Bizi Takip Edin
movenpick

Sanayi

MÜSİAD KADIN’IN DÜZENLEYECEĞİ ULUSLARARASI FARKINDALIK ZİRVESİ TANITILDI

MÜSİAD Kadın tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek Uluslararası Farkındalık Zirvesi (IAS), 14 Haziran Salı günü Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilecek.

Yayınlandı

Tarih

MÜSİAD Kadın tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek Uluslararası Farkındalık Zirvesi (IAS), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde 14 Haziran Salı günü Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilecek.

3 TEMEL KONUYA ODAKLANIYOR

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, 14 Haziran’da gerçekleştirilecek Uluslararası Farkındalık Zirvesi’nin, hem iş dünyasında kadının güçlendirilmesini hem de inşa edilen değerler zincirine katkı sağlamayı hedeflediğini belirterek, “Uluslararası Farkındalık Zirvesi’nin bu yılki çıkış noktası ise girişimcilik-dijital dünya, göç, çevre-sağlık olmak üzere 3 temel konuya odaklanıyor.” dedi.

MÜSİAD Kadın tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek Uluslararası Farkındalık Zirvesi (IAS), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde 14 Haziran Salı günü Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilecek.

DÖNÜŞÜM BİZİMLE BAŞLAR

Zirvenin tanıtım toplantısında konuşan MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı, zirvenin “Dönüşüm Bizimle Başlar” sloganıyla gerçekleştirileceğini bildirdi. Asmalı, iktisadi alanda etkin, dünyada saygın bir Türkiye hayaliyle yola çıkan hassasiyet sahibi iş insanlarının kurduğu MÜSİAD’ın, yurt içinde 83, yurt dışında ise 81 ülkede toplam 164 şube ve irtibat noktasına ulaştığını ifade ederek, farklı sektörlerde faaliyet gösteren 12 bin 500’ün üzerindeki üye ve 60 bini aşkın firma ile Türkiye ihracatının yüzde 20’sini gerçekleştirdiklerini söyledi.

Reklam

“MÜSİAD KADIN, DÜNYA GENELİNDE DE GÜÇLÜ BİR YAPILANMAYLA YOL ALIYOR”

Asmalı, MÜSİAD bünyesinde 2018 yılında hayata geçen MÜSİAD Kadın’ın ise nitelik ve nicelik bakımından kadın girişimci potansiyelinin yükselmesi, geliştirilmesi ve güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü aktararak, şunları kaydetti: “Toplumların müreffeh bir şekilde yükselebilmesinin yolunun, o toplumu oluşturan tüm unsurların dayanışması ile gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bu vizyonla yol alan MÜSİAD Kadın, MÜSİAD çatısı altında faaliyet gösteren 300’ü aşkın kadın üyesiyle istihdam oluşturma, eğitim ve girişimciliği geliştirme, iş gücü piyasalarına daha iyi erişim sağlama konusunda önemli projeler yürütüyor. Fırsat eşitliği gibi yollarla kadın girişimcilere daha fazla imkan sağlanmasını hedefleyen MÜSİAD Kadın, yalnız Türkiye’de değil, dünya genelinde de güçlü bir yapılanmayla yol alıyor. Sadece iş kadınlarının mevcut potansiyelinin yükselmesi için değil, ülke genelindeki tüm kadınlarımızın aile hayatının, sosyal hayatının ve eğitim hayatının da aynı verimlilikle güçlenmesi adına sürdürülebilir projelere imza atılıyor.”

KADIN KOOPERATİFLERİNE DESTEK

Kadın kooperatiflerini destekleme hususunda Anadolu’da etkin rol üstlenen MÜSİAD Kadın’ın, gelecek dönemde bu alandaki misyonunu daha da derinleştireceğini ifade eden Asmalı, “Kadın girişimcileri teşvik edecek, nitelikli projelerin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesine destek olacak. Böylece ülkemizin ihracatına ve istihdamına katma değer sağlayacak.” dedi.

