Bizi Takip Edin
movenpick

Sanayi

TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ PROGRAMI KAPSAMINDA PROJELER TANITILDI

Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında mobilite alanında desteklenen projeler tanıtıldı.

Yayınlandı

Tarih

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nın mobilite çağrısı kapsamında desteklenen projelere yönelik tanıtım ve bilgilendirme toplantısı çevrim içi ortamda gerçekleştirildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, projeksiyonlara göre Türkiye’de elektrikli araçların 2030 yılında yüzde 35 pazar payına ulaşacağını belirterek, “Toplam elektrikli araç stokumuz da yaklaşık 2,5 milyon olacak.” dedi.

Kacır, burada yaptığı konuşmada, gelecek dönem için hedeflerinin “üretim ekosistemi ve teknoloji tedarikçileri arasındaki etkileşimini artırmak” olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE’Yİ KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİN ADRESİ YAPACAĞIZ”

Türkiye’yi katma değerli üretimin adresi haline getirmek için hız kesmeden çalıştıklarını belirten Kacır, gelecek vizyonunu şekillendirecek önemli dönüşümlerden birinin de ihracatın lokomotifi olan “mobilite” sektöründe yaşandığını bildirdi. Kacır, bu dönüşüm sürecinde özellikle otomotiv sektöründe yeni bir çağın ayak seslerinin duyulduğunu ifade ederek, “2035’e kadar yıllık yaklaşık yüzde 3 kar artışı beklenen sektörde, kar artışının temelde paylaşımlı mobilite ve dijital hizmetler gibi yeni kar havuzlarının genişlemesi yoluyla oluşacağını öngörüyoruz.” dedi.

 “OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE AYAKTA KALABİLMEK, DÖNÜŞÜMÜ YAKALAMAYI GEREKTİRECEK”

Reklam

Yeni kar havuzları genişlerken araç satışı, satış sonrası servis ve sigorta gibi klasik kar havuzlarında ise daralma olacağına dikkati çeken Kacır, sektörde ayakta kalabilmenin bu dönüşümü yakalamayı gerektireceğini anlattı. Kacır, yaşanan dönüşümle tamamen sürücünün kontrolünde olan otomobillere, içten yanmalı motor üretimi, satışı, yedek parça ve servisine dayanan iş modellerine veda edileceği bilgisini vererek, “Bunların yerine, ekosistemin parçası otonom otomobiller, paylaşımlı araçlarla kısalan araç ömürleri ve artan kilometreler, yeni nesil elektrikli araçlara 10 yılda 300 milyar dolar yatırım yapacak üreticiler, otomobil satışından çok bağlantılı hizmetlere dayanan iş modelleriyle karşılaşacağız.” diye konuştu.

“OTOMOBİLLERİMİZ YÜRÜYEN YAZILIMLAR HALİNE GELECEK”

Kacır, araçların yapılarının da değişime uğrayacağına işaret ederek, şu değerlendirmede bulundu: “Günümüzde araç elektroniğinin ve yazılımının araç maliyeti üzerindeki payı yüzde 40 düzeyine kadar yükseldi fakat bu düzey 2030’lu yıllara geldiğimizde daha da artacak, yüzde 60’ları aşacak. Otomobillerimiz adeta yürüyen yazılımlar haline gelecek. Biz bu dönüşümün ülkemizdeki pazarı dönüştüreceğini biliyoruz. Yaptığımız projeksiyonlara göre, ülkemizde elektrikli araçlar 2030 yılında yüzde 35 pazar payına ulaşacak. Toplam elektrikli araç stokumuz da yaklaşık 2,5 milyon olacak.”

Bu dönüşümü tetikleyen unsurlara da değinen Kacır, artan çevre bilincinin bunlardan biri olduğunu söyledi. Kacır, batarya üretim maliyetlerinin azalması ve menzilin uzamasıyla elektrikli araçlarla içten yanmalı motora sahip araçların toplam sahiplik maliyetlerinin birbirine yaklaştığını, hatta bazı uygulamalarda elektrikli araçların bu açıdan daha avantajlı hale geldiğini anlattı.

