NATO’nun 5. maddesi nedir, ne zaman uygulanır? Aktive edilirse nasıl bir süreç işleyecek?

Türkiye hava sahasına yöneldiği tespit edildikten sonra İspanya hava savunma sistemi tarafından vurulan balistik füze, NATO’nun kolektif savunma ilkesi temelinde 5. maddeye ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Ancak bu maddenin aktive edilmesi NATO’nun gündemine gelmedi.  Fakat bugün, Türkiye’nin NATO Patriot sistemlerinin Malatya’da (özellikle Kürecik radar üssüne yakınlığı nedeniyle) konuşlandırılması kafa karışıklığına sebep oldu. Peki, NATO ülkelerini ilgilendiren 5. madde nedir, ne zaman hangi koşullarda devreye alınır? Tarihte ilk ne zaman 5. Madde uygulamaya alındı? İşte detaylar…
NATO'nun 5. maddesi nedir, ne zaman uygulanır? Aktive edilirse nasıl bir süreç işleyecek? NATO'nun 5. maddesi nedir, ne zaman uygulanır? Aktive edilirse nasıl bir süreç işleyecek?

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 4 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yöneldiği belirlenen bir füzenin düşürüldüğünü açıklamıştı.

İran Genelkurmay Başkanlığı, 5 Mart’ta yaptığı açıklamada Türkiye topraklarına herhangi bir füze fırlatılmadığını, “Komşu ve dost ülke Türkiye’nin egemenliğine saygı duyduğunu” belirtmişti.

Olayın yaşandığı 4 Mart’ta ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, bunun 5. maddeyi tetikleyeceğini düşünmediklerini söyledi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de olayı ciddi olarak değerlendirmekle birlikte, “Kimse 5. maddeyi konuşmuyor. En önemli şey, düşmanlarımızın dün (4 Mart) NATO’nun ne kadar güçlü ve uyanık olduğunu görmüş olmalarıdır” dedi.

Ancak son günlerde İran’dan ateşlenen son 3 füzenin Türkiye hava sahasına yönelmesi sonucu Türkiye önlemlerini artırdı. Dün Gaziantep sınırlarında angaje edilen füzenin ardından bugün Türkiye, Malatya’ya PATRİOT sistemi konuşlandırdı.

Konuya ilişkin İran Dışişleri Bakanı: Türk hava sahasına yönelen füzeler İran kaynaklı değil. Konuyla ilgili geniş kapsamlı bir araştırma yapılacak.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İran balistik füzelerinin Türk hava sahasını ihlal etmesi kabul edilemez. Türkiye gerekli müdahalelerde bulunmaya devam edecektir.

NATO Patriot sistemlerinin Malatya’da (özellikle Kürecik radar üssüne yakınlığı nedeniyle) konuşlandırılması, hem askeri hem de jeopolitik açıdan çok kritik birkaç anlama gelir. Bu durum sadece bir “füze savunma sistemi” yerleştirilmesi değil, Türkiye’nin güvenliği ve NATO’nun bölgedeki stratejisi için çok katmanlı bir hamledir.

NATO’nun ortak savunma ilkesi olan ve müttefiklerden birine yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı temeline dayanan Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 5. maddesinde şu ifadelere yer veriliyor:

“Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır.

  • “Böylesi herhangi bir saldırı ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi’ne bildirilecektir.
  • “Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir.”

Bir üye ülkenin silahlı saldırıya uğraması durumunda, bu saldırı tüm üye ülkelere yapılmış sayılır. Ancak maddenin uygulanması için belirli şartlar ve bir süreç gerekir:

Silahlı Saldırı Şartı: Bir veya birden fazla NATO üyesine karşı dışarıdan bir “silahlı saldırı” gerçekleşmelidir.

Coğrafi Sınır: Saldırının Avrupa’da veya Kuzey Amerika’da (veya Türkiye’nin tamamı ile Cezayir’in Fransız departmanları gibi Kuzey Atlantik bölgesindeki belirli alanlarda) gerçekleşmesi gerekir.

Meşru Müdafaa Hakkı: Madde, Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesinde tanınan bireysel veya toplu meşru müdafaa hakkına dayanır.

Saldırı gerçekleştiğinde süreç otomatik olarak bir savaş ilanı şeklinde ilerlemez; siyasi bir mekanizma çalışır:

  • Saldırıya uğrayan ülke, müttefiklerini bilgilendirir ve 5. Madde’nin işletilmesini talep edebilir. (Genelde bu süreçten önce 4. Madde kapsamında istişareler yapılır).
  • Kuzey Atlantik Konseyi (NATO’nun en üst siyasi karar organı) toplanır. Bir eyleme karar verilmesi için tüm üyelerin oy birliği gerekir.
  • Her üye ülke, saldırıya uğrayan devlete yardım etmek için “gerekli gördüğü önlemleri” alır. Bu yardım her zaman doğrudan askeri müdahale anlamına gelmeyebilir; lojistik destek, istihbarat veya ekipman yardımı da olabilir.

NATO tarihinde 5. Madde bugüne kadar sadece bir kez uygulandı: 11 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra ABD’ye destek amacıyla. O dönemde NATO müttefikleri, terörle mücadelede ABD’nin yanında yer alarak hava sahası kontrolü ve Akdeniz’de devriye gibi görevler üstlendiler.

5. Madde ile sıkça karıştırılan 4. Madde, bir üye ülkenin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı veya güvenliğinin tehdit altında olduğunu hissettiğinde müttefiklerini “danışma” için toplantıya çağırmasıdır. Türkiye bu maddeyi geçmişte birkaç kez (özellikle Suriye sınırı güvenliğiyle ilgili) kullanmıştır.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nineteen + 14 =