Bizi Takip Edin
movenpick

Üretim

TEZMAKSAN ÜRETİM KAPASİTESİNİ 10 KAT ARTIRACAK!

Sivas’ta 15 milyon euro yatırım bedeliyle kuracağı fabrikanın temelini atan Tezmaksan, sanayiye sunduğu çözümlere entegre edeceği 5G teknolojisiyle de yakın geleceğin rekabetinde söz sahibi olmaya hazırlanıyor.

Yayınlandı

Tarih

Takım tezgâhları sektöründe Türkiye’nin lider, Avrupa’nın ikinci büyük şirketi Tezmaksan, yılın ilk yarısında imza attığı fabrika yatırımı ve 5G atağıyla büyümesini sürdürüyor.

Sivas’ta 15 milyon euro yatırım bedeliyle kuracağı fabrikanın temelini atan şirket, sanayiye sunduğu çözümlere entegre edeceği 5G teknolojisiyle de yakın geleceğin rekabetinde söz sahibi olmaya hazırlanıyor. Robotlu otomasyon sistemleriyle CNC tezgah üretim kapasitesini 10 kat artıracak olan Tezmaksan, İhracat ağını da genişletecek.

TÜRKİYE TALAŞLI İMALAT SANAYİ

Türkiye talaşlı imalat sanayine 40 yılı aşan bilgi birikimiyle hizmet veren Tezmaksan, sektörünün liderliğini üretim kapasitesine ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla sürdürüyor. Sivas’ta yer alan Türkiye Demiryolu Makinaları Sanayii AŞ den (TÜDEMSAŞ), çıkan hatlardan biri de bu noktadan 32 km mesafe uzaklıktaki Sivas Nuri Demirağ OSB’ye ulaşıyor. OSB’ye ulaştıktan sonra “branş” adı verilen kolla fabrika ile kurulacak bağlantı ise, ham madde ve ürün taşımasında düşük maliyeti beraberinde getiriyor. 5G teknolojisini entegre ettiği yeni çözümlerini kısa süre önce WIN EURASIA Fuarı’nda tanıtan Tezmaksan, imalat sektörünün geleceğine katkı sunmaya devam ediyor.

FABRİKANIN BULUNDUĞU NOKTA

Reklam

Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, “Fabrikanın bulunduğu nokta, kuzeyde 431 km’lik Samsun-Sivas hattıyla Samsun Limanı’na bağlanıyor. 880 km’lik karayolu ile İstanbul’a ve 513 km’lik karayolu ile Mersin Limanı’na ulaşım söz konusu. Bu üç stratejik ulaşım olanağı, düşük maliyetli ve hızlı Avrupa-Asya bağlantısı demek… Sivas-Malatya otoyolu ile Ankara-Kayseri hızlı tren hattı da Sivas’ın cazibesini artıran unsurlardan. Bunun yanı sıra yatırım teşvik uygulamaları kapsamında dördüncü bölgede yer alan Sivas’ta ciddi finansal destekler alıp vergi muafiyetlerinden ve ucuz enerjiden yararlanabiliyoruz. Bunun yanı sıra Tezmaksan Akademi’yi de getirerek Sivas’ın istihdamına katkı sunmayı planlıyoruz. Fabrikamız açıldığında başlangıçta 70 kişiye istihdam sağlamayı hedefliyoruz. Uzun dönem hedefimizde de bu sayıyı 150’ye çıkartmak”

OTOMASYONUN GELECEĞİNDEKİ REKABET

Endüstri 4.0’a uyum sağlamak ve otomasyonun geleceğindeki rekabette öne geçmek için 5G yatırımlarını tanıttıklarını belirten Aydoğdu, sözlerine şöyle devam etti: “Önceki jenerasyonlarına göre internetin çok daha hızlı olacağı 5G teknolojisi sayesinde üretimin boyutu da bütünüyle değişecek. Daha yüksek genişbant verimi, ultra güvenilir ve düşük gecikmeli iletişimi mümkün kılan 5G teknolojisini sistemlerimizle donatarak biz de bu sürece ilk adım atanlar arasında yerimizi alacağız. Kapasitematik’i uzaktan dijital fabrikamıza bağladığımız takdirde gelen verileri 5G görüntüleme senaryosu sayesinde inceleyeceğiz. Yerli üretim belgesine sahip Cubebox ile de 5G Arena’da gecikme ve güvenilirlik senaryosunu görüp iş süreçlerimizin kurgusunu daha doğru verilerle gerçekleştireceğiz.” dedi.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Üretim