“MALİYET AVANTAJLI BİR ÜRETİM İÇİN TEMEL UNSUR BATARYA YATIRIMI”

Türkiye’yi yeni nesil araç teknolojilerinde lider haline getirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Kacır, TOGG Yerli Otomobil Projesi’nin doğuştan elektrikli otomobil olarak hayata geçtiğini hatırlattı. Kacır, her şeyin planlar dahilinde ilerlediğini ifade ederek, “Bu yılın sonunda banttan inecek olan yerli elektrikli otomobillerimizi 2023’ün başında hep birlikte yollarda görüyor olacağız” dedi.

Reklam

Yeni mobiliteye geçiş sürecinde uluslararası yatırımcıların ilgisinin de artarak devam ettiğini belirten Kacır, elektrikli araç üretiminde maliyet avantajlı bir üretim için temel unsurun batarya yatırımını da gerçekleştirmek olduğunu söyledi.

TOGG VE DÜNYA DEVİ FARASİS

Kacır, bu noktada, TOGG ile dünya devi FARASİS’in bir araya geldiğini anımsatarak, “20 GWh’lik pil yatırımına yakın zamanda Gemlik’te başlandı. Yine ASPİLSAN’ın batarya yatırımına ülkemizde devam ediliyor. Başkaca batarya yatırımlarının gerçekleşmesi adına da özel sektörümüzle yakın bir iletişim, iş birliği halindeyiz.” diye konuştu.

“Hedefimiz, yol haritasıyla birlikte mobilite sektörlerimizin küresel değer zincirinde rekabetçiliğini yükseltmek.” diyen Kacır, orta-yüksek ve yüksek teknolojilerde yeni ürün ve çözümler çıkararak bu alanda araştırmacı, girişimci ve yatırımcılar için bir cazibe merkezi olmayı amaçladıklarını dile getirdi.

“31 PROJEMİZ TOPLAM 500 MİLYON DOLAR PROJE BÜYÜKLÜĞÜNE SAHİP”

Reklam

Kacır, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında, Türkiye’nin cari açık verdiği ya da bugün Ar-Ge ve yatırım süreçleri gerçekleştirilemezse 5-10 yıl içinde yüksek düzeyde cari açık verme riskinin olduğu 919 ürün ve öncelikli teknoloji alanlarını kamuoyuyla paylaştıklarını bildirdi.

2020’de makine sektöründe programın pilot uygulamasını hayata geçirdiklerini ve 20 proje için destek kararı aldıklarını anımsatan Kacır, bu projelerin faaliyete geçmesiyle 5 yıllık dönemde yaklaşık 1 milyar dolar düzeyinde katma değer sağlamasını beklediklerini kaydetti.

“PEK ÇOK YENİLİKÇİ ÜRÜN VE TEKNOLOJİ GELİŞTİRİLECEK”

“Otonom ve Yarı-Otonom Konsept Araçlar”, “Sürücü Destek ve Güvenlik Teknolojileri”, “Batarya ve Enerji Yönetim Teknolojileri”, “İleri Malzeme Teknolojileri” ve “Yeni Nesil İleri Kablosuz ve Mobil Teknolojiler” başlıklarında yenilikçi teknoloji alanlarını destek kapsamına aldıkları bilgisini veren Kacır, şöyle devam etti: “Çağrı kapsamında da değerlendirme süreçlerini büyük ölçüde tamamladık. Komite değerlendirme süreci yürütülen 104 projeden 102’si için karar almış durumdayız. 102 projeden 31’i için kabul, 25’i için revizyon kararı verdik. Kabul edilen 31 projemiz toplam 500 milyon dolar proje büyüklüğüne sahip. Destek kararı verilen 31 proje kapsamında pek çok yenilikçi ürün ve teknoloji geliştirilecek.”