İŞ DÜNYASINDA KADININ GÜCÜ

Reklam

MÜSİAD Kadın’ın, Kuluçka Merkezi projesi ile kadın girişimciliğini geliştirme noktasında köprü görevi üstlendiğini aktaran Asmalı, sözlerini şöyle sürdürdü: “14 Haziran’da gerçekleştirilecek Uluslararası Farkındalık Zirvesi ise bu kapsamda hem iş dünyasında kadının güçlendirilmesini hem de inşa edilen değerler zincirine katkı sağlamayı hedefliyor. Uluslararası Farkındalık Zirvesi’nin bu yılki çıkış noktası ise girişimcilik-dijital dünya, göç, çevre-sağlık olmak üzere 3 temel konuya odaklanıyor. MÜSİAD Kadın, bu zirve aracılığıyla girişimci kadınların iş hayatında karşılaştıkları zorluklara, topraklarından uzaklaşıp yeni bir ülkede yaşamak zorunda kalan göçmen kadınların kültürel entegrasyon ve sosyal uyum konusundaki beklentilerine ışık tutacak.

Bu çerçevede kadınların liderlik ettiği ve dahil olduğu sosyal uyum odaklı barış inşa çalışmalarında etkin roller üstlenecek. Farklı yaşam hikayelerinin ve deneyimlerin aktarılması ile kolektif bir bilinç oluşturulması ve bir eylem planı hazırlanması hedefleniyor. Zirvenin en önemli oturumlarından biri de küresel bir problem olarak tüm dünyayı tehdit eden çevre ve iklim krizi olacak. Bu çerçevede sıfır atık politikasından gıda atık yönetimine, iklim krizinden çevre sorunlarına kadar sürdürülebilir yaşamı etkileyen tüm süreçler, alanında uzman isimlerle masaya yatırılacak.”

“GIDA KRİZİ, TÜKETİM EKONOMİSİ YERİNE KANAAT EKONOMİSİNİN DE ÖNEMİNİ ORTAYA ÇIKARDI”

Mahmut Asmalı, yeni dönemde genç ve kadın girişimcileri her alanda daha çok destekleme hedeflerinin olduğunu, gelecekte bu dünyanın öncüsü olacak kuşakları yetiştirmek adına Genç MÜSİAD ile tohumlar ektiklerini ve sayılarının 4 binleri geçtiğini, yani MÜSİAD’ın üçte birini Genç MÜSİAD’lıların oluşturduğunu bildirdi. Sosyal sorumluluk projeleriyle insani diplomasiye, küresel hamleleriyle ticari diplomasiye katkıda bulunacaklarını anlatan Asmalı, MÜSİAD’ın, Anadolu’nun bereketini, merhametini ve medeniyet değerlerini dünyanın her köşesine taşıyacağını söyledi.

İklim değişikliğinin tetiklediği gıda krizinin, tarım ve çevre dostu iktisat anlayışını önemli hale getirdiği gibi tüketim ekonomisi yerine kanaat ekonomisinin de önemini ortaya çıkardığını belirten Asmalı, MÜSİAD olarak sadece ülkeyi değil, insanlığı ilgilendiren bu konuları her fırsatta dile getirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Reklam

Asmalı, Türkiye’de kadın istihdamının 2005 yılında 5,2 milyon iken 2022 yılında 11,1 milyona çıktığına işaret ederek, “Türkiye’deki iş gücünün yüzde 34,4’ü gibi kadın istihdamı var ama bunlardan kendi işinin patronu olan kadınlarımızın oranı yüzde 1,7, Avrupa’da gelişmiş ülkelerde bu yüzde 34’ler mertebesinde. Dolayısıyla aslında kadınlarımız daha çok hizmet yoğun işlerde çalışıyor. Bu tarz farkındalık zirveleriyle, kadınlarımızın kendi startup şirketleriyle, kendi girişimcilik ruhuyla, kendi işinin patronu olmalarının farkındalığı da inşallah zirvede konuşulur. Kadınlarımızın özgüvenleriyle kendi işini kurma, yapma, becerme potansiyelinin olduğunu düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE EKONOMİSİNE HİZMET EDEN GÖÇMENLERİN BELLİ BİR DİSİPLİN İÇERİSİNDE VAR OLMALARI DOĞRU”

Bir gazetecinin, göç konusundaki değerlendirmesini sorması üzerine Mahmut Asmalı, göçmen konusuyla ilgili sağduyulu hareket etmek, Türkiye ekonomisine olan katkılarını iyi analiz etmek gerektiğini söyledi. Asmalı, Almanya’nın Ukrayna’dan göç eden insanlara direkt oturma hakkı, çalışma izni ve her türlü desteği verdiğini, bu hakları elde etmek için giden Suriyeliler ve Afganların 6-7 yıl mücadele etmek zorunda kaldığını, Afrikalı öğrencilerin sırf ten renginden dolayı kabul edilmediğini belirterek, “Ülkemizde bu tarz bir ayrımcılık yapılmıyor. Ülkemiz canını kurtarmak isteyen, zulümden kaçmak isteyen, bombalar altında inleyen, çocuklarının nefes alacağı, rahat edeceği, en azından canını güvence altına alacağı insanlara kucağını açtı, zorunda kaldı. Bunların Türkiye’de belli bir disiplin çerçevesinde bazı iş gücü piyasalarına katılımı oldu.” diye konuştu.

İŞ DÜNYASINDAN GELEN ŞİKAYETLER…

Vatandaşların iş seçtiğini, özellikle emek yoğun işlerde işçi çalıştırılamadığına yönelik şikayetlerin iş dünyasından geldiğini ifade eden Asmalı, Suriye’nin kuzeyinde 30 kilometre derinliğinde bir hat oluşturulacağını, 200 binin üzerinde kalıcı konut inşa edilmesi ve Türkiye’deki birtakım göçmenlerin güvenlikli olarak nakledilmesinin söz konusu olduğunu söyledi.

Reklam

“Biz Türk insanı olarak kapımıza, evimize sığınanlara ‘ne olursa olsun çıkın gidin’ deyip zalim rejimin kollarına teslim edecek bir göç politikası izlenmesini doğru bulmayız” diyen Asmalı, gerçekten Türkiye ekonomisine hizmet eden, çalışan, katma değer üreten, hem işçi olarak hem de ticaretini yapıp vergisini veren insanların belli bir disiplin içerisinde var olmalarının doğru olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Asmalı, MÜSİAD Köyü projelerinin olduğunu, 650 tane briket ev yapıldığını, küçük ölçekli sanayi bölgeleri oluşturmayı da desteklediklerini belirtti. Çalışma noktasında sorunların tam anlamıyla çözülmüş sayılamayacağını ifade eden Asmalı, “Birçok işverenimiz bunlara (mülteciler) yasal statüde çalışma izni verilmesini talep ediyor.” dedi.

“MUHTEMELDİR Kİ BİR ASGARİ ÜCRET ARTIŞI OLACAKTIR”

Asgari ücret zammına ilişkin bir soru üzerine Asmalı, geçen yıllarda asgari ücret konusunda en cesur çıkışı kendilerinin yaptığını, MÜSİAD olarak asgari ücretin net 4 bin TL’nin üzerinde olması gerektiğini söylediklerini anımsattı.

Emekçi kesimin hakkının alınması düşüncesini her zaman koruduğunu ifade eden Asmalı, şunları söyledi: “Alım gücünün düşmesi doğrudur, enflasyonu hepimiz biliyoruz. Yüzlerce çalışanı olan firmanın iki ortağından biriyim. Bizde hiç asgari ücretli çalışmıyor. Hatta MÜSİAD’da da 65 çalışanımız var, hiçbiri asgari ücretli değil. Asgari ücretlinin alım gücünü yükseltecek kalıcı ekonomik politikalara odaklanmak gerektiğini düşünüyoruz. Asgari ücreti artır, bu üretim maliyetlerine yansısın, birtakım ürünlerin fiyatının artmasına sebep olsun, enflasyon artışı olsun, böyle bir kısır döngüye girmemek lazım geldiğini hep söylüyoruz.

