Bizi Takip Edin
movenpick

İhracat

TÜRKİYE 50 YILDIR ENZİM İTHAL ETTİĞİ ÜLKELERE İHRACAT YAPIYOR

Cumhuriyet tarihinin ilk izinleriyle kurulan enzim üretim tesisi Türkiye’nin bu alanda güçlenmesine destek veriyor.

Yayınlandı

Tarih

Cumhuriyet tarihinin ilk izinleriyle kurulan enzim üretim tesisi Türkiye’nin bu alanda güçlenmesine destek veriyor. Tesisteki üretimle hem Türkiye’nin ihtiyacı karşılanıyor hem de ihracat yapılıyor. Yakın dönemde Türkiye’nin yıllık 150 milyon dolarlık enzim ithalatının tamamen karşılanacağı planlanıyor.

İki yıl önce Türkiye’nin ilk enzim fabrikası olarak Tuzla OSB’de faaliyetlerine başlayan tesis, yıllık 150 milyon dolar ithal edilen enzimde yerlileşmeye kapı açtı. Cumhuriyet tarihinin ilk izinleriyle kurulan LIVZYM Biyoteknoloji üretim tesisinde, hem ülke ihtiyacı karşılanıyor hem de ihracat yapılıyor. LIVZYM Biyoteknoloji’nin kurucusu Serdar Uysal, dünyada bu alanda çok az üretici bulunduğunu söyleyerek Livzym’in bu bölgede tek üretici konumunda yer aldığını vurguladı.

Biyolojinin teknolojik olarak kullanıldığı bir teknoloji alanı olan biyoteknolojinin dünyada yaklaşık 350 milyar dolarlık hacmi olduğunu belirten Uysal, bunun temel olarak iki sac ayağı olduğunu söyleyerek, “Bunlar Rekombinant DNA ve hassas fermantasyon teknolojileri üzerine inşa olmuş bir alan. İçerisinde probiyotiklerin, amino asitlerin, vitaminlerin üretimi ve birde enzimler var” dedi.

 “BU BÖLGEDE TEK ÜRETİCİ KONUMUNDAYIZ”

Enzimlerin biyoteknolojinin en zor uygulamalarından bir tanesi olduğunu vurgulayan Serdar Uysal, Türkiye’nin bu alanda 150 milyon dolar ithalat yaptığını, bölgesel olarak ise sektörün 2 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olduğunu söyleyerek, “Dünyada çok az yerde oluşturulabilen bir iş kolu, dünyada çok az üretici var ve bu bölgede üretici bulunmuyor. Livzym bu bölgede tek üretici konumunda” diye konuştu.

Reklam

“LİVZYM’İN ALDIĞI İZİNLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNDE ALINAN İLK İZİNLERDİR”

Bu alanın çok ağır süreçlerden geçerek regüle edildiğinin altını çizen Uysal, “Livzym’in aldığı izinler Türkiye Cumhuriyeti tarihinde alınan ilk izinlerdir. Bu konuda kamu ve bürokrasinin çok ciddi desteğini aldık. Almış olduğumuz ilk izinler Resmi Gazete’de yayımlanıyor ve böylece bu destekle açtığımız bu yolda, bizden sonra benzer teknolojilerle birileri izin almak istediğinde elimizde çok net bir yol haritası artık var” dedi.

“TÜRKİYE 50 YILDIR ENZİM İTHAL ETTİĞİ AVRUPA ÜLKELERİNE BUGÜN ENZİM İHRAÇ EDİYOR”

Tesisteki çalışmalara değinen Uysal, “Tesisi kendi know-how’ımızla inşa ettik, ölçeği bir miktar küçük başlamak zorundaydık. Türkiye ihtiyacının bir miktarını karşılayacak seviyede başladık. Şu anda tesisi 60 bin litreden 160 bin litreye çıkardık, yıl sonuna kadar yaklaşık 500 bin litreye çıkarıyoruz. Bu Türkiye’nin ithalatının yarısını karşılayabilecek bir kapasitesi demek. Yalnız sadece yurt içine değil, yarı yarıya ihracat da yapıyoruz. Türkiye 50 yıldır enzim ithal ettiği Avrupa ülkelerine bugün enzim ihraç ediyor” şeklinde konuştu.