570 BİN TON CEVHER İŞLENECEK!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Eskişehir’in Beylikova ilçesinde havacılık, savunma, uzay sanayi, biyomedikal gibi alanlarında kullanılan nadir toprak elementleri keşfinin yapıldığı sahada inceleme yaptı.

Yayınlandı

Tarih

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Eskişehir’in Beylikova ilçesinde havacılık, savunma, uzay sanayi, biyomedikal gibi alanlarında kullanılan nadir toprak elementleri keşfinin yapıldığı sahada inceleme yaptı. Dönmez, “Yıllık 570 bin ton cevheri işleyeceğiz. Bu işlenen cevherden de 10 bin ton nadir toprak oksidi elde edeceğiz. Ayrıca yine 72 bin ton barit, 70 bin ton florit, 250 ton toryum ki özellikle toryumun altını çizmek istiyorum, yeni nükleer teknolojilerde yeni yakıt olarak önümüze büyük fırsatlar, imkânlar sunacak bir elementten, madenden bahsediyoruz. Yine bu sahamızın içerisinde 250 ton toryum üretilebilir hale gelecek” diye konuştu.

DÜNYADA İKİNCİ BÜYÜK

Yetkililerin brifing vermesinin ardından tesiste ve arama sondaj galerisinde incelemelerde bulunan Dönmez, daha sonra yaptığı açıklamada, dünyanın ikinci en büyük nadir toprak elementleri sahasında bulunduklarını söyledi. Bu tesisin yakınında dünyanın en büyük bor madeni işletmesini yaptıkları sahanın yer aldığını dile getiren Dönmez, “Cumhurbaşkanımız kabine sonrası millete sesleniş programında bu keşfi açıklamıştı. Bu sahadaki çalışmalarımız tabii çok öncesine kadar gidiyor ama en somut çalışmalar, Eti Maden’e geçtikten sonra 2011’de başlıyor. Burada toplam 6 yıl içerisinde 125 bin 193 metre sondaj yapıldı ve 59 bin 121 numune toplandı. Bunların analizleri yapıldı. Analizler sonucunda da 694 milyon ton nadir toprak elementi keşfi gerçekleştirilmiş oldu” ifadelerini kullandı.

100 METRELİK GALERİ

Nadir olan şeyin her zaman için değerli olduğunu ifade eden Dönmez, dünyanın her yerinde bulunmadığı için de bunlara erişimin kolay olmadığına vurgu yaptı. Dönmez şöyle devam etti: “Son derece stratejik teknolojik ürünlerde kullanılan maddelerden bahsediyoruz. Biraz önce arkadaşlarımızla arama amaçlı bir galerinin içindeydik, yaklaşık 100 metrelik bir galeri. Bu saha yüzeye son derece yakın. Madencilik sektörüyle uğraşanlar bilirler. Dolayısıyla maliyetleriniz çok daha düşük olacak demektir. Neredeyse bir 50-100 santimetre nebati toprağı kaldırdıktan sonra cevhere ulaşıyoruz. Burada nadir toprak elementlerinin yarısından çoğu var. Yani 17 nadir element var, bunun 10’unu burada üretebilir hale geleceğiz. Bu sahamızın içerisinde 250 ton toryum üretilebilir hale gelecek.”