Reklam

“GÖNLÜMÜZ RAZI DEĞİL…”

Enflasyonu düşürecek kalıcı yapısal birtakım ekonomik politikaların izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Geldiğimiz durum da ortada, hakikat, muhtemeldir ki bu konuda bir asgari ücret artışı olacaktır. MÜSİAD olarak çalışanların ezilmesine, alım gücünün düşmesine ve insanca yaşama sınırından uzaklaşıp bu noktada zor bir hayat sürmelerine gönlümüz razı olmaz. Bu noktada işverenin üzerindeki vergi yüklerini almak kaydıyla, işverenin rekabetçi statüsünü bozmamak kaydıyla, belki başka sosyal fonlardan ya da işverene vergi yükü getirmeyen birtakım uygulamalarla ek destekler verilebilir diye düşünüyoruz.”

Asmalı, özellikle Anadolu’da çok fazla işçi çalıştıran, tekstil sektörü gibi emek yoğun alanlarda bu tarz artışların yük gibi geldiğini belirterek, “Bölgesel farklılık bir ara gündeme geldi, sonra kalktı ama işveren, işçiye bir iyileştirme yapacaksa bunun mutlaka vergi dışında tutulması lazım. Ondan da devletin bir ekstra kazanç elde etmemesi lazım diye düşünüyoruz.” dedi.

“YÜKSEK AHLAK VE YÜKSEK TEKNOLOJİ’ ANLAYIŞI EN BÜYÜK MOTİVASYON KAYNAĞIMIZ”

MÜSİAD Kadın Başkanı Meryem İlbahar ise bir kar topunun çığa dönüşmesi gibi köklü değişimlerin de küçük bir adımla başlayacağını bildiklerini, bu adımların atılabilmesinin fark etmekle mümkün olduğunu söyledi.

Reklam

İklim krizi, çevresel faktörlerin insan sağlığına etkileri, kitlesel göç hareketleri ve dijital dönüşüm gibi konuların sadece belirli birkaç ülkeyi değil, tüm dünyayı etkileyen sonuçlara gebe olduğunu ifade eden ilbahar, şunları kaydetti: “Bugün atacağımız her adım, geride yarınlarımızı etkileyecek izler bırakmış olacak. Bu anlayışla oluşturulan değerler zincirine yeni bir halka ekleyen MÜSİAD Kadın, Uluslararası Farkındalık Zirvesi (IAS) ile ‘Dönüşüm Bizimle Başlar’ diyor. Yaşamın içinde var olan kadının tüm rollerini göz önünde bulundurarak sorunların tespitine odaklanan MÜSİAD Kadın, 14 Haziran’da düzenlenecek zirve ile değişime önayak olacak bir girişim başlatıyor. Bu yolda MÜSİAD’ımızın kuruluş mottosu olan ‘Yüksek Ahlak ve Yüksek Teknoloji’ anlayışı en büyük motivasyon kaynağımız.

İş yaşamında kadının güçlendirilmesi, çalışmalarımızın ana eksenini oluşturmakla beraber sosyal ve kültürel hayat içerisinde kadınla ilgili unsurlarla alakalı da projelerimizi geliştirmeyi sürdüreceğiz. Düzenlenecek zirveyle bütüncül bir bakış ve özgün bir yaklaşım ile iş yaşamından aile hayatına, akademiden sosyal hayata kadar temas edeceğimiz konulara, uluslararası arena ile karşılaştırmalı olarak ışık tutmak ve farkındalık oluşturmak adına ilk adımımızı atmış olacağız.”

İlbahar, kadının bulunduğu her alanda farkındalık oluşturma gayesiyle hayata geçirdikleri faaliyetlerde, kadın girişimcileri daha da güçlendirmeyi amaçladıklarını vurguladı.