Kacır, bu kapsamda ülkeye kazandırılması hedeflenen yatırımlara ilişkin şu bilgiyi verdi: “İleri sürüş destek sistemi, gelişmiş sürücü asistan sistemi, lidar, elektrikli otomobil, otonom taşıtlar, batarya taşıyıcı sistemi, araç hafifletmeye yönelik malzeme teknolojileri, akıllı kamera sistemleri ve çok amaçlı kameralar, hava taşıtları için aksam ve parçalar, kara taşıtları için aks sistemi, fren sistemi, hava yastıkları ve diğer çeşitli kara taşıt aksamları gibi katma değeri yüksek kritik ürün ve teknolojilere yönelik yatırımları hep birlikte Türkiye’mize kazandıracağız. Teknoloji tüketen değil, üreten ülke olma hedefimize bir adım daha yaklaşacağız.”

Reklam

“TEKNOLOJİ ODAKLI SANAYİ HAMLESİ CARİ AÇIK MESELESİNİ GÜNDEMDEN ÇIKARABİLİR”

Kacır, yakın zamanda da mobilite çağrısını takip eden üretimde yapısal dönüşüm, sağlık ve kimya ürünleri dijital dönüşüm çağrısı kapsamında başvuran projelere ilişkin değerlendirmeleri de duyuracaklarını aktardı.

Türkiye’nin Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nı 5-10 yıl ısrarla gerçekleştirmeyi başarması durumunda, 2023 ötesi hedeflere ve ülkeyi çok daha ileri noktalara taşıyacak işlere imza atacağını vurgulayan Kacır, şunları kaydetti: “Bu program kapsamında öncelikle ürün listesinde bulunan ürünlere ilişkin yıllık yaklaşık 60 milyar dolar düzeyinde ithalatımız, 51 milyar dolar düzeyinde cari açığımız var. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı cari açık meselesini ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkaracak önemli yapısal adımlardan biri.”

Kacır’ın konuşmasının ardından desteklenen projelerin tanıtım sunumları gerçekleştirildi.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanayi

SEDEC 2022’NİN ODAĞI İVEDİK TEKNOPARK ANKARA OLDU

Anayurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik ve savunma sistemleri konularını tek çatı altında işleyen bir etkinlik olarak kurgulanan SEDEC, bu yıl Ankara ATO Congerisum’da gerçekleştirildi.

Yayınlandı

Tarih

Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) ve Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği’nin (SSI) desteğiyle organize edilen SEDEC 2022’de İvedik Teknopark Ankara bünyesinde Ticaret Bakanlığı destekli Ur-Ge projesi kapsamında devam eden projeler ilgi odağı oldu.

Anayurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik ve savunma sistemleri konularını tek çatı altında işleyen bir etkinlik olarak kurgulanan SEDEC, bu yıl Ankara ATO Congerisum’da gerçekleştirildi. Etkinlikte, kamu kurumlarını, satın alım heyetlerini, ana yüklenicileri ve diğer sektör kuruluşlarını bir araya geldi. Uluslararası heyetlerin, Savunma sanayi ana yüklenici ve diğer firmaların katılımıyla gerçekleşen SEDEC 2022’nin açılış konuşmalarını Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, SASAD Başkanı Osman Okyay,  İvedik OSB ve Teknopark Ankara Y. K. Başkanı Hasan Gültekin, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve SEDEC Koordinatörü Hilal Ünal yaptı. Etkinlikte açılış konuşmasını yapan İvedik OSB ve Teknopark Ankara Y. K. Başkanı Hasan Gültekin, “2018 yılında ilkini, 2020 yılında ise sanal olarak gerçekleştirdiğimiz, Teknopark Ankara tarafından desteklenen SEDEC 2022’ye hoş geldiniz.” diyerek sözlerine başladı.

