Bizi Takip Edin
movenpick

Sektörel

TOBB HAFTALIK EKONOMİ BÜLTENİ YAYINLANDI

TOBB’un her hafta düzenli olarak yansıttığı, Türkiye ve Dünya gelişmelerini derlediği 18-22 Temmuz arasını kapsayan Ekonomi Bülteni yayınlandı

Yayınlandı

Tarih

TOBB’un her hafta düzenli olarak yansıttığı, Türkiye ve Dünya gelişmelerini derlediği 18-22 Temmuz arasını kapsayan Ekonomi Bülteni yayınlandı

Yurtiçinde TCMB’nin politika faizini %14 seviyesinde sabit tutması, yurtdışında ise ECB’nin politika faizini 50 baz puan artırması konuşuldu.

YURT İÇİ GELİŞMELER

• Haziran 2022’de 63,4 olan mevsimsellikten arındırılmış Tüketici Güven Endeksi, Temmuz 2022’de bir önceki aya göre %7,4 artarak 68,0 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde hanenin maddi durumu endeksi %4,2, hanenin maddi durum beklentisi endeksi %12,2 ve genel ekonomik durum beklentisi endeksi %15,2 arttı.

• Haziran ayında Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), bir önceki aya göre %9,18, bir önceki yılın aynı ayına göre %110,66 artış gösterdi. İmalat sektöründe yıllık %110,62, aylık %9,21 artış gerçekleşti.

Reklam

• Mayıs ayında Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), bir önceki aya göre %5,51, bir önceki yılın aynı ayına göre %123,72 arttı. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde %67,70, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde %133,09 artış gerçekleşti.

• Haziran 2022’de Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE), bir önceki aya göre %0,66 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %148,90 arttı. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise %277,14 ile lifli bitkiler ve %184,99 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

• Haziran ayında konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,7 artarak 150 bin 509 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %27 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı %70,3 oldu.

• Haziran 2022’de bir önceki yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı* %31,2 artışla 15.861, kapanan şirket sayısı* ise %73,7 artışla 4.517 oldu.

YURT DIŞI GELİŞMELER

Reklam

• Avrupa Merkez Bankası (ECB), politika faizini beklentilerin üzerinde 50 baz puan artırdı. Böylece, politika faizi 2011 yılından bu yana ilk kez artırılmış oldu.

• Euro Bölgesi S&P Global Bileşik Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) Temmuz ayında 49,4 seviyesine geriledi. Beklentiler 51,0 olması yönündeydi.

 • Euro Bölgesi yıllık Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) nihai verisi %8,6 oldu. Endeks aylık bazda ise %0,8 artış kaydetti.

• Euro Bölgesi öncü verilere göre Tüketici Güven Endeksi, Temmuz ayında -27,0 oldu. Böylece endeks, tarihi düşük seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

• Euro Bölgesi inşaat üretimi, Mayıs ayında bir önceki aya göre %0,4 arttı.

Reklam

• ABD Üretim Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI), Temmuz ayında aylık bazda 0,4 puan azalarak 52,3’e geriledi. Endeks, 2 yılın en düşük seviyesine gerilemiş oldu.

• ABD’de mevcut konut satışları, Haziran ayında aylık bazda %5,4 azalarak Haziran 2020’den bu yana en düşük seviyeye geriledi.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sektörel

PETROL OFİSİ’NDE YENİ GENEL MÜDÜR ATAMASI GERÇEKLEŞTİ

Petrol Ofisi, Genel Müdür Selim Şiper’in icra dışı göreve geçeceğini ve halen CFO olarak görevine devam etmekte olan Mehmet Abbasoğlu’nun, yeni Genel Müdür olarak atandığını açıkladı.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye akaryakıt ve madeni yağlar sektörlerinin lideri Petrol Ofisi, Genel Müdür Selim Şiper’in 1 Eylül 2022 tarihi itibarı ile icra dışı göreve geçeceğini ve halen CFO olarak görevine devam etmekte olan Mehmet Abbasoğlu’nun, bu tarih itibarı ile yeni Genel Müdür olarak atandığını açıkladı. 