İNSANA DEĞER VEREN YAKLAŞIM

Yaptıkları her çalışmada olduğu gibi düzenleyecekleri Uluslararası Farkındalık Zirvesi’nde de küresel anlamda gündemlerinde yer edinen meseleleri “insana değer veren” bir yaklaşımla ele alacaklarını ifade eden İlbahar, “Girişimcilik ve dijital, göç, çevre ve sağlık konu başlıklarıyla bu yılın gündemini belirliyor ve ileriki süreçlerde geliştirilecek politikalara altyapı oluşturmayı amaçlıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayeleriyle gerçekleşecek zirvemizde, bu konu başlıkları ulusal ve uluslararası sorunlar ve çözüm önerileri odağında ele alınacaktır.” diye konuştu.

Reklam

Sanattaki farkındalığa da işaret eden İlbahar, düzenleyecekleri etkinlikte sergilenecek “Çizginin Ahengi Modern Hat Sanatları Sergisi” başlıklı sanat eserleri ile kültürün köklerine ışık tutmayı, gelenekten geleceğe bir bağ kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanayi

BAŞKENT OSB 21. YILINI KUTLUYOR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003 yılında temellerini attığı Başkent Organize Sanayi Bölgesi bugün, 21. kuruluş yıldönümünü kutluyor.

Yayınlandı

Tarih

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2003 yılında temellerini attığı Başkent Organize Sanayi Bölgesi bugün,  21. kuruluş yıldönümünü kutluyor. Yıllar önce ‘Ankara’yı Sanayi’nin Başkenti’ yapma mücadelesi ile yola çıkan Başkent Organize Sanayi Bölgesi (OSB), yeni bir yapılaşma arayışı içine girerek faaliyetlerini standart alt yapı hizmetleri sunmanın ötesinde ‘’Geleceğin Sanayi Kenti’’ vizyonunu benimseyerek gerçekleştiriyor.  Türkiye’nin Başkenti Ankara’da bulunan ve tüm coğrafi yönlere bağlantılı büyük ticaret koridorlarının merkezinde yer alan bu kavşak noktası, Ankara’da kendi Konvansiyonel Arıtma Tesisini kuran ilk Organize Sanayi Bölgesi olma özelliğine sahip.

BAŞARILARLA DOLU 21 YIL

Geleceğin Sanayi Kenti, bölgenin benimsediği vizyon kapsamında, Orta ve Yükseköğretim Eğitim Kurumları, Öğrenci Yurdu ve Sosyal Yaşam Alanları dışında yakın zamanda gerçekleşmesi planlanan Lojistik Merkezi Projesi ve Yenilik Merkezi adımları ile yaşanabilir ve sürdürülebilir bir sanayi kenti olma yolunda 21. kuruluş yıldönümünü taçlandırıyor.  Başkent OSB 21. kuruluş yıldönümü etkinlikleri programı kapsamında bir dizi etkinlikte bulunuldu. Başkent OSB Yönetim Kurulu Başkanı Şadi Türk ile Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri ve Bölge Müdürlüğü personeli Başkentte Ata’nın huzuruna çıkıp, çelenk bıraktı.

GELECEĞİN SANAYİ KENTİ

Başkent Organize Sanayi Bölgesi 21. kuruluş yıldönümünü etkinlikleri kapsamında;  2021-2022 Eğitim Öğretim yılının sona ermesiyle birlikte Başkent OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi  mezunlarını da görkemli bir törenle uğurladı. Törende  ailelerin yanı sıra Başkent OSB Yönetim Kurulu Başkanı Şadi Türk ve Yönetim Kurulu üyeleri yer aldı.  Başkent OSB Yönetim Kurulu Başkanı Türk, mezuniyet töreninde öğrencilere yönelik yaptığı konuşmasında, “Aldığınız diplomanın sizi güzel günlere ulaştıracak bir araç olduğunu unutmamanızı istiyorum” dedi.