“TÜRKİYE COĞRAFİ, STRATEJİK, JEOPOLİTİK KONUMA BİR ÜLKEDİR”

Hasan Gültekin konuşmasına, “Kurumumuz 2017 yılından beri projeye koşulsuz desteklerini sunmuş ve Uluslararası Rekabeti Geliştirme projemiz kapsamında 40 tane firmamız bu etkinliğe katılım sağlamıştır. Firmalarımızın her geçen gün artan kabiliyetleri ve AR-GE yetenekleri sayesinde, ihracat kapasitelerinin gelişmesi bizlerin en büyük temennisidir. Bizler sizlerle beraber, Teknopark Ankara firmalarımızın bu başarılarına şahitlik etmiş olacağız.” İfadelerini kullandı.

Başkan Gültekin, “Geçtiğimiz yüzyılda dünyanın değişik yerlerinde ortaya çıkarak yayılan terör dalgası, Anayurt Güvenliği konusunu ön plana çıkarmıştır. Türkiye coğrafi, stratejik, jeopolitik konumu sebebiyle değişken özelliklere sahip bir ülkedir. Türkiye Balkanlardan Çin’e kadar, Rusya’dan Güney Afrika’ya kadar uzanan jeopolitik bir fay hattının merkezindedir. Bu sebeple, Türkiye her zaman anayurt güvenliğine zarar verilebilecek depremlere gebedir. Ülkemizi çevreleyen bu denli karmaşık coğrafyayı Ar-Ge çalışmaları ve katma değeri yüksek üretimlerle lehimize çevirebiliriz. Anayurt Güvenliği kavramı iç içe birçok görevi ve misyonu da beraberinde getirmektedir. Devletin çaba ve gayretlerinin yanında, özel sektörün kendi alanındaki kabiliyetleri de bu alanda önem taşımaktadır. Yeni teknolojiler farklı savaş yöntemlerini doğurmuştur. Savaşlar, sadece topla tüfekle değil teknolojik yöntemlerle yapılmaya başlanmıştır” dedi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİNE EN SERT ŞEKİLDE GEREKEN CEVABI VERMEKTEYİZ”

Reklam

Gültekin, “2020 yılında yapmış olduğum konuşmamda ülkemizin güneyinin büyük kargaşa ve karmaşaların potansiyel etkilerinden bahsetmiştim. O günden bugüne hala bu karışıklıkların sancılarını çekmekteyiz. Terör örgütlerine en sert şekilde gereken cevabı vermekteyiz. Mavi vatanımızda hak ilan etmeye çalışan işgalci zihniyete karşı hem masada hem de sahada hakkımızı korumaktayız. Hepimiz biliyoruz ki, masadaki dik duruşumuzun destekçisi sahada boy gösteren yerli ve milli teknolojilerimizdir. Geçmişte bizden ürün almaya çekinen ülkeler artık Türk ürünleri için sıraya girdiğini hep beraber görüyoruz.  Bugün tüm katılımcıların yetenek ve ürünlerini tüm dünyaya gösterme şansı bulmasını diliyorum. Nesnelerin interneti, verimlilik yazılımları, görüntü işleme, insansız hava, kara ve deniz araçları ile diğer robotlar, büyük veri analizi yapabilen yazılımlar ile bu analizleri değerlendirebilen yapay zekâ yazılımları, arttırılmış ve sanal gerçeklik teknolojileri, siber güvenlik yazılımları ülkemizin kurumlarının aktif olarak kullandığı milli ve yerli teknolojilerdir.

Bunlardan bazıları hakkında konuşmamız gerekirse, teknoparkımızdan sizlere birkaç örnek vermek istiyorum. Yeni yatırım alan bir siber güvenlik firmamız kurumların dijital varlıklarını anlık ve sürekli tarayarak olası açıkların tespitini yaparak raporluyor.

İnsansız hava araçlarının gündem olduğu bu günlerde yabancı insanız hava araçlarının tespiti ve düşürülmesini sağlayan bir firmamız Irak’ta, Suriye’de, Libya’da ve Azerbaycan’da savaşın gidişatını değiştiren bu teknoloji, ana yurdumuzun güvenliğini sağlamada başarılı olacağına inancımız tamdır” diye konuştu.

