Bizi Takip Edin
movenpick

Savunma

TÜRKİYE’NİN GURURU HAVELSAN

HAVELSAN, 40 yıllık birikim ve tecrübesiyle güvenli geleceği kodluyor.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye’nin teknolojik dönüşümü noktasında âdeta bir okul görevi gören HAVELSAN, Türk Silâhlı Kuvvetlerinin modernizasyonuna sunduğu gelişmiş altyapıyla, 40’ıncı yılında da ülkemizin gururu… Sanayi gazetesine konuşan HAVELSAN Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Akif Nacar, “Yazılım ve entegrasyon kabiliyetimizle birlikte var olan donanım geliştirme ve üretim yeteneğimizi daha ileriye taşıyacak yeni iş birliği ve yatırım projelerine odaklıyız” dedi.

ÂDETA BİR OKUL

40. kuruluş yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, HAVELSAN’ın Türk savunma sanayiinde oynadığı rolü ve faaliyet alanlarınızı anlatır mısınız?

HAVELSAN, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ülkemize uygulanan silah ambargolarının ardından kurulan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) şirketlerinden bir tanesidir. 1982’de kuruldu ve bu yıl 40’ıncı yılını kutluyor. Geride kalan dönem içinde, HAVELSAN özellikle yazılım alanında ülkemizin teknolojik gelişimine ve dijital dönüşümüne büyük bir katkı sağladı. Türkiye’nin marka değeri en yüksek şirketlerinden biri haline geldi. Askeri alanda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’ne geliştirdiği çözümlerin yanı sıra sivil alanda da pek çok başarılı projeye imza attı. Bu projeler şirketimize, Kore Cumhuriyeti’nden Pakistan’a, dünyanın farklı coğrafyalarına ihracat yapma kabiliyetini de elde etti. Her geçen gün büyüyen ve ülkemizin teknolojik gelişimine katkı sağlayan bir şirket olarak, sağladığı faydayı sadece teknoloji geliştirerek ve ekonomik katma değer yaratarak değil, bilimsel altyapı bakımından iyi eğitilmiş genç beyinleri ülkemize kazandırarak da sunuyor. Bu bakımdan 40 yıllık birikimiyle HAVELSAN hem Türk savunma sanayisi için hem de ülkemizin teknolojik dönüşümü için adeta bir okul gibidir. Faaliyet alanlarımız ise; komuta kontrol ve savunma teknolojileri, yakın zamana kadar eğitim ve simülatör teknolojileri olarak adlandırdığımız ve robotik ve otonom sistemlerdeki yeni atılımlarımızla simülasyon, otonom ve platform yönetim teknolojileri haline gelen çalışma kolumuz ile bilgi ve iletişim teknolojilerinden ülke ve siber güvenlik çözümlerine uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor.  

HAVELSAN’ın 40’ıncı kuruluş yılı için planlanan etkinliklerle ilgili bilgi verebilir misiniz?

Reklam

Haziran ayı sonunda kamu, Silahlı Kuvvetler sektörün önde gelen aktörleri, şirketimizin iş ekosistemi temsilcileri, akademi ve basın mensuplarından oluşan geniş bir davetli listesinin katılımıyla şirketimizin yeni binasında büyük bir tören hazırlığı içindeyiz. Ayrıca şirketimizin 40 yıllık tarihine ve bu sayede Türk savunma sanayisinin nasıl evirildiğine de ışık tutacak bir kurum tarihçesi çalışması yürütüyoruz. Bu çalışmanın bir ürünü olarak hazırlanacak prestij eserimizi/kitabımızı sektöre katkı sağlayan tüm aktörlerle paylaşmayı umuyoruz. Kurum içerisinde, personelimize yönelik ise; tüm çalışanlarımızın aileleriyle katılacakları ve şenlik havasında geçmesi umulan bir piknik organize etme düşüncesindeyiz.