“BİZLER SANAYİCİYİZ”

Ülkemizin genç nüfusa sahip olmasının herkesin dilinde olduğunu söyleyen Şadi Türk,”  Bu ülkenin nüfusu genç ama biz gençlerimizin ne kadar değerini biliyoruz. Onlar kendi değerlerinin farkında mı?  Eğitim ve çalışmayla başlayan bu hayatımızın gelecek dönemlerde de daha değerli kılınmasını sağlamak istiyorsanız mutlaka aynı öğrenme azminizle ve çalışmaktan bıkmadan yolunuza devam etmeniz gerekiyor” diye konuştu.  “Bizler sanayiciyiz” vurgusunu yapan Türk, “Yaptığımız iş ülke ekonomisine kaktı sağlasın derken bir yandan da çocuklarımızın da bizim içimizde eğitilmesi için bir şeyler yapmaya çalıştık. Başarılı bir eğitim kompleksi oluşturma yolunda ilerliyoruz. Bu sene 29 öğrencimiz mezun oldu. Aynı anda meslek yüksek okulumuzda da yoğun eğitim devam ediyor” dedi.

Reklam

Konuşmaların ardından, okul birincilerine ödülleri ve mezuniyet belgeleri verildi. Törenin sonunda öğrenciler keplerini havaya atarak mezuniyetlerini kutladı. Törende Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisi ve Ankara Kent Orkestrası’nın konseriyle renkli saatler yaşandı.

Okumaya Devam Et

Sanayi

ZORLU ENERJİYE “KARBON” ÖDÜLÜ

Zorlu Enerji’nin iklim krizi konusunda farkındalık yaratmak için hayata geçirdiği ve 2030’a kadar 1,2 milyon fidan dikimi gerçekleştirmeyi hedefleyen “Sıfır Karbon Ayak İzi Ormanları Projesi”, 2022 yılının ikinci ödülünü aldı.

Yayınlandı

Tarih

Zorlu Enerji’nin iklim krizi konusunda farkındalık yaratmak için hayata geçirdiği ve 2030’a kadar 1,2 milyon fidan dikimi gerçekleştirmeyi hedefleyen ‘Sıfır Karbon Ayak İzi Ormanları Projesi’, 2022 yılının ikinci ödülünü aldı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Zorlu Enerji’nin iklim krizinin etkilerini azaltmak için 2010’da hayata geçirerek bugüne kadar yaklaşık 420 bin fidan diktiği ‘Sıfır Karbon Ayak İzi Ormanları’ Projesi, Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Zirvesi kapsamında verilen ‘Enerjimiz Geleceğimiz’ ödülünü aldı.

Ödülü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in elinden alan Zorlu Enerji Üst Yöneticisi (CEO) Sinan Ak, karbon emisyonunu azaltmaya katkı alanındaki çabalarının takdir görmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti.

Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanındaki büyümesine katkı sunma amacıyla sürdüren bir şirket olarak 2030 yılına kadar operasyonlarından kaynaklanan emisyonları sıfırlama hedefi doğrultusunda çalıştıklarını kaydeden Ak, şu değerlendirmelerde bulundu:

‘Projemizin bu yıl içindeki ikinci ödülünü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Fatih Dönmez’in elinden almak gurur verici. 2030 yılına kadar toplam üretim içinde yenilenebilir enerjinin payını yüzde 100’e çıkarma, operasyon ve enerji üretiminde net sıfır emisyona sahip bir kurum olma ve biyoçeşitliliğin korunması ve iyileştirilmesi için 10 milyon lira yatırım yapma hedefimiz var. Yanı sıra 2040 yılına kadar tüm değer zincirimizde net sıfır emisyona ulaşma hedefiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu yılın başında bu projemizle Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Ödülleri’nde İklim Eylemi kategorisinde de gümüş başarı ödülünün de sahibi olduk. Küresel iklim krizinin tüm dünyanın en önemli gündem maddelerinden biri olduğu günümüzde, sürdürülebilir bir gezegen ve toplum için çalışmak en önemli önceliğimiz olmaya devam edecek.’

Reklam
Okumaya Devam Et

Sanayi

SEDEC 2022’NİN ODAĞI İVEDİK TEKNOPARK ANKARA OLDU

Anayurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik ve savunma sistemleri konularını tek çatı altında işleyen bir etkinlik olarak kurgulanan SEDEC, bu yıl Ankara ATO Congerisum’da gerçekleştirildi.

Yayınlandı

Tarih

Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) ve Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği’nin (SSI) desteğiyle organize edilen SEDEC 2022’de İvedik Teknopark Ankara bünyesinde Ticaret Bakanlığı destekli Ur-Ge projesi kapsamında devam eden projeler ilgi odağı oldu.

Anayurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik ve savunma sistemleri konularını tek çatı altında işleyen bir etkinlik olarak kurgulanan SEDEC, bu yıl Ankara ATO Congerisum’da gerçekleştirildi. Etkinlikte, kamu kurumlarını, satın alım heyetlerini, ana yüklenicileri ve diğer sektör kuruluşlarını bir araya geldi. Uluslararası heyetlerin, Savunma sanayi ana yüklenici ve diğer firmaların katılımıyla gerçekleşen SEDEC 2022’nin açılış konuşmalarını Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, SASAD Başkanı Osman Okyay,  İvedik OSB ve Teknopark Ankara Y. K. Başkanı Hasan Gültekin, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve SEDEC Koordinatörü Hilal Ünal yaptı. Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İvedik OSB ve Teknopark Ankara Y. K. Başkanı Hasan Gültekin, “2018 yılında ilkini, 2020 yılında ise sanal olarak gerçekleştirdiğimiz, Teknopark Ankara tarafından desteklenen SEDEC 2022’ye hoş geldiniz.” diyerek sözlerine başladı.

“TÜRKİYE COĞRAFİ, STRATEJİK, JEOPOLİTİK KONUMA BİR ÜLKEDİR”

Hasan Gültekin konuşmasına, “Kurumumuz 2017 yılından beri projeye koşulsuz desteklerini sunmuş ve Uluslararası Rekabeti Geliştirme projemiz kapsamında 40 tane firmamız bu etkinliğe katılım sağlamıştır. Firmalarımızın her geçen gün artan kabiliyetleri ve AR-GE yetenekleri sayesinde, ihracat kapasitelerinin gelişmesi bizlerin en büyük temennisidir. Bizler sizlerle beraber, Teknopark Ankara firmalarımızın bu başarılarına şahitlik etmiş olacağız.” İfadelerini kullandı.

Başkan Gültekin, “Geçtiğimiz yüzyılda dünyanın değişik yerlerinde ortaya çıkarak yayılan terör dalgası, Anayurt Güvenliği konusunu ön plana çıkarmıştır. Türkiye coğrafi, stratejik, jeopolitik konumu sebebiyle değişken özelliklere sahip bir ülkedir. Türkiye Balkanlardan Çin’e kadar, Rusya’dan Güney Afrika’ya kadar uzanan jeopolitik bir fay hattının merkezindedir. Bu sebeple, Türkiye her zaman anayurt güvenliğine zarar verilebilecek depremlere gebedir. Ülkemizi çevreleyen bu denli karmaşık coğrafyayı Ar-Ge çalışmaları ve katma değeri yüksek üretimlerle lehimize çevirebiliriz. Anayurt Güvenliği kavramı iç içe birçok görevi ve misyonu da beraberinde getirmektedir. Devletin çaba ve gayretlerinin yanında, özel sektörün kendi alanındaki kabiliyetleri de bu alanda önem taşımaktadır. Yeni teknolojiler farklı savaş yöntemlerini doğurmuştur. Savaşlar, sadece topla tüfekle değil teknolojik yöntemlerle yapılmaya başlanmıştır” dedi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE EN SERT ŞEKİLDE GEREKEN CEVABI VERMEKTEYİZ”