Beş yıl boyunca görevini sürdürmüş olan Selim Şiper, bu süre zarfında Petrol Ofisi’nin marka değerinin artırılmasına ve Petrol Ofisi’nin sektör liderlik hüviyetinin perçinlenmesine liderlik etmiştir. Kendisi Petrol Ofisi’inin Yönetim Kurulu üyesi olarak görevine devam edecek ve aynı zamanda Vitol’ün Afrika dağıtım iştiraki olan Vivo Energy şirketinin de Yönetim Kurulu’na dahil olacaktır.

MEHMET ABBASOĞLU’NUN 30 YILI AŞKIN TECRÜBESİ

Görevi devralan Mehmet Abbasoğlu özellikle finans, telekomünikasyon ve enerji sektörlerini içeren otuz seneyi aşkın tecrübeye sahiptir. Kendisi Vitol’e 2016 yılında Londra’da çalışmakta bulunduğu Société Générale firmasından katılmış ve Vitol’ün Petrol Ofisi’ni satın almasının akabinde şirketin CFO’su olarak görevine devam etmiştir. Mehmet Abbasoğlu bundan önceki görevlerinde sırasıyla Macquarie, J.P. Morgan ve Turkcell şirketlerinde üst düzey yönetici olarak çalışmıştır. Petrol Ofisi’ne katıldığı zamandan bu yana Mehmet Abbasoğlu finansal yeniden yapılanma ve dijitalleşme, bireysel kredi ve finansal teknoloji iştiraklerinin kurulması, enerji arzı çeşitliliği ve akaryakıt dışı servislerin geliştirilmesi gibi atılımların gerçekleşmesine önderlik etmiştir.

“MÜKEMMEL LİDERLİĞİNDEN DOLAYI MİNNET DUYUYORUZ”

Reklam

Petrol Ofisi Yönetim Kurulu ve Vitol Yatırımlar Bölümü Başkanı Javed Ahmed şu açıklamayı yapmıştır: “Selim Bey’e geçtiğimiz beş sene boyunca gösterdiği mükemmel liderliğinden dolayı minnet duyuyoruz. Petrol Ofisi bu süre zarfında pazar liderliğini geliştirmiş ve hızlı büyüyen bir pazarda bulunmanın ve enerji dönüşüm sürecinin gereklerini başarıyla yerine getirmiştir. Kendisinin bu konuda olan birikiminden yönetim kurulu seviyesinde faydalanmaya devam edeceğimizden memnuniyet duyuyoruz.”

Javed Ahmed ek olarak şu açıklamada bulundu: “Mehmet Bey’in de yeni göreve atanmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kendisinin yönetim ekibi ile Petrol Ofisi’nin gelişiminin yeni safhasında çalışacak olmaktan çok heyecanlıyız.” 

Okumaya Devam Et

Biyoteknoloji

BİYOTEKNOLOJİ SEKTÖRÜNE ÇARPAN ETKİSİ

Sektöre inovatif bir yön verecek olan Biyoteknoloji Vadisinin kuruluş süreçlerinde sona gelindi. ÇED raporları alınan ve tüm teknik çalışmaları tamamlanan Vadi, kısa süre içinde ihtisas OSB olarak tüzel kişilik kazanacak.

Yayınlandı

Tarih

ÇED raporları alınan ve tüm teknik çalışmaları tamamlanan Biyoteknoloji Vadisi, kısa süre içinde ihtisas OSB olarak tüzel kişilik kazanacak.

BÜYÜK PROJEDE SONA GELİNDİ

Sektöre inovatif bir yön verecek olan Biyoteknoloji Vadisinin kuruluş süreçlerinde sona gelindi. ÇED raporları alınan ve tüm teknik çalışmaları tamamlanan Vadi, kısa süre içinde ihtisas OSB olarak tüzel kişilik kazanacak.

YÜKSEK İHRACAT DEĞERİ

Başta sağlık, tarım, çevre olmak üzere pek çok alan için büyük önem taşıyan biyoteknoloji sektörü, endüstri ekosistemini şekillendiriyor. Yüksek vasıflarda istihdam sağlayan, yüksek AR-GE yoğunluğu olan işletmelerden oluşan, araştırma merkezleri, üniversiteler ve hastaneler ile iç içe faaliyet gösteren biyoteknoloji sektörü, ithal edilen biyoteknolojik ürünlerin yurt içinde yerli ve milli üretimine kapı açıyor. Dünyada endüstriyel biyoteknoloji pazarı 350 milyar doları aşarken, Türkiye de her geçen gün bu pazara dâhil oluyor. Türkiye’de ihraç edilen ürünlerin kilogram başına bedeli 1,28 dolar, gelişmiş ülkelerde 5 dolar düzeyinde olurken; biyoteknolojik ürünlerin kilogram başına ihracat değerinin 10 bin dolar ile 675 bin dolar arasında değiştiği kaydediliyor. İstanbul Tuzla’da kurulması planlanan “Biyoteknoloji Vadisi” projesi, yakın zamanda tüzel kişilik kazanarak ihtisas OSB statüsüne kavuşacak.

ONAY AŞAMASINDA

Reklam

Biyoteknoloji girişimcilerinin çatı kuruluşu olan Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD), sektörün AR-GE ve teknolojik altyapısını sağlam zemine oturtmak için Biyoteknoloji Vadisini hayata geçirecek. Farklı sektör paydaşlarının yakın ve koordineli çalışmasına olanak tanıyacak Vadi, sektörel bir inovasyon sistemi inşa edecek. 5 milyar dolarlık dev proje, 150 sanayi kuruluşu ve 250 start-up ile biyoteknoloji sektörünün kalbi olacak. Binlerce kişiye istihdam sağlaması hedeflenen Biyoteknoloji Vadisi için yürütülen çalışmalar, kısa sürede somuta dönüşecek. Sektörün yeni nesil üretim üssü Biyoteknoloji Vadisi projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu olumlu olarak çıktı. Tüm teknik çalışmaları tamamlanan proje, onay aşamasına geldi.

NİTELİKLİ İSTİHDAM

262,5 hektarlık bir alanda kurulması planlanan Biyoteknoloji Vadisinde, ağırlıklı olarak yüksek nitelikli personel istihdam edilecek. İki bini lisans ve lisansüstü eğitim almış AR-GE çalışanı olmak üzere toplam 20 bin kişinin istihdam edilmesi hedeflenen Vadide üretilecek olan ürünlerin, yüzde 60’ının ihraç edilmesi planlanıyor. Biyoteknoloji Vadisinde faaliyet gösterecek firmaların yüzde 45’inin sağlık, yüzde 25’inin gıda, tarım ve hayvancılık, yüzde 10’unun çevre ve yüzde 20’sinin endüstriyel alanda faaliyet gösteren firmalardan oluşması planlanıyor. Burada, biyoteknolojik milli ilaç ve milli aşı, biyomedikal tıbbı ürün, nitelikli ve tıbbı bitki ve tohum, biyolojik ham madde, antibiyotik, fonksiyonel gıda katkı maddeleri, tanı kitleri, DNA izolasyon kitleri, moloküler genetik kitler, kemik tozu ve kemik grefti, biyosensör ürünler, biyoaktif ortez protezler, spinal implantler,  embriyo, antikor, pigment, insülin, hemoglabin, biyomoleküller, terapötik protein, enzim, bakteri, vitamin, plazminojen aktivatörü gibi ürünler geliştirilerek, ithalatın önüne geçilecek.  