TEKNOLOJİDE DERİNLEŞME VİZYONU

Türkiye savunma sanayiinde bugün hangi noktaya ulaştı? Daha ileri gitmek için neler yapılabilir?

Ülkemizin en kritik sektörlerinden biri olan savunma ve havacılık sektörünün en önemli firmalarından biri olmaktan gurur duyuyoruz. Bugün ülkemiz savunma sanayii ihracatı, içinde bulunduğumuz yılın ilk 4 ayı itibariyle bir önceki senenin aynı dönemine göre yüzde 42,3 gibi bir oranda artış göstererek 1,4 milyar $ olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ülkemiz ihracatı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artışla 83,6 milyar $’a ulaştı. Sektör ihracatımız Türkiye genel ihracatından daha fazla oranda arttı ki bu sektörümüzün başarılı ihracat performansının önemli bir göstergesi. Bundan daha da önemlisi; savunma sanayii kilogram birim ihracat fiyatları açısından bakıldığında tüm sektörleri geride bırakarak 1. sırada yer aldı. Bu yılın açıklanan ilk 4 aylık resmi rakamları dikkate alındığında sektörümüzün kg/birim ihraç fiyatının 62,9 $ düzeyinde kaydedildiğine şahit olduk. Ülkemiz ortalama kg birim ihraç fiyatının 1,3 $ olduğu dikkate alındığında, sektörümüzün yarattığı bu katma değerle ülke ekonomisine ve ihracatına ne denli muazzam bir katkı yaptığını çok net görebiliyoruz. Öte yandan sektörümüzün uzun yıllara dayanan yatırım, üretim, AR-GE çalışmalarının sonucu olarak yakaladığı ivme hepimizi çok daha fazlası için cesaretlendiriyor. Ülkemizin ihracat vizyonu ve hedeflerine katkı sağlama kararlılığında geleceğin teknolojilerini geliştirmeye devam edeceğiz. Zira geleceğin operasyon sahası, hem savunma hem de sivil alanlarında HAVELSAN ve sektörümüz açısından pek çok fırsat sunuyor. Bu fırsatların farkında olarak daha fazla ve daha yüksek katma değerli ihracatı da beraberinde getirecek daha fazla teknoloji üreten, müşterilerin proaktif stratejik iş ortağı ve teknoloji danışmanı pozisyonunda yüksek katma değerli, ürün ve çözümler geliştirerek, teknolojide derinleşmeye devam edeceğiz.

TSK’YA GÜÇ AŞILIYOR

Reklam

Kurumunuzun önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı proje ve programlar nelerdir?

Komuta kontrol ve savunma teknolojileri alanında Türkiye’nin en önde gelen sistem sağlayıcısı ve entegratörü olarak bu alandaki yetkinliklerimizi dost, kardeş ve müttefik ülkelerin de hizmetine sunacak şekilde faaliyetlerimizi pandemi döneminde de artan bir ivme ile sürdürdük ve yeni yurt dışı proje sözleşmeleri imzaladık. Özellikle Deniz Kuvvetleri projelerinde elde ettiğimiz başarıyı Kara ve Hava Kuvvetleri Projelerinde de yakalamak üzere; araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerimize hız verdik. Bu kapsamda yazılım ve entegrasyon kabiliyetimizle birlikte var olan donanım geliştirme ve üretim yeteneğimizi daha ileriye taşıyacak yeni işbirliği ve yatırım projelerine odaklanıyoruz. Bir diğer ana faaliyet alanımız simülasyon teknolojilerinde HAVELSAN, Türkiye’nin en büyük sistem üreticisi olarak konumlanıyor. Bu kapsamda önümüzdeki dönemlerde TSK envanterinde yer alan ve alacak olan hava platformlarına ve farklı kara platformlarına ait eğitim sistemlerini kullanıcı envanterlerine vereceğiz. Bununla birlikte sivil havacılık alanında da THY’ye Airbus A320 ve Boeing 737-max simülatörlerini teslim edeceğiz. Bu alanda yurt dışı pazarına da açılmak için çalışmalar yürütüyoruz. Simülatör sistemlerinde kazanılmış olan bilgi birikimiyle yürüttüğümüz otonom insansız sistem çalışmaları ile TSK’ya destek veriyor ihtiyaçlarına çözüm olmaya çalışıyoruz.  Tüm alanlarda ülkemize katkı sağlamak birinci önceliğimiz olmakla beraber ihracat hedeflerimizle de dünyada hak ettiğimiz yere ulaşmak için çalışmalarımızı büyük bir istek ve motivasyonla yürütüyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında ise; dijital dönüşüm, görüntü işleme, açık kaynak teknolojileri, biyometrik veri işleme, nesnelerin interneti, büyük veri teknolojileri ve siber güvenlik teknolojileri üzerine proje ve ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda, gerek ülkemizdeki kamu kurum kuruluşlarının, gerekse Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gelişen ve hızla değişen teknolojiye ayak uydurmaları ve operasyonel etkinliklerini artırmaları için çalışıyoruz. Tüm faaliyet alanlarımızda olduğu gibi burada da dışa bağımlılığı ortadan kaldırma konusunu önemsiyor, kurumların açık kaynak sistemlere geçişini sağlıyoruz.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Savunma