“GIDA KRİZİNE ENZİMLER ÇARE OLABİLİR”

Reklam

Yakın gelecekte oluşabilecek gıda krizine enzimlerin biraz da olsa çare olabileceğine dikkat çeken Uysal, “Enzim üretiminde mikroorganizmaların güçlendirilmesi, bunun fermantasyonla üretim işlemlerinin güçlendirilmesi, geliştirilen mikroorganizmaya malzeme ürettilebilmek için endüstriyel skalada fabrika kurulumu, sonra da üretim yapılmasından oluşan 4 aşamayı şirket bünyesinde çözdüğümüz için önümüzde 10 yıl içerisinde 300 milyar dolar hacme ulaşması yeşil gıda teknolojilerine giren fermantasyon ürünlerinin üretimi için de Livzym’i konumluyoruz. Enzim üreterek gıda arzının artırılmasına katkı yapabiliriz. Dünyada oluşturulacak ekonomik değere bu ürünleri üreterek bir üs olma misyonunun ifa ediyoruz” dedi.

 “ALTERNATİF PROTEİN ALANIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”

2050 yılında alternatif protein pazarının 1 trilyon dolara ulaşacağının beklendiğini söyleyen Uysal, Türkiye’nin bu pazardan yüzde 10’luk bir pay almasının bile çok önemli olduğunu vurguladı. Uysal, “Türkiye yüzde 10’luk pay alsa 100 milyar dolarlık ekonomik değer oluşturmuş olur. Ben ve ekibim bir yandan enzim üretiminde Türkiye’nin ihtiyacını karşılamak, bir yandan da alternatif protein alanıyla ilgili çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

Dünyada çok az ülkenin sahip olduğu bir yetkinliğe sahip olunduğunu vurgulayan Uysal, “Bitkisel tabanlı etlerin normal etler gibi aynı kalitede aynı tecrübede olması gerekiyor ki, insanlar hayvansal etin yerine bunu yesinler. Tadını enzimlerle sağlıyorsunuz, ete görüntüsünü veren proteini mikroorganizmalara ürettirebiliriz. Türkiye hayvansal olmayan süt, yumurta, et üretimiyle uğraşmayabilir fakat bunların içine girecek olan proteinlerin üretiminde çok ciddi yer alabilir. Dünyada çok az ülkenin sahip olduğu bir yetkinliğe sahibiz” şeklinde konuştu.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İhracat

“ASGARİ ÜCRET ARTIŞI ZORUNLULUKTU”

Egeli ihracatçılar, “Asgari ücret artışı zorunluluktu. Sabit gelirli insanımızın bu hayat pahalılığına karşı korunması gerekliydi” değerlendirmesinde bulundu.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye’de 10 milyon çalışanı direkt ilgilendiren, diğer çalışanların ücretlerinde baz alınan asgari ücretin 2022 yılı içinde ikinci kez artışla 5 bin 500 TL olmasına Egeli ihracatçılar, “Asgari ücret artışı zorunluluktu. Sabit gelirli insanımızın bu hayat pahalılığına karşı korunması gerekliydi” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de ilan edilen enflasyon ile hissedilen enflasyon rakamları arasında belirgin bir fark olduğu tespitinde bulunan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Türkiye’de 10 milyonu aşkın çalışanımız aileleriyle birlikte asgari ücretle geçimini sağlamak durumunda. İhracatçılar olarak Türkiye’nin uluslararası piyasalarda katma değerli ürünlerle öne çıkmasını arzu ediyoruz. Ülkemizin ucuz iş gücüyle anılan ülkeler arasından sıyrılması en büyük beklentilerimizden birisi” diye konuştu.