İHTİSAS OSB STATÜSÜ

Küçüklü büyüklü pek çok firmanın yer almak için başvuruda bulunduğu Biyoteknoloji Vadisinde, katılımcılar diğer sanayi dallarına sağlanan teşviklerden daha yüksek oranlarda teşvik alma imkânına sahip olacak. İhtisas OSB statüsü taşıyacak olan Vadide, teknoloji geliştirme bölgesi, AR-GE merkezleri, teknoloji transfer ofisleri, lise ve üniversite düzeyinde mesleki eğitim kurumları, temel bilimler uygulama enstitüsü, test ve kalibrasyon laboratuvarları ile belgelendirme firmaları gibi AR-GE ve ÜR-GE işletmeleri ile hizmet destek birimleri yer alacak. Tüm altyapı ve hizmetleri katılımcısına eksiksiz olarak sunacak olan Biyotekloji Vadisinde, OSB SCADA merkezi, atık su arıtma tesisi, OSB atık transfer binası, mesleki eğitim merkezi, iş geliştirme merkezi gibi birimler de olacak.

Okumaya Devam Et

Biyoteknoloji

BİYOSAD, SEKTÖR FİRMALARINA YÖN GÖSTERİYOR

BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çömlek, BİYOSAD’ın KOBİ’lerin yerli üretimde üstlendikleri rolün artması gerektiğini belirtti.

Yayınlandı

Tarih

KOBİ’LERİN REHBERİ

Farklı sektörlere yapılan yatırımların biyoteknoloji sektörüne yöneltilmesi amacıyla yatırım kanallarının ve biyoteknoloji firmalarının bir araya getirilmesi etkili olacağını kaydeden BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çömlek, BİYOSAD’ın KOBİ’lerin yerli üretimde üstlendikleri rolün artması gerektiğini belirtti.

YATIRIMLAR ARTACAK

Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çömlek, Derneklerinin, biyoteknoloji sektöründeki KOBİ’lerin yerli üretimde üstlendikleri rolün hakkını verebilmeleri için planlanmış master plana göre sürdürülebilir, çevreci, etkin ve verimlilik esasına dayalı proje odaklı gelişimi benimsediğini söyledi. Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Sağlık Teknokenti AŞ (Teknopol İstanbul) Genel Müdürlüğü görevini de yürüten Dr. Öğr. Üyesi Çömlek, “BİYOSAD gibi büyük ve önemli bir oyuncunun biyoteknoloji sektöründe lider rolünü üstlenmesi bekleniyor. Mevcut imkânları bir araya getirerek birlikte hareket edebilecek yönetim tarzı uygulandığında, ülkemiz ihracat kapasitesini artıracak adımları atıyor olacaktır” dedi. Sektördeki yatırımların artması için biyoteknoloji firmalarının bir araya getirilmesinin etkili olacağını belirten BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Çömlek, farklı sektörel buluşmaların, kümelenmelerin, STK’lar ve kurumlar ile iş birliği projelerinin ve konferans gibi etkinliklerin önemine dikkat çekti.

ÖNCÜ GÖREV ÜSTLENDİ

Reklam

BİYOSAD’ın biyoteknoloji sektörü için taşıdığı önem hakkında bilgi verir misiniz?

BİYOSAD’ın kuruluş amacı; ülkemiz için stratejik öneme haiz sektörlerden biri olan biyoteknoloji sektörünün önünü açacak projelerle yerli ve milli üretimi artırarak, ülke ekonomisine ve ülkenin kalkınmasına önemli derecede katkılar sağlamaktır. Bu amaca ulaşabilmek için BİYOSAD sanayi temsilcilerini, girişimcileri ve yatırımcıları, konunun uzmanı olan akademisyenleri ve destek sağlayan kamu kurumlarını bir araya getiren bir ekosistem oluşturulmasında öncü bir görev üstleniyor.