SEDEC DOLUDİZGİN

SEDEC katılımcıları, anayurt güvenliği için ihtiyaç duyulan her türlü donanım ve yazılım için yeni teknolojileri takip etme, ürün ve hizmetleri temin etme ve diğer ülkelerle iş birlikleri başlatma fırsatı elde edecek.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye’nin güvenlik ve savunma hizmetini sağlayan ihtiyaç sahipleri, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Milli İstihbarat Başkanlığı, Türksat ve 50’den fazla ülkeden katılan ihtiyaç makamları, son kullanıcılar, satın alma heyetleri ve konusunda önde gelen dünya şirketlerinin yetkilileriyle üreticileri doğrudan bağlantıya geçiren SEDEC için sayılı günler kaldı. Ana sanayilerdeki sistem üreticilerinin, KOBİ seviyesinde tedarik zinciri bağlantılarını en kısa sürede sağlayabilen etkin bir platform olan SEDEC, üçüncü kez 28-30 Haziran 2022’de Ankara Congresium’da düzenlenecek. SEDEC Organizasyon Komitesi Başkanı Hilal Ünal, organizasyonun kabiliyetleri olan, ürün ortaya koyan ya da koymak isteyen, ihracat yapmak isteyen KOBİ’ler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu söyledi.

DİNAMİK SEKTÖR

SEDEC’in, güvenlik alanına odaklanmış bir etkinlik olduğunun altını çizen Hilal Ünal, “Güvenlik sektörü, teknoloji üreten firmalar için önemli fırsatlar barındırıyor. Örneğin, savunma sektörüne çalışan firmalar, güvenlik sektörüne de mal ve hizmet sağlar hale gelebilir. Savunma tedarik zincirini, savunmanın yanı sıra güvenlik sektörüne de hizmet verecek şekilde evirebilirsiniz. Ancak bunu yapabilmek için güvenlik sektörünün kendine has bir sanayi yapılanmasının, dinamiklerinin ve tedarik zincirinin olduğunun farkına varmalısınız. Her şeyden önce güvenlik sektörü, çok daha dinamik. Bir savunma platformunu, arka arkaya birkaç fuarda, üzerinde çok fazla değişiklik olmadan görebilirsiniz. Güvenlik sektöründe ise 4 ay sonraki fuarda büyük değişiklikler görürsünüz. Güvenlik sektörünün bu kendine has özelliklerini anlamanın ve bu sektöre iş yapabilmenin yolu ise sektörel etkinliklerden geçiyor” dedi.