“MİLYAR DOLARLIK PAZARA GİRMEYİ BAŞARDIK”

Hasan Gültekin, “Bir İHA firmamız Hindistanlı bir yatırımcıdan yatırım alarak Hindistan pazarına girmeyi başarmıştır. Bugün Hindistan’ın milyar dolarlık pazarına girmeyi başarmış bir firmamız doğa koşulları sebebiyle hızlı tren hatlarında oluşan anormallikleri akustik yöntem ile tespit etmeyi başaran dünyadaki tek firma olmuştur. Hız tespit radarları ve alkometreler, uyuşturucu madde tespit cihazları, uçak pistlerinde bulunan yabancı maddeleri tespit eden görüntü işleme yazılımları, mayın tespit cihazları, şifre giriş işlemlerinde kullanıcının biyolojik imza tabanlı siber güvenlik yazılımları, görünmez lazer nişangah dâhil olmak üzere çok sayıda proje ile anayurt güvenliğine hizmet etmektedir.

Reklam

Bütün bu projelerin Ar-Ge’si İvedik OSB tarafından kurulmuş olan Teknopark Ankara’da yapılıyor olması bize büyük mutluluk vermektedir. 225 firma ve 2200 Ar-Ge personelinin bulunduğu tesisimizde 950 Ar-Ge projesi başarı ile yürütülmüştür. Bu projeler ile Teknoparklar arasında Ar-Ge çıktılarında ilk 5 içinde yer alma başarısını gösterdik. Herkes bilmelidir ki, bizler bu katkının devam etmesi için gerekli bütün çabayı her zaman göstermeye devam edeceğiz. Yeni bir ÜRGE Anayurt güvenliği konulu Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme Projemizin de müjdesini vermek istiyorum. 35 firmaya destek vermeyi hedeflediğimiz bu proje hakkında firmalarımız Teknopark Ankara standından bilgi alabilirler” diye sözlerini tamamladı.  

Okumaya Devam Et

Sanayi

MELEK YATIRIMCILARI ANTALYA’YA GELİYOR

Antalya OSB Teknopark, Antalya’nın G20 ve EXPO 2016’dan sonra üstleneceği en büyük uluslararası organizasyonlardan biri olan Dünya Melek Yatırım Forumu Dünya ve Akdeniz Kongresi’ne ev sahipliği yapacak.

Yayınlandı

Tarih

Antalya Organize Sanayi Bölgesi Teknopark, küresel erken aşama yatırım ve sermaye piyasalarının Davos’u olarak kabul edilen Dünya Melek Yatırım Forumu (World Business Angels Investment Forum-WBAF) iş birliği ile 125 ülkesinin melek yatırımcılarını Antalya’ya getirecek. İlki 2017 yılında düzenlenen Dünya Melek Yatırım Forumu Dünya Kongresi, 25-26 Ekim 2022 tarihlerinde, İstanbul’dan sonra ilk kez Antalya’da gerçekleşecek.

İKİ BİNE YAKIN ÜST DÜZEY KATILIM

‘Pandemi Sonrası Ekonomiler İçin Dijital Dönüşüm’ temasıyla yapılacak WBAF Dünya Kongresi ile birlikte, 23 Akdeniz ülkesinin katılımıyla gerçekleşecek ilk bölgesel organizasyon olan WBAF Akdeniz Kongresi de yine Antalya ev sahipliğinde, 25-26 Ekim’de gerçekleşecek. Girişimcilerin ve melek yatırımcıların pandemi sonrası dönemde geçireceği süreçleri keşfetmeleri için bir platform sağlayacak olan kongreye, iki bine yakın üst düzey yabancı devlet yöneticisi, bürokrat, iş insanı, girişimci ve yatırımcının katılması bekleniyor.