BİYOSAD, biyoteknoloji KOBİ’lerinin yerli üretimde üstlendikleri rolü arttırmak için nasıl bir yol haritası çiziyor?

BİYOSAD, biyoteknoloji sektöründe KOBİ’lerin yerli üretimde üstlendikleri rolün hakkını verebilmeleri için planlanmış master plana göre sürdürülebilir, çevreci, etkin ve verimlilik esasına dayalı proje odaklı gelişimi benimsiyor. Bu çerçevede öne çıkan, sanayici ve akademisyenleri bir araya getirecek kamu destekli üniversite-sanayi iş birliklerinin teşvik edildiği, dinamik bir üretim modeli ve bununla birlikte geleceğe dönük katma değeri yüksek ürünlerle üst düzeyde gelir hedefleyen bir iş modeli geliştirmeyi hedefliyoruz. Burada elde edilen kazancın, firma kârını artırmasının ötesinde yeni yatırımlara kaynak oluşturması, sektördeki yeni girişimcilere can suyu olması ve özellikle de yenilikçi AR-GE projelerine ulusal ve uluslararası fon teşkil etmesi ve böylelikle sinerji oluşturmak suretiyle biyoteknoloji başta olmak üzere ilgili tüm sektörlerde üretim yapan KOBİ’lerin güçlenmesine olanak tanıyacaktır.

PAYDAŞLARLA GÜÇ BİRLİĞİ

Reklam

Türkiye’nin biyoteknoloji sektörünün genel bir resmini çizer misiniz? Biyoteknoloji yatırımlarını attırmak için sizce neler yapılmalıdır?

Biyoteknoloji sektörü küresel piyasada sağlık pazarı başta olmak üzere gıda, tarım ve hayvancılık, ilaç ve eczacılık, çevre endüstrileri ve günümüzde yaşanan pandeminin de ortaya koyduğu gibi biyoteknolojik savaş ve terör konusunda giderek artan öneme ve büyüklüğe sahip. Elde edilen veriler incelendiğinde; biyoteknoloji sektörünün daha çok ABD, Almanya, Hollanda, Japonya, Güney Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi ülkeler tarafından domine edildiğini, ülkemizde yetişmiş insan kaynağı, makine ekipman ve gerekli altyapı bulunmasına rağmen bu pazarda hak ettiği payı alamadığını görüyoruz. BİYOSAD gibi büyük ve önemli bir oyuncunun biyoteknoloji sektöründe lider rolünü üstlenmesi bekleniyor. Mevcut imkânları bir araya getirerek birlikte hareket edebilecek yönetim tarzı uygulandığında, ülkemiz ihracat kapasitesini artıracak adımları atıyor olacaktır. Türkiye’nin yurt dışında biyoteknoloji alanındaki imajının geliştirilebilmesi için birtakım tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi gerekiyor. Bu faaliyetler ülkemizde yer alan ve önemli ölçüde biyoteknolojik ürün geliştiren firmaların yurt dışı fuarlarına katılımlarını sağlanması, yurt içinde bu konuda farkındalık yaratacak eğitimler ve etkinliklerin düzenlenmesi ve ikili iş birliği stratejilerinin oluşturulmasıdır. Farklı sektörlere yapılan yatırımların biyoteknoloji sektörüne yöneltilmesi amacıyla yatırım kanallarının ve biyoteknoloji firmalarının bir araya getirilmesi etkili olacaktır. Bu amaçla farklı sektörel buluşmalar, kümelenmeler, üniversite-sanayi AR-GE iş birliği çerçevesinde ilgili STK’lar ve kurumlar ile iş birliği projeleri, konferanslar, çalıştay ve seminerler, diğer özel endüstri bölgeleriyle ikili iş birlikleri, ulusal ve uluslararası heyet görüşmeleri gibi organizasyonları önemle ve sıklıkla icra ederek teknolojideki gelişmeleri yakından takip ederek tüm paydaşlarına önemli katkı sağlayacaktır. BİYOSAD bünyesinde ülkedeki AR-GE ve tasarım merkezleri, teknokentler, teknoloji geliştirme merkezleri, kuluçka merkezleri, belediyeler ve özel sektörün kurmuş oldukları bilim merkezleri gibi nitelikli yapılarla entegre olarak sektörel bazda var olan problemlere hızlı çözümler elde etmek üzere projeler geliştirilecektir.