Reklam

Gültekin, “2020 yılında yapmış olduğum konuşmamda ülkemizin güneyinin büyük kargaşa ve karmaşaların potansiyel etkilerinden bahsetmiştim. O günden bugüne hala bu karışıklıkların sancılarını çekmekteyiz. Terör örgütlerine en sert şekilde gereken cevabı vermekteyiz. Mavi vatanımızda hak ilan etmeye çalışan işgalci zihniyete karşı hem masada hem de sahada hakkımızı korumaktayız. Hepimiz biliyoruz ki, masadaki dik duruşumuzun destekçisi sahada boy gösteren yerli ve milli teknolojilerimizdir. Geçmişte bizden ürün almaya çekinen ülkeler artık Türk ürünleri için sıraya girdiğini hep beraber görüyoruz.  Bugün tüm katılımcıların yetenek ve ürünlerini tüm dünyaya gösterme şansı bulmasını diliyorum. Nesnelerin interneti, verimlilik yazılımları, görüntü işleme, insansız hava, kara ve deniz araçları ile diğer robotlar, büyük veri analizi yapabilen yazılımlar ile bu analizleri değerlendirebilen yapay zekâ yazılımları, arttırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri, siber güvenlik yazılımları ülkemizin kurumlarının aktif olarak kullandığı milli ve yerli teknolojilerdir.

Bunlardan bazıları hakkında konuşmamız gerekirse, teknoparkımızdan sizlere birkaç örnek vermek istiyorum. Yeni yatırım alan bir siber güvenlik firmamız kurumların dijital varlıklarını anlık ve sürekli tarayarak olası açıkların tespitini yaparak raporluyor.

İnsansız hava araçlarının gündem olduğu bu günlerde yabancı insanız hava araçlarının tespiti ve düşürülmesini sağlayan bir firmamız Irak’ta, Suriye’de, Libya’da ve Azerbaycan’da savaşın gidişatını değiştiren bu teknoloji, ana yurdumuzun güvenliğini sağlamada başarılı olacağına inancımız tamdır” diye konuştu.

“MİLYAR DOLARLIK PAZARA GİRMEYİ BAŞARDIK”

Hasan Gültekin, “Bir İHA firmamız Hindistanlı bir yatırımcıdan yatırım alarak Hindistan pazarına girmeyi başarmıştır. Bugün Hindistan’ın milyar dolarlık pazarına girmeyi başarmış bir firmamız doğa koşulları sebebiyle hızlı tren hatlarında oluşan anormallikleri akustik yöntem ile tespit etmeyi başaran dünyadaki tek firma olmuştur. Hız tespit radarları ve alkometreler, uyuşturucu madde tespit cihazları, uçak pistlerinde bulunan yabancı maddeleri tespit eden görüntü işleme yazılımları, mayın tespit cihazları, şifre giriş işlemlerinde kullanıcının biyolojik imza tabanlı siber güvenlik yazılımları, görünmez lazer nişangah dâhil olmak üzere çok sayıda proje ile anayurt güvenliğine hizmet etmektedir.

Reklam

Bütün bu projelerin Ar-Ge’si İvedik OSB tarafından kurulmuş olan Teknopark Ankara’da yapılıyor olması bize büyük mutluluk vermektedir. 225 firma ve 2200 Ar-Ge personelinin bulunduğu tesisimizde 950 Ar-Ge projesi başarı ile yürütülmüştür. Bu projeler ile Teknoparklar arasında Ar-Ge çıktılarında ilk 5 içinde yer alma başarısını gösterdik. Herkes bilmelidir ki, bizler bu katkının devam etmesi için gerekli bütün çabayı her zaman göstermeye devam edeceğiz. Yeni bir ÜRGE Anayurt güvenliği konulu Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme Projemizin de müjdesini vermek istiyorum. 35 firmaya destek vermeyi hedeflediğimiz bu proje hakkında firmalarımız Teknopark Ankara standından bilgi alabilirler” diye sözlerini tamamladı.  

Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.