DÜNYA MELEK YATIRIM FORUMU

Dünya çapında daha fazla iş ve daha fazla sosyal adalet yaratma nihai hedefiyle, işletmelerin başlangıç seviyesinden büyüme aşamasına kadarki süreçlerinde finansmana erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan uluslararası bir organizasyon olan Dünya Melek Yatırım Forumu, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve G20 ülkelerinde, kritik sorunlara çözüm bulmak için çalışan en önemli platformlardan biridir. Dünya Melek Yatırım Forumu, özel sermaye fonları, varlık yönetimi kurumları, bilim ve teknoloji parkları, yatırım ajansları, ekonomik kalkınma kurulları, ticaret ve sanayi odaları, belediyeler ve endüstri aktörleri gibi önemli profillerin tümüne kolaylıkla ulaşmak, daha zengin, daha anlamlı küresel ağlar geliştirmek amacıyla kurulmuş bir platformdur.

Reklam

ANTALYA OSB TEKNOPARK

Antalya OSB Teknopark, yüksek ve orta ileri teknoloji alanlarında ar-ge ve inovasyon ekosistemini geliştirmek ve girişimcileri destekleyerek üretmeye ve yeni ürün geliştirmeye yöneltmek amacıyla kuruldu. Antalya OSB Teknopark Yönetimi, dünyanın birçok farklı ülkesinden katılan girişimcileri ve yatırımcıları bir araya getirerek, Akdeniz Bölgesindeki girişimcilik ekosistemini ivmelendirmek amacıyla 2020 yılında Dünya Melek Yatırım Forumu ile bir iş birliği protokolü imzaladı. Dünyadaki melek yatırımcıları Antalya’ya çekmek ve Antalya’yı uluslararası girişimciler için bir cazibe merkezi haline getirmek amacıyla imzalanan protokol ile Antalya OSB Teknopark’ın güçlü altyapı olanaklarıyla girişimcilere, ar-ge ve inovasyon çalışmalarını destekleyen bir ekosistemde çalışmalarını yürütme imkânı sağlandı.

LANSMAN ANTALYA’YI BİRLEŞTİRDİ

2020 yılı Şubat ayında imzalanan protokol ile 2017 yılından bu yana İstanbul’da düzenlenen Dünya Melek Yatırım Forumu, Antalya’ya kazandırıldı. 25-26 Ekim 2022 tarihlerinde gerçekleşecek bu dev organizasyonun lansmanı, Antalya Kundu’daki bir otelde yapıldı. Antalya OSB Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar ev sahipliğinde düzenlenen lansmana Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Dünya Melek Yatırım Forumu Başkanı Baybars Altuntaş, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Volkan Yüksel, Antalya iş dünyasının temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, meslek odalarının başkanları, Antalya OSB sanayicileri, yatırımcılar ile girişimcilerden oluşan seçkin bir davetli grubu katıldı.

DESTEK ÇAĞRISI

Reklam

Lansmanın açılış konuşmasını yapan Antalya OSB Teknopark Başkanı Ali Bahar, nitelikli bir organizasyonu nitelikli bir şehir Antalya ile buluşturdukları için çok mutlu olduklarını söyledi. Yatırım ortamı ve iklimini hazırlamanı çok kolay bir şey olmadığını aktaran Başkan Bahar, “Bizim bu organizasyonu Antalya’ya kazandırmak için 5 yıldır devam eden bir yolculuğumuz var. Özellikle belirtmek isterim ki ar-ge ve inovasyon, bu kelimeler tek başına söylenerek gerçekleştirilecek, vücut bulacak konular değildir. Bunların hepsini birlikte bütün bir şehir sahiplenirse, bütün kurumlar sahiplenirse ve bu iklim oluşturulabilirse ancak bu faunayı yaratmak mümkündür. İşte biz 5 yıllık çabamız sonucunda bu noktaya gelebildik, bütün bunları ortaya koyduktan sonra bu programı düzenleyebildik. Eğer altyapısındaki o kültürü oluşturmamış olsaydık, bu nitelikli toplantıyı Antalya’mıza kazandıramazdık. Bilim ve sanat asla finansmansız olamıyor. Melek yatırım sermayesini, melek yatırım ağını, melek yatırım fonunu, girişimci sermayesini oluşturmazsak eğer, kötü bir şey ile karşılaşacağız. Genç girişimcilerimizi, genç beyinlerimizi yurtdışına kaptıracağız. Bunun gerçekleşmemesi için bu organizasyonların niteliği çok önemli.  Burada bu nitelikli kişilere, kurumlarımızın değerli liderlere bu lansman sonrasında sponsor olarak bu girişimcilere destek verme adına ve kendilerini de dünyada tanıtmaları adına davette bulunacağız. Teknolojik gelişime ve şehrimize katkı sağlamaları konusunda ellerini taşın altına koymalarını kendilerinden rica edeceğiz” şeklinde konuştu.