Türkiye’nin son 1 yıldır uyguladığı ekonomi politikalarının doğru sonuçlar vermediğinin görüldüğüne vurgu yapan Eskinazi sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye, ekonomi politikalarını gözden geçirmeli. 2021 yılı Eylül ayında Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 19 iken, USD/TL kuru 8,65, enflasyon ise; yüzde 19,58 seviyesindeydi. MB’nin politika faizini kademeli olarak yüzde 14’e indirmesi sonrasında enflasyon TÜİK verilerine göre TÜFE’de Mayıs ayı itibariyle yüzde 73,5’e, Yİ-ÜFE’de yüzde 132’ye çıktı. Türkiye’nin kredi ödeyebilme durumunu gösteren ve risk primi olarak ifade edilen 5 yıllık CDS göstergesi 800 baz puanı aştı. Bu 2008 sonrasındaki en yüksek seviyeyi ifade ediyor. Türkiye, borç stokunu yönetme kabiliyetini kaybetmemek için piyasalara güven vermeli.”

“Ekonomi algı yönetimidir” şeklinde konuşan Eskinazi, “Türkiye 1 yıl içinde seçime gidecek. Mevcut ekonomik sistemde iyileşme istiyorsanız enflasyonu kontrol altına almak gerekiyor. Bunun içinde sıkı bir para politikası uygulamak lazım” diyerek görüşlerini noktaladı.

Okumaya Devam Et

İhracat

ORDU’DAN 76 ÜLKEYE KEDİ KUMU İHRACATI

BENTAŞ firması, faaliyete geçtiği 2009 yılından bu yana bölgedeki bentonit madenini işleyerek kedi kumu üretiyor.

Yayınlandı

Tarih

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ordu’da çıkarılan bentonitten kedi kumu üreterek 76 ülkeye ihracat yapan BENTAŞ’ı ziyaret etti. Bakan Varank, “Türkiye’de fabrika mı var?” diyerek eleştiri yapanlar olduğunu belirterek, “Tesisin günlük 40 tır yükleme kapasitesi var, şu anda günlük 35 tır kedi kumunu yükleyerek yurt dışına ihraç ediyorlar. Türkiye’de üretim var mı yok mu? Fatsa’ya gelsinler, Fatsa’dan yurt dışına neler satılıyor görsünler” dedi.

70 MİLYON DOLAR İHRACAT GELİRİ

Kentte 2007’de kurulan BENTAŞ firması, faaliyete geçtiği 2009 yılından bu yana bölgedeki bentonit madenini işleyerek kedi kumu üretiyor. Fatsa Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) 350 kişinin çalıştığı firma, bu yıl 200 bin ton üretim ve 70 milyon dolar ihracat geliri hedefliyor.

76 ülkeye ihracat gerçekleştirerek ülke ekonomisine katkı veren firma, bu yıl eylülde açmayı planladığı beşinci üretim tesisiyle istihdam rakamını 400’e çıkarmayı amaçlıyor. Firmayı ziyaret eden Bakan Varank, firmanın çok ciddi ihracat yaptığını, büyük bir üretim tesisine sahip olduğunu söyledi.Katma değerli ürünlerle Türkiye’yi kalkındırmanın derdinde olduklarını vurgulayan Varank, şöyle devam etti: “Bentonit gibi bir maden burada işlenerek gerekli Ar-Ge çalışmalarıyla çok ciddi bir ürüne dönüştürülmüş ve şu anda çok ciddi ihracat yapılıyor. Bu seneki ihracatlarını sordum, bugüne kadar yaklaşık 15 milyon dolarlık kedi kumu ihracatı yapılmış ve bunun üç katı kadar daha, sene sonuna kadar hedefleri var. Gerçekten Ordu’muzda, Fatsa’da böyle katma değerli bir işe imza atılmış olması, firmalarımızın bu işe yatırım yapıp katma değer oluşturması, kendi markalarını ortaya çıkarmaları Türkiye’nin her yerinde üretim ekonomisinin geldiği noktayı göstermesi açısından çok değerli ve önemli.”

“KENDİNİZİ BİR ADIM ÖNE ÇIKARMANIN YOLU…”

Reklam

Bakan Varank, böyle katma değerli bir işe imza atılmasının, Türkiye’nin her yerinde üretim ekonomisinin geldiği noktayı göstermesi açısından önemli olduğuna işaret ederek, “Firmamızın Ar-Ge Merkezi olma talebi var. İnşallah bakanlıkta arkadaşlarımız onu değerlendirecek çünkü bu sektörde kalıcı olmanın yolu, kendinizi bir adım öne çıkarmanın yolu hep Ar-Ge’ye yatırım yapmaktan geçiyor.” diye konuştu.