YÜZDE 99 MEMNUNİYET ORANI

Etkinlikler sonrası katılımcılardan olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Ünal, anket sonuçlarına göre, 2018’de katılımcıların yüzde 98,7’si, 2020’de ise yüzde 99’unun memnuniyetlerini bildirdiğini söyledi. Ünal, etkinlik sonrası yeni iş birlikleri oluştuğunu ancak Türk firmalarının bu konularda oldukça ketum olduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

Reklam

“SEDEC etkinliklerinde ortaya çıkan iş birliklerini, biz de genelde dolaylı yollardan öğreniyoruz. Örneğin, 8-9 ülkenin yetkililerinden, SEDEC 2018 ve 2020’de, Türk firmalarıyla satış ve temsilcilik gibi konularda iş birlikleri başlattıklarını öğrendik. Henüz öğrenmediklerimizi de kattığımızda, tam rakamın bunun çok üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz. İhtiyaç makamlarından da SEDEC’te bağlantı kurdukları 3-4 firmaya yeni ürün kazandırdıklarını öğrendik. Yani bunlar, ilgili firmaların daha önceden sahip olmadıkları yeni ürünler aynı zamanda. Bu kategoride de SEDEC’in katkısının, bu rakamlardan daha yüksek olduğuna inanıyoruz. Bizim gözlemlediğimiz, SEDEC’e katılmadan önce güvenlik sektörüne yönelik iş yapmayan; ama bu katılımın ardından iş yapmaya başlayan 5 firma bulunuyor. Diğer bir deyişle sektöre 5 yeni firma kazandırmış olduk.”

YÜKSEK KATILIM BEKLENİYOR

SEDEC Organizasyon Komitesi Başkanı Hilal Ünal, Milli Savunma Bakanlığına ve İçişleri Bakanlığına bağlı çeşitli birimlerin, SEDEC 2022’ye ciddi bir katılım göstereceğini ifade etti. SEDEC’in tamamen iş odaklı olmasının ve Ankara’da düzenlenmesinin, Ankara’da bulunan kamu kurumlarının katılımını arttırdığını aktaran Ünal, “Savunma Sanayii Başkanlığının yöneticileri ve farklı daire başkanlıklarından personeli de etkinliğe katılacaklar. Sektör tarafında da başta Türk Silahlı Kuvvetlerini Geliştirme Vakfı firmaları olmak üzere önde gelen tüm oyuncular ve çok sayıda KOBİ, katılımcılar arasında yer alacak. Ayrıca, Ankara ve diğer illerde faaliyet gösteren teknoparklar, kümelenmeler ve odalarla da temaslarımız devam ediyor. Dost ve müttefik ülkelerden son kullanıcıların, satın alma heyetlerinin ve firmaların katılımıyla ilgili de görüşmeler yapıyoruz. 30’u aşkın ülkeden yetkililerle görüşme halindeyiz” diye konuştu.

İŞ ODAKLI ETKİNLİK

SEDEC kapsamında gerçekleştirilecek konferanslarla ilgili bilgi veren Hilal Ünal, oturum başlıklarını; anayurt güvenliği, iç güvenlik, sahil güvenliği, şehir güvenliği ve uydu ve iletişim güvenliği olarak belirlediklerini söyledi. Bu oturumlarda, başlıklarda yer alan konuların yanı sıra bu konuların bilgi ve veri güvenliği ve siber güvenlik boyutlarının da ele alınacağını anlatan Ünal, oturumlarda, yurt içinden ve yurt dışından sektörün duayenlerinin ve önde gelen uzmanların konuşmacı olarak yer alacağını kaydetti. Ünal, “SEDEC, formatı itibarıyla kalabalığı ve gösterişi az olan, tamamen iş odaklı bir etkinlik. Ankara’da düzenlendiği için son kullanıcılar ve ihtiyaç makamları, rahatlıkla ve çok sayıda mensubuyla katılabiliyor. Tüm taraflar, 3 günlük bir sürede, aylara yayılacak bir süreçte görüşemeyecekleri sayıda tarafla bir araya gelebiliyor. Henüz etkinlik başlamadan hangi gün, hangi saatte kiminle görüşeceğiniz belli oluyor. Bunu da verilerinin Türkiye’de saklandığı, yerli ve özgün bir yazılımla yapıyoruz” dedi. SEDEC’e, hem Türk hem de uluslararası ihtiyaç makamları ve ana yüklenicilerin ilgi gösterdiğini belirten Ünal, “Tüm bu nitelikleriyle SEDEC; kabiliyetleri olan, ürün ortaya koyan ya da koymak isteyen, ihracat yapmak isteyen KOBİ’ler için kaçırılmayacak bir fırsat. Çünkü yurt dışına tek seferlik çıkmak için alınan uçak bileti fiyatına, Ankara’da, hem yabancı ihtiyaç makamlarıyla hem de Türkiye’den mal ve hizmet almaya gelen özel yetkililerle görüşme fırsatı yakalıyorlar” şeklinde konuştu.

