Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Türk iklimlendirme sektörü dünya sahnesinde büyük bir çıkışa hazırlanıyor!

Türk iklimlendirme sektörü, artan iç hava kalitesi talepleri ve global pazar dinamikleriyle Türkiye'nin sektördeki rolü hızla güçleniyor.

İklimlendirme sektörü, iç hava kalitesi ve konfor gibi artan taleplerle dünya genelinde önemli bir pazar çekiciliği sunuyor. Türk iklimlendirme sektörü, üretim kapasitesi, yeni teknolojilere adaptasyon hızı ve ihracat gücüyle yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor. İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, sektörün hızla yükselen marka değerine dikkat çekerek Türkiye'nin global iklimlendirme pazarında önemli bir oyuncu olmaya hazırlandığını vurguladı. COVID-19 sonrası yeniden şekillenen sektörel yapılar ve tedarik ağlarının, Türk iklimlendirme sektörünü uluslararası alanda daha da öne çıkaracağı öngörülüyor.

Türkiye genelinde ortalama ihracat birim fiyatı 1 USD iken, iklimlendirme sektöründe bu rakam 4.6 USD seviyesinde bulunuyor. Bu veri, iklimlendirme sektörünün Türkiye ihracatına ve ülke markasına sağlayabileceği potansiyeli gözler önüne seriyor. İç pazarda artan ilgi, Türkiye'nin jeopolitik konumu, üretim gücü, lojistik avantajlar ve güçlü müşteri hizmetleri gibi faktörler, sektörün önemini artırıyor ve yabancı yatırımcılar için cazip hale getiriyor. Türk iklimlendirme sektörü, global ihracatın üst sıralarında 19. sıraya yükselmiş durumda ve bu başarının sürdürülebilir olması için stratejik bir yol haritası izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Mehmet Şanal, sektördeki ihracat potansiyelinin artırılması için önemli adımlar atıldığını belirterek, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye İklimlendirme Meclisi'nin önderliğinde hazırlanan "İklimlendirme Sektör Stratejisi Raporu"na atıfta bulundu. Şanal, bu rapora göre sektör temsilcilerinin yüzde 18.2'sinin yeni teknolojiye sahip ürün ve hizmetler geliştirmeyi öncelikli stratejik hedef olarak belirlediğini açıkladı. Bu hedef doğrultusunda sektörde katma değerli ürün segmentinde öne çıkma ve global rakiplerle rekabet edebilme kapasitesinin artacağına inandığını ifade etti. İhracat yapan sektör firmalarının büyük bir kısmının yüksek ihracat payına sahip olduğunu vurgulayan Şanal, bu oranın arttırılmasının ve global müşteri memnuniyetinin sağlanmasının önemine değindi.

Sektörün büyüme hızının arttığına ve bu büyümede ihracatın kritik rol oynadığına dikkat çeken Şanal, Strateji Kitapçığı'nda sektör temsilcilerinin yüzde 36.1'inin son üç yıldaki ortalama yıllık büyüme oranının yüzde 11'den fazla olduğunu belirtti. Bu verilere dayanarak, büyümenin anahtarının ihracat ve markalaşma olduğuna işaret etti. Düzenli ihracat yapan firma sayısının artması ve ihracat yapılan ülkelerdeki şubeleşmenin yükselmesi, sektör açısından umut verici gelişmeler olarak değerlendiriliyor. Türk iklimlendirme sektörünün kalite, satış sonrası hizmetler ve yeni ürün sunma hızındaki güçlü performansı, markalaşma sürecine büyük katkı sağlıyor. Karbon emisyonunun azaltılması ve sürdürülebilirlik konusundaki başarılı performans da pazar çekiciliğini artıran bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Tüm bu fırsatlar değerlendirildiğinde, Türk iklimlendirme sektörünün global arenada gerçek marka değerini ortaya koyabileceği düşünülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi