI

Marmara Üniversitesi Teknopark; yazılım, bilişim ve iletişim teknolojileri, telekomünikasyon, elektronik, ilaç, makine ve teçhizat imalatı, kimya, havacılık, enerji, savunma sanayi, gıda, sağlık teknolojileri, biyoteknoloji gibi birçok sektörde AR-GE çalışmalarını yürüten yenilikçi firmalara ev sahipliği yapan Teknopark, yerli ve milli markalar doğmasına öncülük edecek ilham verici bir ekosistem kurmayı ve böylece ulusal rekabet gücüne katkıda bulunmayı misyonu olarak belirledi.

Reklam

YÜKSEK HEDEFLER

Marmara Üniversitesi Teknoparkın hedefleri arasında üniversite-sanayi iş birliğinde sürdürülebilirliği sağlamak, ileri teknolojiye ve yüksek standartlara sahip üretken teknoloji merkezi olmak, fikirlerin hızla ürüne dönüşmesine olanak sağlayan kuluçka hizmeti sunmak, akademisyen ve öğrencilerin teknolojik fikirlerini destekleyerek şirket kurmalarını sağlamak, firmalarının AR-GE ve üretim desteklerine ulaşımını ve faydalanmasını sağlamak, uluslararası firmaların da AR-GE faaliyetleri için tercih ettiği bir teknoloji geliştirme bölgesi olmak, öncelikli alanlara yönelik hedeflerini belirleyerek kümelenme çalışmaları yürütmek gibi görevler bulunuyor.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İstanbul

YENİ AR-GE ÜSSÜ

Medeniyet Teknopark, sektör öncelikleriyle Türkiye’nin teknoloji üretiminin ve birikiminin yönlendirilmesine katkı sağlamayı hedefliyor.

Yayınlandı

Tarih

2018 yılında kurulan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Medeniyet Teknopark), üniversite ile üretim sektörlerinin iş birliğini sağlayarak, teknolojik bilgi üretmeyi, yenilik geliştirmeyi, kalite, verimlilik ve maliyet unsurlarında iyileştirmeler sağlamayı hedefliyor.  

BİLGİYİ TİCARİLEŞTİRME HİZMETİ

Bilgiyi ticarileştirme, girişimciliği destekleme, teknolojiyi yaygınlaştırma, araştırmacılara ve vasıflı kişilere iş imkânı sağlama, uluslararası iş birliklerini hızlandıracak teknolojik altyapıyı sağlama amacına hizmet edecek olan Medeniyet Teknoparkta, yenilikçi teknolojiler geliştirilecek. Medeniyet Teknoparkta kurulacak olan tıp, biyoloji, gıda, malzeme ve tarım başta olmak üzere çeşitli alanlarda ileri teknolojilerin geliştirilmesi için faaliyet gösterecek şirketlere İMÜ akademisyenleri ile AR-GE desteği verilecek.

GENÇ ARAŞTIRMACILAR İSTİHDAM EDİLECEK

Reklam

Teknoparkta üretim sektörünün AR-GE ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan araştırma projelerinde genç araştırmacılar istihdam edilecek ve maddî olarak desteklenecek. Öğretim elemanlarının araştırma sonucu elde ettikleri bilgiler, katma değeri olan ürünlere dönüştürülecek ve ticarileştirilecek.

AKILLI ŞEHİRCİLİK ÇALIŞMALARI

Medeniyet Teknoparkta akıllı şehircilik, otonom sistemler, yapay zekâ, makine öğrenimi, büyük veri, veri analitiği, robotik sistemler, kontrol sistemleri, sağlık teknolojileri, finans teknolojileri, enerji sistemleri ve malzeme teknolojileri alanında çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Türkiye’nin AR-GE potansiyeline ve teknoloji üretebilmesine katkı sağlamayı, girişimciliği ve yenilikçiliği teşvik desteklemeyi, teknoloji transferi için uygun ortam yaratmayı amaç edinen Teknoparkın, kısa süre içinde faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Okumaya Devam Et

İstanbul

YENİ NESİL TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ

“Yeni nesil bir teknoloji geliştirme bölgesi” olarak kurulan Zaim Teknopark, fintech, biyoteknoloji, enerji ve savunma sanayi olmak üzere 4 alanda yoğunlaşacak.

Yayınlandı

Tarih

Bölgesel AR-GE faaliyetlerini ve girişimcilik ekosistemini geliştirmek ve üniversite sanayi iş birliğini artırarak teknolojinin gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi tarafından 2018 yılında kurulan Zaim Teknopark, üniversitenin Halkalı Yerleşkesinde 72 bin 500 metrekarelik arazi üzerinde faaliyet gösterecek. Özellikle fintech, biyoteknoloji, enerji ve savunma sanayi alanlarına yoğunlaşacak olan Zaim Teknopark, firmaları bünyesine katmaya başladı.

Yeni nesil bir teknoloji geliştirme bölgesi olarak tanımlanan Zaim Teknopark, üniversitenin uzmanlık alanlarını AR-GE ile birleştirerek, ürünlerin ticarileşmesine katkı sağlayacak. 

FİRMALARA MENTORLUK HİZMETİ

Firmaların esas işlerine odaklanmasına katkı sağlayacak şekilde, nitelikli bilişim, bilgi güvenliği, ulaşım, güvenlik, yiyecek, içecek, sosyalleşme, toplantı, spor alanları gibi donatıların da bulunduğu Zaim Teknoparkta, kuluçka merkezi, teknoloji transfer ofisi (TTO), atölye veya uygulama merkezleri, farklı büyüklüklerde toplantı salonları gibi imkânlar da firmaların hizmetine sunuluyor. Firmaları motive ederek onlara mentorluk yapmayı hedefleyen Teknopark, benzer çalışmalar yapan diğer firmalarla iş birliği geliştirebilecekleri entegre büyük projelere teşvik etmeyi, firmaların sorun yaşadıkları bilimsel, teknik veya idari konularda anında müdahil olmayı amaçlıyor. Teknoparkta ayrıca seminerler, başarılı girişimci ve iş adamlarıyla tanışma, bilgilendirme ve eğitim programları, üniversite sanayi iş birliği, matchmaking, demoday gibi etkinlikler de düzenlenecek.

Okumaya Devam Et

İstanbul

SANAYİYE FRİTERM İKLİMİ

Sanayi tesislerinin soğutma ve iklimlendirmede çözüm ortağı olan Friterm, alanında uzmanlaşarak dünya markaları arasına girmeyi başardı. Firma, pek çok ülkeye ürün ihraç ediyor.

Yayınlandı

Tarih

Ticari soğutma, endüstriyel soğutma ve iklimlendirme alanında projelendirme, imalat, taahhüt ve satış faaliyetleri ile sektörde sağlam bir yer edinen Friterm, kanatlı borulu ısı eşanjörlerindeki uzmanlığıyla öne çıkıyor. 1979 yılında Ali Metin Duruk ve Perihan Duruk tarafından kurulan firma, kendi özgün yazılımını kullanarak çözümler geliştiriyor. İlk aşamada endüstriyel müteahhitlik çalışmaları yürüten, özellikle soğutma alanında ciddi projeleri hayata geçiren Friterm, daha sonrasında borulu kanatlı ısı değiştirici alanında uzmanlaşarak, alanında dünya markalarından biri olmayı başardı. Friterm İş Geliştirme Müdürü Makine Mühendisi Hayati Can, kendi alanında Türkiye’de öncü ve dünyada da önemli bir aşamayı kaydeden firmalarının ihracat rakamının yıllık 18 milyon Euro mertebesine kadar çıktığını söyledi.

ÖNCÜ TEDARİKÇİ

Borulu kanatlı ürünlerin hemen tüm sektörlerde kullanılan bir ara mamül olduğunu dile getiren İş Geliştirme Müdürü Can, gıda sektöründen enerjiye, klima sektöründen ulaşıma kadar geniş bir alanda Friterm’in ürünlerinin kullanıldığını kaydetti. Can, “İyi bir mühendislik organizasyonu olan Friterm, ürünlerinin çalışması süresince ürettiği değerleri kendi yazılımında hesaplayabilen ve bunu AR-GE merkezi test laboratuvarlarında test ederek onaylamış ve uluslararası sertifika kuruluşu Eurovent tarafından Dry Cooler, Kondenser ve Evaporatör serileri kapasite garantisi sertifikası kazanmış bir firmadır” dedi. İstanbul Tuzla’da 16 bin metrekare ve Kocaeli Dilovası’nda 36 bin metrekare kapalı alana sahip iki üretim tesisleri bulunduğunu belirten Hayati Can, AR-GE merkezi, Friterm Akademi; 300’e yakın yetkin personeli, modern makine ve donanımı ile Friterm’in sektördeki öncü tedarikçi rolünü pekiştirdiğini söyledi. Can, “Doğaya dost sanayi ilkesi ile uyum içinde çalışmasını sürdüren Friterm Dilovası Ana Üretim Tesisimiz, çevreye azami özen gösterilerek, güneş gibi doğal kaynaklardan enerji elde edecek şekilde yeşil bina standartlarında tasarlandı. Tesisimiz BREEAM Sertifikasına sahiptir” diye konuştu.

Reklam

YENİ YATIRIMLAR YOLDA

İş Geliştirme Müdürü Hayati Can, ulusal pazarda açık lider olan, uluslararası pazarda ise sürekli gelişen firmalarının dünya üzerinde 30’u aşkın ülkeye ihracat yaptığını ifade etti. İki üretim tesislerinin OSB’lerde kurulduğunu, OSB yönetimleri ile “Bizim Sokağın Çocukları” gibi özgün projeleri hayata geçirmeyi başardıklarını aktaran Can, “Bugün sanayileşmiş bir ülke konumuna gelmiş olan ülkemizin, bir sonraki adımına hazırlanması gerekiyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve ardından imzalanan Paris Anlaşması ile karbon nötr aşamasına geçilmiş durumdadır. 2023 ile 2026 arası geçiş dönemi olacak ve sonrasında karbon vergisi gündeme gelecektir. Artık yeşil dönüşüm ile birlikte dijital dönüşümü tamamlama sürecindeyiz. OSB yapıları bu süreçte yol açma konusunda önemli bir misyon üstlenecektir diye düşünüyorum” dedi. Friterm’in yeni yatırımlarıyla ilgili de bilgi veren Can, tesis içi yatırım olarak GES kurulumunu bitirdiklerini, yakın zamanda sac işleme tesis kapasite geliştirmesini tamamlayacaklarını kaydetti. Hayati Can, “Fabrika yatırımı olarak Bulgaristan tesisi son aşamaya geldi. Bu yıl içinde devreye alma sürecine gireceğimizi düşünüyorum. İzmir yatırımı ise 2023 içinde inşaatının başlamasını planlıyoruz. Bu yatırımlarımızı tamamladığımızda Avrupa’nın yüzde 10’luk bir pazarına ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bir salgın sürecinden çıkan ve savaş gündemine giren dünyamızda barış, her zamankinden daha büyük bir özlem olarak karşımıza çıkıyor. Soğutma sektörü barış sektörüdür ve tüm dünyaya barış dileklerimizi iletiyorum” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

web tasarımı

Reklam

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.