Reklam
Okumaya Devam Et

Savunma

TSSK’nın yeni dönem mottosu: İş birliği, AR-GE ve proje

2010 yılından itibaren faaliyetlerini göstermeye başlamış olan Teknokent Savunma Sanayii Kümelenmesi (TSSK) bünyesinde AR-GE faaliyetleri yürüten 110’u aşkın aktif firma ile çalışmalarını yürütmektedir.

Yayınlandı

Tarih

Teknokent Savunma Sanayii Kümelenmesi (TSSK) Yönetim Kurulu Başkanı

Bilal AKTAŞ

2010 yılından itibaren faaliyetlerini göstermeye başlamış olan Teknokent Savunma Sanayii Kümelenmesi (TSSK) bünyesinde AR-GE faaliyetleri yürüten 110’u aşkın aktif firma ile çalışmalarını yürütmektedir.

Kümelenme bugüne kadar sektöre katkı sağlamak adına birçok faaliyet gerçekleştirmiştir. Küresel çapta ülkemizi ziyaret eden yabancı heyetlerin ağırlanmasından, yurt dışı temaslara, firmalarımıza uluslararası iş birlikleri kurulması adına temsiller gerçekleştirilmiştir. Bu konuda kümelenme birçok iş görüşmesi yapılmasına vesile olmuş, önemli platform üretici büyük firmalarımızla köprü görevi üstlenmiştir. Üyesi firmaların hem kamu hem özel iletişimlerine destek sağlamış bu konularda firmalarına her an yardımcı olmak için çalışmaktadır. Üyelerinden gelen talepler doğrultusunda faaliyetlerini çeşitlendirerek her zaman ihtiyaca yönelik çalışmalar yürütmeye özen göstermektedir. Gerçekleşen fuarlar ve geniş katılımlı organizasyonlara ortak katılımlar sağlayarak etkinlikte hem görünürlük etkisini hem de verimi arttırmaktadır. Aynı zamanda ortak hareketle katılım maliyetlerin azaltılması da sağladığı katkılardandır.

Firmalarımızın bir araya gelerek geliştirdikleri birçok proje kümelenmenin sağladığı iletişim sayesinde oluşmuştur. Malum sektörün çok sayıda kalite ve sertifikasyon süreçleri olmakla birlikte gelişen teknolojinin getirdiği hem teknik hem idari eğitim ihtiyaçları oluşmaktadır. Bu konularda da kümelenme, dönem dönem eğitimler düzenlemekte firmalarının ihtiyaç duyacağı ölçüde gerek Milli Savunma Bakanlığı gerek Savunma Sanayii Başkanlığımızın katkı ve destekleriyle firmalarımızın gelişimine katkı, olası soru ve sorunlarına çözüm sunmaktadır.