Reklam

İHRACAT İMKÂNINA SAHİBİZ

Yıl içinde pilot tesisin kurulumunun tamamlanacağını bildiren Dönmez, üniversitelerden işbirliği yapılan akademisyenlerle mühendislerin Ar-Ge çalışmasını tamamladıktan sonra endüstriyel üretim tesisinin inşaatına başlanacağını duyurdu. Bakan Fatih Dönmez, sahadan elde edilecek nadir elementlerle, uç ürünleri üretir hale gelmeyi hedeflediklerini belirtti. Önceliğin, Türkiye’nin endüstri ve sanayilerinin ihtiyaç duyduğu maddeleri üretmek olduğunu dile getiren Dönmez, “İhtiyacımızdan fazla olanı da yurtdışına ihraç etme imkânına sahip olacağız. İlk üründen son ürüne kadar tedarik zincirinin bütün ürünlerini burada gerçekleştirme imkânına sahip olacağız” dedi.

Okumaya Devam Et

Üretim

HİDROJENDE YOL HARİTASI YAKINDA KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK

Bakan Dönmez, “Geleceğin enerji kaynakları arasında enerji taşıyıcısı olarak yer alacak hidrojen, hem yeşil dönüşümü hızlandıracak hem enerji ithalatımızı azaltacak hem de rekabet gücümüzü artıracak önemli bir argüman olacak” dedi.

Yayınlandı

Tarih

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, son dönemde hidrojen teknolojilerinde önemli adımlar atıldığını belirterek, “Türkiye’nin hidrojen teknolojileri yol haritasını yakında kamuoyu ile paylaşacağız. Hidrojen üretimi, depolama, dağıtımı uygulamalarıyla hidrojen kullanımını içeren 5 başlık 50 eylemden oluşan strateji belgemiz, hidrojen değer zinciri oluşturulması yönünde atacağımız adımların yönünü belirleyecek.” ifadelerini kullandı.

23. DÜNYA HİDROJEN ENERJİ KONFERANSI

Dönmez, 23. Dünya Hidrojen Enerjisi Konferansı’nın açılışında yayınlanan video mesajında, bakanlığın yaklaşık 2,5 yıl önce hidrojen teknolojilerinin kullanımına ilişkin geniş katılımlı bir sektör toplantısı düzenlediğini hatırlattı. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu bünyesinde hidrojene ilişkin yürütülen çalışmalarda sona yaklaşıldığını aktaran Dönmez, “Sürdürülebilir enerji geleceğine katkısından dolayı hidrojeni, öncelikli alanlardan biri ilan ettik. Bakanlığımızın bu konudaki vizyonunu paylaştık ve sektörden gelen talepleri not aldık. Gayemiz, ekonomik kalkınma hedeflerimizden vazgeçmeden karbon nötr bir ekonomi modeli oluşturmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Dönmez, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerji alanlarında geniş bir yelpazede önemli adımlar atıldığına işaret ederek, “Şimdi hidrojen teknolojileriyle bu adımlarımızı bir adım öteye götürmek istiyoruz. Türkiye’nin hidrojen teknolojileri yol haritasını yakında kamuoyu ile paylaşacağız. Hidrojen üretimi, depolama, dağıtımı uygulamalarıyla hidrojen kullanımını içeren 5 başlık 50 eylemden oluşan strateji belgemiz, hidrojen değer zinciri oluşturulması yönünde atacağımız adımların yönünü belirleyecek.” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA PAZARLARINA HİDROJEN İHRAÇ EDEBİLECEK KONUMA GELECEĞİZ”

Reklam

Türkiye’de öncelikle yenilenebilir enerjinin üretim ve kullanım payını artıracaklarını belirten Dönmez, şunları kaydetti: “Mevcut doğal gaz hatlarımızı hidrojenle besleyeceğiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarından ve kömürden hidrojen üretimi gerçekleştireceğiz. Dünya pazarlarına hidrojen ihraç edebilecek konuma geleceğiz. Hidrojen depolama ve tutucusu olarak borun kullanımını teşvik edeceğiz. Geleceğin enerji kaynakları arasında enerji taşıyıcısı olarak yer alacak hidrojen, hem yeşil dönüşümü hızlandıracak hem enerji ithalatımızı azaltacak hem de rekabet gücümüzü artıracak önemli bir argüman olacak.”