10 MİLYON DOLARLIK FON

Dünya Melek Yatırım Forumu’na en güzel şekilde ev sahipliği yapacaklarını söyleyen Antalya Valisi Ersin Yazıcı, dijitalleşmenin pandemiden sonra insan hayatında birinci sırayı yükseldiğini söyledi. Vali Yazıcı, “Turizmi ve tarımı dünya standardının üzerinde yapan bir şehiriz, bu organizasyonu da sıfır hatayla gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. WBAF Başkanı Baybars Altuntaş da foruma devlet başkanları ile üst düzey yöneticilerinin de katılacağını, önemli konuların ele alınacağını söyledi. Melek yatırımcıların sermaye piyasasında diğer yatırımcılardan ayrı bir rol oynadığını, sadece finansal yatırım değil, çevresine mentorluk yaptığını söyleyen Altuntaş, “Yüzlerce melek yatırımcı ve fon yöneticisi burada bir araya gelecek. Biz bu program için 10 milyon dolarlık fon ayırdık. Tüm fon yöneticileri 25-26 Ekim 2022 tarihlerinde, Antalya’da bu salonda olacak” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Sanayi

GÖKHAN ÖZİÇ, KUADRON BİLİŞİM’İN YENİ GENEL MÜDÜRÜ OLDU

Kuadron Bilişim Teknolojileri’nin yeni genel müdürü, yazılım alanında önemli projelerde imzası bulunan Gökhan Öziç oldu.

Yayınlandı

Tarih

Bilişim sektörünün yükselen girişim şirketlerinden Kuadron Bilişim Teknolojileri’nin yeni genel müdürü, yazılım alanında önemli projelerde imzası bulunan Gökhan Öziç oldu.

Genel merkezi Ankara OSTİM Teknopark’ta yer alan ve şirketlere özel web, mobil ve masaüstü yazılımlar geliştirerek dijital dönüşüm süreçlerine yön vermek misyonuyla 2018’de kurulan Kuadron Bilişim’in genel müdürlüğüne Gökhan Öziç atandı.

ÖZİÇ KİMDİR?

Gökhan Öziç, Çankaya Üniversitesi’nden 2011 yılında mezun oldu ve sektöre adımını attı. “Yazılım Geliştirme Mühendisi” olarak başladığı kariyerine kıdemli yazılım geliştirme mühendisi, takım lideri ve proje yöneticisi olarak devam eden Öziç, Avrupa Birliği projeleri dahilindeki yazılımın geliştirme ekibinde yer aldı. 2016 yılında Koç Sistem bünyesinde Takım Lideri olarak göreve başlayan ve toplamda 3 projede takım lideri olarak yer alan Öziç, son olarak Polsan şirketinde “Proje Yöneticisi” olarak 2 yıl görevini sürdürdü.

Kuadron Bilişim; ERP Yazılım, CRM Yazılım, IT Danışmanlığı, Mobil Uygulama Geliştirme, Kalite Yönetim Sistemleri, Bayi Otomasyon Sistemi, İnsan Kaynakları Yazılımları, İşe Özel Yazılım Geliştirme, Bulut Tabanlı Yazılımlar (Bayilik Anlaşmaları), Start-up Projelerine Özel Yazılım Geliştirme, Büyük Ölçekli Şirketler için Yazılım Geliştirme (B2B ve B2E) başlıklarında şirketlere yazılım çözümleri sunan bir teknoloji şirketidir.

Reklam
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.