TEKNOLOJİ ODAKLI

BİYOSAD tarafından kurulan Biyoteknoloji Vadisi tamamlandığında hangi fonksiyonlar içinde yer alacak, bilgi verebilir misiniz?

Biyoteknoloji Vadisi, modern ve çevreci mimarisi ile organize sanayi bölgeleri ve nitelikli endüstri bölgelerinin içinde bulundurması gereken unsurları bünyesinde inşa edecek. Yine teknolojiyi önde tutarak nesnelerin interneti (IOT), Web3, Metaverse gibi yeni kavramları içselleştiren ve her bir ögesinde teknolojiyi öne çıkaran mühendislik yapılarını bünyesinde barındıracak. Ulusal ve uluslararası etkinliklere olanak tanıyan konumu itibariyle biyoteknoloji alanında akademik ve entelektüel oluşumlara yakın olması sebebiyle konu odaklı teknoloji geliştirme bölgesi, kuluçka merkezi ve serbest bölge gibi alt birimler ihtiva ederken, kendi oluşturduğu teknogirişim sermaye fonu ile risk sermayesi ve melek yatırımcı ağlarını da bünyesinde barındırması da bekleniyor. Biyoteknoloji alanında ihtiyaç duyulan küçük sanayiye hizmet edecek dükkanlar ve ortak kullanıma müsait atölyeler, laboratuvarlar, test ve kalibrasyon merkezleri, sterilizasyon tesisleri, depo ve antrepolar, arıtma tesisleri gibi unsurlar içermesi planlanıyor. Hastane, konaklama, restoran ve yemekhane, sosyal tesisler, çocuk bakım evleri, postane, itfaiye, ibadethaneler, parklar gibi sosyal donatı alanlarının olacağı Biyoteknoloji Vadisinin, kullanıcılarını bölgede var olmaktan keyif aldıran bir ambiyansa sahip olması hedefleniyor. Bölge yönetiminin tüm sanayicilere, girişimcilere ve diğer paydaşlara tatmin edici olanaklar sunduğu dinamik bir yönetim anlayışının hâkim olması bekleniyor.

Reklam

BİYOSAD’ın önümüzdeki dönemlerde geliştirmeyi planladığı yeni projeler nelerdir? Dernek olarak hedeflerinizi anlatır mısınız? Global piyasalardaki hedefleriniz ne olacak?

Yerli ve milli üretimin yurt dışı pazarlarda tanıtımını yapmak, sergi ve fuarlarda ülkemizin biyoteknoloji imkân ve kabiliyetlerini global pazar temsilcilerine sunabilmek, yatırım sermayesini Biyoteknoloji Vadisi’nde yürütülecek ortak projeler için çekebilmek, BİYOSAD aktörlerinin de pazarda emin adımlarla yürüdüğünü ve kısa sürede dünya pazarında önemli yer edineceğini hissettirmek önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte dünya genelinde klinik çalışmalara verilen önem artarken, ürünlerin akreditasyonu ve sertifikalandırılması da bir o kadar önem kazanıyor. Biz de Biyoteknoloji Vadisi’nde bu yetenekleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Girişimcilerin yerinde AR-GE, eğitim, test, kalibrasyon ve sertifikasyon gibi süreçlerinde yaşayacağı zorluklarda onlara çözüm üreten bir partner olarak yanlarında olacağız ve süreçleri hızlandıracağız.

Okumaya Devam Et

web tasarımı

Reklam

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.