TEKNOLOJİ GELİŞİMİ KRİTİK HEDEF

Dönmez, bu alanda teknoloji gelişimi ve yaygınlaştırılmasının kritik hedef olarak belirlediğini vurgulayarak, “Gerek mevcut kömür rezervlerimizin gerekse de yenilenebilir enerji potansiyelimizin değerlendirilmesine yönelik yürüttüğümüz Ar-Ge faaliyetlerimizle, hidrojenin hem yurt içi tüketiminin hem de yurt dışına ihraç imkanının olduğunu tespit ettik. Yenilenebilir enerjide ihtiyaç fazlasının depolanmasında suyun elektrolizi ile hidrojene geçilmesi ve kömür gazlaştırma yöntemiyle hidrojen üretilmesi için yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarımız, bu alana özgü bir yerli teknolojiyi geliştirme fırsatı sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Mevcut doğal gaz hatlarına belli miktarda hidrojen karıştırılmasıyla, bu alandaki dışa bağımlılığın da önemli oranda düşürüleceğine işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konya’da GAZBİR-GAZMER’in iç tesisatta ve yakıcılarda hidrojen kullanımına ilişkin Ar-Ge çalışması geçen yıl tamamlandı ve orada da önemli bilgiler elde edildi. Hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesi, bu alanda bir ekosistem oluşturulması ve yenilikçi teknolojilere uygulama sistematiğinin oluşturulması önümüzdeki dönem daha fazla eğileceğimiz konuların başında geliyor. Hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi, öz yeterliliğini sağlayan ve küresel ölçekte rekabetçi teknolojiler geliştiren Türkiye markasına da önemli katkılar sunacak. Stratejimizin temeli, yerlilik kriterimizi esas alarak hidrojen sanayisi sektörünü inşa etmek için gereken bütün detayları içeriyor.”

Reklam
Okumaya Devam Et

Üretim

TÜRK DONANMASI ‘MİLLİ GÖZLERLE’ GÖRÜYOR

ASELSAN, Denizgözü Ürün Ailesi kapsamında geliştirdiği milli elektro-optik sistemlerle yurt dışı bağımlılığı sonlandıracak.

Yayınlandı

Tarih

ASELSAN, Denizgözü Ürün Ailesi kapsamında geliştirdiği milli elektro-optik sistemlerle yurt dışı bağımlılığı sonlandırarak, yüksek performanslı teknolojilerle Türkiye’nin “denizdeki muhafızlarının” yeteneklerini artırdı.

Mavi vatanın güvenliğinde görev alan deniz platformları, milli olarak geliştirilen elektro-optik sistemlerle görüş sağlıyor.

ASELSAN, termal sistemler, lazer mesafe ölçer, lazer işaretleyici, lazer uyarı sistemleri, gündüz görüş kameraları ve görüntü yoğunlaştırıcılı gece görüş cihazlarının tasarım ve üretimleri ile ilgili yürütülen çalışmalarla üstün kabiliyetlere sahip elektro-optik sistemler oluşturuyor. Bu sayede görüşün zayıf veya sınırlı olduğu gece, sis, pus gibi doğal hava koşulları ile toz, duman, yangın ve kamuflaj gibi muharebe sahası koşullarında, kullanıcıların karşı unsurlara üstünlük sağlaması mümkün oluyor. Lazer sistemlerle de kullanıcıya mesafe bulma, güdüm, karşı tedbir, aktif görüntüleme ve algılama gibi konularda üst düzey imkanlar sağlanıyor.

DENİZ ARAÇLARINA UYARLANAN ÇÖZÜM

ASELSAN’ın geliştirdiği elektro-optik sistemlerin kara, hava ve deniz platformlarında geniş uygulama alanları bulunuyor. Deniz elektro-optik sistemleri ihtiyacı, yakın zamana kadar kara ve hava platformları için geliştirilen çözümlerin deniz araçlarına uyarlanması şeklinde karşılandı. Ancak bu durum, sistemlerin denizdeki başarım seviyesinin sınırlı kalmasına yol açtı. Öte yandan, bu alanda dünyada sınırlı sayıda üretici olması dolayısıyla ihtiyaç duyulan sistemlerin temininde yüksek maliyetler ve uzun teslimat süreleriyle karşı karşıya kalındı.