“FATSA’DAN YURT DIŞINA NELER SATILIYOR GÖRSÜNLER”

“Türkiye’de fabrika mı var?” diyerek eleştiri yapanlar olduğunu belirten Varank, “Tesisin günlük 40 tır yükleme kapasitesi var, şu anda günlük 35 tır kedi kumunu yükleyerek yurt dışına ihraç ediyorlar. Türkiye’de üretim var mı, yok mu? Fatsa’ya gelsinler, Fatsa’dan yurt dışına neler satılıyor görsünler.” dedi.

Varank, bölgede sektörle ilgili farklı firmaların da olduğunu kaydederek, “Bu sektörü inşallah Türkiye’de büyütürüz, yüzde 80-90 ihracata çalışan bir sektörden bahsediyoruz. Ben firmayı gerçekten tebrik ediyorum.” ifadesini kullandı.

“PANDEMİYİ ÇOK İYİ DEĞERLENDİRDİK”

Reklam

Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Ömür de yaptıkları Ar-Ge çalışmalarının karşılığını almanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını dile getirerek, “İhracat rakamlarımız Bakanımızın açıkladığı gibi artıyor. Yatırım planlarımız hiçbir zaman durmadı. Pandemiyi çok iyi değerlendirdik, teknolojik yatırımlar yaptık. Bunun yanı sıra üretim yatırımları ve verimlilik yatırımlarını had safhada yaptık. Elimizden ne geliyorsa ülkemiz için, firmamız için her şeyi yapıyoruz.” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

İhracat

KAVCIOĞLU TİM ZİYARETİ SONRASI KONUŞTU!

Kavcıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve ihracatçı temsilcileri ile TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, “Hedefli ve selektif kredi bizim olmazsa olmazımız. Yeni ekonomik programımız içerisinde ihracatı artırmak ve cari dengenin sağlanması noktasında hedefli kredilerimizi inşallah iyi bir şekilde ihracatçılarımız kanalıyla kullandırmaya devam edeceğiz.” dedi.

Kavcıoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve ihracatçı temsilcileri ile TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde bir araya geldi.

BASINA KAPALI OLARAK YAKLAŞIK 4 SAAT

Basına kapalı olarak yaklaşık 4 saat süren toplantı çıkışında açıklamalarda bulunan Kavcıoğlu, “İyi şeyler yapıyoruz. İhracatçılarımızın desteklenmesi noktasında Eximbank, bankalarımız, Ticaret Bakanlığımız her türlü desteği veriyor. Bunların uygulamasında daha fazla neler yapılabilir onları konuştuk. Bence zaten güzel de bir görüşme oldu. Yani sıkıntı yok.” ifadelerini kullandı.

“SIKINTI YOK OLURSA ÇÖZERİZ”

Reklam

Yapılan görüşmede reeskont kredilerinin gündeme gelip gelmediği yönündeki bir soruyu yanıtlayan Kavcıoğlu, “Tüm konular gündeme geldi. Konuştuk. Sıkıntı yok. Olursa çözeriz.” diye konuştu. Selektif kredi politikasından taviz vermediklerini vurgulayan Kavcıoğlu, “Hedefli ve selektif kredi bizim olmazsa olmazımız. Yeni ekonomik programımız içerisinde ihracatı artırmak ve cari dengenin sağlanması noktasında hedefli kredilerimizi inşallah iyi bir şekilde ihracatçılarımız kanalıyla kullandırmaya devam edeceğiz.” dedi.

TCMB Başkanı Kavcıoğlu, “Tüm Türkiye çok rahatlıkla tüm kredilere ulaşıyor, bir sıkıntı yok. Hepsini konuştuk. Hepsi burada. Her şeyi konuştuk. Her şey yolunda gidiyor. Bir problem yok. Olursa da çözeriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.