Dünyanın kendini güvenceye almak için sürekli olarak geliştirmeye çalıştığı bir sektör olan savunma sanayi, teknolojinin ilerlemesine paralel bir şekilde gelişmeyi sürdürüyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında savaştan çıkmış bir ekonomiyle zorda olsa temelleri atılan Türk savunma sanayisi ise, bugün gelinen noktada devlet yetkililerinden sanayicisine ve hatta yerel halka kadar topyekûn bir seferberlikle dünyaya öncülük ediyor. Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi Genel Sekreteri Koray Çakır ve ELFATEK İnsansız Sistemler Sorumlusu Hasan Oğuz sektör adına Sanayi Gazetesi’ne özel değerlendirmelerde bulundu.
Sektörde MKEK Etkisi

1950 yılında kurulan ve kendinden önce kurulan imalathaneleri ve küçük atölyeleri bünyesinde toplayan MKEK; TÜMOSAN, TOFAŞ, TÜGSAŞ gibi kurumların kuruluşlarına da öncülük ederek Türkiye ekonomisinin kalkındırılmasında büyük bir rol oynadı. MKEK, ürettiği çeşitli türde silah, mermi, top, barut ve fişek gibi savaş malzemeleri sayesinde ulusal güvenliğini sağlama konusunda önemli bir görevi yerine getirmiştir. Dönemin şartlarının bir gerekliliği olarak halkın ve kamu kuruluşlarının imalat ihtiyaçlarını da yerine getiren MKEK, faaliyetlerini tarihinden aldığı güç ve millî görev bilinci ile sürdürmeye devam ediyor.
İlk Kez Açıklandı

ELFATEK İnsansız Sistemler Sorumlusu Hasan Oğuz, şu an da dünya piyasasında satılan bazı sistemlerin olması gerektiğinden pahalı olduğunu ve bunu da Türkiye’nin kanıtlamış olduğunu ifade etti. Gökhan adını verdikleri ve tamamen yerli imkanlarla üretilen insansız hava aracını tanıtan Oğuz, İHA’nın gözetleme ve haritalama gibi çok yönlü bir şekilde kullanılabileceğini aktardı. İHA’nın yeni sürümlerinin de geleceğini ilk kez Sanayi Gazetesi ile paylaşan Oğuz, kontrol istasyonları ve kontrol sistemleri üzerinde çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Gelişmiş Ülke Düzeyinde

Sektöre dair düşüncelerini aktaran Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi Genel Sekreteri Koray Çakır; şu anda firmaların insansız araçlar, hava kara ve deniz araçlarının yanında kimyasal ve biyolojik faaliyetleri önlemede firmaların yoğun bir çalışma sürdürdüklerini aktardı. Çakır, “Gelişmekte olan ülkeler arasında yer almamıza rağmen savunma sanayinde gelişmiş ülke düzeyindeyiz” diyerek yerli sanayinin öncül potansiyelde olduğunu ifade etti.