Reklam

ASELSAN tüm bu olumsuzlukların önüne geçebilmek amacıyla 2014 yılından bu yana elektro-optik sistemler alanında Denizgözü Ürün Ailesi oluşturmak için çalışmalara başladı. Geliştirilecek milli sistemlerle Türk ve müttefik donanmaların elektro-optik sistem ihtiyacının karşılanması amaçlandı.

YERLİ VE MİLLİ KABİLİYET

Kısa sürede yerli ve milli kabiliyetlerle geliştirilen Ahtapot, Kırlangıç, Orfoz, Martı gibi yüksek performanslı elektro-optik ürünler, botlardan Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu’ya kadar farklı tiplerdeki deniz araçlarında görev yapmaya başladı. ASELSAN Denizgözü Ürün Ailesi’nde yer alan elektro-optik sistemler, halen 6 büyük gemi, yaklaşık 50 bot ve liman savunma amaçlı olarak kullanılan insansız deniz araçlarında kullanılıyor. Bir anlamda “kör” olan dev gemiler milli sistemlerle görüyor. Söz konusu sistemler, yürütülen entegrasyon çalışmalarıyla adeta gemideki diğer sistemle konuşuyor, atış kontrol sistemiyle ortak bir atış senaryosu oluşturulması, görsel bilginin diğer gemi ve öz savunma sistemlerine aktarılması gibi temel fonksiyonları yerine getiriyor.

DENİZİN ÜSTÜ TAMAM, SIRA DENİZALTILARDA

Geminin seyri, düşman unsurlardan korunmasında temel görevi radarlar üstlenirken, anti-radyasyon ve anti-gemi füzelerinin muharebe sahasında bulunduğu durumlarda radar aktivitesinin minimuma indirilmesi gerekiyor. Bu durumda da deniz platformları için geliştirilen Piri Kızılötesi Arama Takip Sistemi ve Ahtapot gibi çözümlerin önemi ortaya çıkıyor. Bu sistemlerle geminin öz savunması azami seviyeye getiriliyor ve dışarıya yayın yapmayan tamamen pasif sistemlerle gemi kendini koruyabiliyor. Koruma bilgisinin yakın hava savunma sistemi gibi sistemlere aktarılmasıyla da tehlikenin bertaraf edilmesi sağlanıyor.

Reklam

ASELSAN, yürüttüğü çalışmalarla Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri komutanlıkları nezdinde elektro-optik alandaki tüm ihtiyaçları karşılayabiliyor. Son olarak denizaltı periskoplarında kullanılan termal kameraları millileştiren ASELSAN, böylece denizaltılar için de çözüm setleri oluşturmaya başladı. Şirket, 2014’te başlayan çalışmalar sonunda denizaltı, su üstü ve kıyı gözetlemeyi kapsayacak şekilde Denizgözü Ürün Ailesi’ni geliştirip tüm ihtiyaca cevap verebilir duruma geldi. 2022 yılı itibarıyla bu alanda yürütülen Ar-Ge ve teknoloji geliştirme çalışmalarından azami seviyede fayda sağlanır noktaya ulaşıldı.

SİLAHLI İNSANSIZ DENİZ ARAÇLARINA ÇÖZÜM YOLDA

ASELSAN, bu alanda oluşan birikimden hareketle yeni ihtiyaçlara cevap verecek çözümlere odaklanmaya başladı. Silahlı ve silahsız insansız deniz araçlarındaki hızlı gelişmeyle birlikte bu araçlarda görev yapabilecek elektro-optik sistemlere ihtiyaç duyuluyor. Keşif-gözetleme ve düşman unsurlara angaje olabilecek insansız deniz araçları için Türkiye’de 4 konsorsiyum çalışmalar yürütüyor.

Silahsız insansız deniz araçları için Denizgözü-Kırlangıç elektro-optik keşif ve gözetleme sistemini kullanıma sunan ASELSAN, öz kaynaklı Ar-Ge projesiyle de yurt dışında kullanılan, insansız hava araçlarındaki CATS’in deniz tipini ülkeye kazandırmaya çalışıyor.

Reklam
Okumaya Devam Et

web tasarımı

Reklam

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.