Veli AYDIN
Bu zorunluluk üzerine Sanayi’de yeni bir yol haritası belirlendi. İlk etapta Samsun – Mersin aksında 13 ilde (Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat) yeni sanayi alanları belirlendi. Bu illerin ulaşımda demiryolu havayolu ve karayolu ile altyapılarının daha güçlü hale getirilmesi liman bağlantıları ile dünyaya açılmaları hedeflenmektedir. Söz konusu bölgede bu yatırımlar gerçekleştiğinde ekonomik açıdan; yerel işletmeler kurulacak, yeni yatırımlar için güven ortamı sağlanacak, istihdam çeşitlenecek ve şehir ekonomisi büyüyecektir. Sosyal açıdan ise binlerce aile için gelir kaynağı oluşacak, nitelikli iş gücü şehirde kalacak, tersine göç teşvik edilecek ve hizmet sektörü canlanacaktır. Böylece sanayi yatırımları yalnızca ekonomik değil, toplumsal kalkınma aracı haline gelecektir.
Bu dönüşümün dikkat çekici şehirlerinden biride Kırşehir’dir. Coğrafi konumu, gelişen organize sanayi altyapısı ve artan yatırım potansiyeliyle Kırşehir, üretimin yeni merkez adayları arasında hızla öne çıkmaktadır. Marmara bölgesi ve diğer illere nazaran uygun arsa maliyeti, düşük deprem riskinin yanı sıra Ankara – Adana Otoyoluna doğrudan bağlantısı olması ve ayrıca doğu batı ekseninde geçiş noktasında bulunması lojistik kolaylığı açısından da büyük önem arz etmektedir. Ankara, Kayseri ve Konya gibi büyük üretim merkezlerinin tam ortasında yer alan Kırşehir, özellikle büyük şehirlerin karmaşasından uzak, planlı ve geniş sanayi alanları, üretim tesisleri için önemli bir cazibe oluşturmaktadır.
Kırşehir’in yatırımcılar için sağladığı avantajlara baktığımızda, nitelikli ve istikrarlı iş gücünü, geniş sanayi arazilerini, enerji ve altyapı erişiminin planlı olmasını ve büyük şehirlere göre düşük işletme giderlerini gözlemleyebiliriz. Aynı zamanda teşvik kapsamında ki iller arasında yer alan Kırşehir, (jeotermal kaynakları nedeniyle) jeotermal sera yatırımı ile tarım, termal konaklama tesisi yatırımı ile turizm, katma değerli gıda üretimi yatırımı ile tahıl merkezli gıda ve son olarak yem katkı maddeleri ile hayvancılık sektöründe yatırımcılarını beklemektedir.
Sadece teşvik alınan sektörlerde değil Kırşehir’in coğrafi konumu ile Türkiye’nin tam merkezinde yer alması, bir dağıtım merkezi olma özelliğini de taşımaktadır. Karayolu taşımacılığı ile ülkenin her yerine ulaşımı olmasının yanı sıra Ankara’ya olan yakınlığı ile de başkentte ki kamu kurumları ve savunma sanayi başta olmak üzere pek çok sanayi kuruluşları ile büyük pazarlara entgrasyonunu kolaylaştırmaktadır.
Küçük bir Anadolu şehrinin birçok özelliğinden ve avantajından bahsettikten sonra konuyu anlamlı bir örnek ile taçlandırmadan olmaz. 1976 yılında Devletimiz tarafından lastik ithalatını azaltmak, ticari ve askeri lastik üretimini ülkemizde gerçekleştirmek amacıyla PETLAS Lastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kurulmuştur. Bu alanda tek yerli milli markamız olan PETLAS, 1997’de özelleştirme kapsamına alınmıştır. Şuan halihazırda ‘’AKO Grup’’ bünyesinde bulunan PETLAS, tek bir Anadolu şehrinde konumlanmasına rağmen, on binlerce tonluk üretim kapasitesine sahiptir ve 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Binlerce insana doğrudan istihdam sağlayan fabrika; binek, ticari, tarım lastiklerinin yanı sıra yerli ve milli gurumuz olan askeri araçlarımıza, uçaklarımıza da lastik üretmektedir. Bu noktada kritik Ar – Ge yatırımlarının, büyük modernizasyonun ve kapasite artırımının gerçekleştirilmesi etkili olmuştur.
İşte bu başarılı örnek tüm yatırımcılar için bir referans olmaktadır. Böyle büyük bir tesisin başarı ile faaliyetlerini sürdürmesi, ürettiği lastikleri ülkemizin en ücra noktasından 100’den fazla ülkeye ulaştırması Anadolu’nun üretim için gerekli altyapı, enerji, iş gücü ve lojistik imkânlara sahip olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak, Sanayinin Marmara’dan Anadolu’ya göçü, Türkiye’nin ekonomik coğrafyasını yeniden şekillendiren tarihsel bir dönüşümdür. Bu süreç, hem Marmara’daki aşırı yoğunluğu azaltmakta hem de Anadolu’nun potansiyelini harekete geçirmektedir. Dengeli bölgesel kalkınma, afet risklerinin azaltılması ve sürdürülebilir büyüme açısından bu yönelim Türkiye için stratejik bir kazanım olarak değerlendirilebilir. Bu süreçte Kırşehir; konumu, altyapısı, düşük deprem riski ve yatırım dostu yapısıyla dikkat çeken şehirlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Planlı sanayi alanları ve artan yatırımlar sayesinde Kırşehir, yalnızca İç Anadolu’nun değil, Türkiye’nin tarım, termal turizm, makine, otomotiv yan sanayi, lastik, gıda ve savunma sanayi gibi merkezlerinden biri olma yolunda ilerlemektedir.
Kaynak: Haber Merkezi