Reklam

TSSK’nın ekosistemi geliştirme adına en önemli etkinliği ise salgından hemen önce 7’ncisini gerçekleştirdiği Proje Pazarı etkinliğidir. 2020 yılı Şubat ayında gerçekleşen etkinliğe 1200’den fazla katılımcı katılmış ve bu kapsamda birçok iş birliği başlatılmıştır. Etkinliğimizin açılışına Sayın SSB Başkanımız, Sayın MSB Bakan Yardımcımız, Sayın Cumhurbaşkanlığı İK Ofisi Başkanımız ve Sayın ODTÜ Rektörümüz teşrif etmişlerdir. MSB ve SSB ile birçok alanda iş birliği görüşmeleri yapılmış firmalarımızın projelerini sunmaları sağlanmıştır. Etkinlikte çok sayıda yabancı ülke temsilcilerinin, büyükelçi, askeri ve ticari ataşenin olması etkisinin arttığı ve dikkatleri topladığını göstermiştir.

Önümüzdeki dönemde ihracat alanını geliştirmeyi hedefleyen TSSK Ticaret Bakanlığımızın en önemli destek mekanizmalarından olan hem UR-GE hem de HİSER projesi için başvurusunu yapacaktır. Ayrıca TSSK içi iş birliklerinin arttırılarak çok sayıda yeni AR-GE projesinin oluşturulmasını planlamaktadır. Firmaların ortak sorunlarının olması bu konuda kümelenmeye ayrıca görev vermektedir. Özellikle insan kaynağı konusunda ciddi sıkıntılar yaşanması sektörün en kritik konusudur. Bu konuda firmalarımızla bazı çalışmalar yürütüyoruz yakın zamanda ilgili kamu kurumlarımızı bilgilendirecek farklı çözüm yollarının tavsiyesinde bulunacağız.

Okumaya Devam Et

Savunma

Pazar değil aktör olma yolunda ilerliyoruz

Türk savunma sanayii, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda tasarımdan seri üretime, AR-GE ve inovasyondan sanayileşmeye, yürüttüğü proje faaliyetleriyle silahlı kuvvetlerimizin ve diğer tüm güvenlik birimlerimizin ihtiyaçlarını, öncelikle yerli ve milli imkânlardan istifade ederek en etkin bir biçimde karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor.

Yayınlandı

Tarih

Prof. Dr. İsmail DEMİR

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı

Türk savunma sanayii, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda tasarımdan seri üretime, AR-GE ve inovasyondan sanayileşmeye, yürüttüğü proje faaliyetleriyle silahlı kuvvetlerimizin ve diğer tüm güvenlik birimlerimizin ihtiyaçlarını, öncelikle yerli ve milli imkânlardan istifade ederek en etkin bir biçimde karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor. SSB harekat sahasında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için yürüttüğü projelerde bir yandan teknolojik ilerlemeleri yakından takip etmekte diğer taraftan ülkemiz sanayisinin geliştirilmesi yönünde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bütün bu faaliyetleri yerli ve milli firmalar, KOBİ’ler, araştırma merkezleri, teknoparklar ve üniversitelerle iş birliği yaparak yürütmekteyiz.

Bundan 20 yıl önce sadece 62 savunma sanayii projesi yürütülmekte iken, günümüzde bu sayı 750’yi aşmıştır. Bunların yarısını son 5 yıl içerisinde başlattık. Proje hacmimizi ise 5,5 milyar dolardan 60 milyar doların üzerine çıkarmış bulunuyoruz. Neredeyse yok düzeyinde olan AR-GE harcaması 1,5 milyar doları geçti.

Reklam

Yerli ve milli ürünler, güvenlik güçlerimizin terörle mücadele operasyonlarında, yurt içi ve yurt dışındaki harekâtlarında başarıyla kullanıldı. Dost ve müttefik ülkelerimizin envanterlerinde yerlerini alan ürünler, dünyanın dört bir yanına ihraç edilirken, özellikle Türk SİHA’larının oyun değiştiren konsepti dünyanın da gündemine girdi.

Türkiye, savunma sanayiinde pazar değil aktör olma konumuna doğru ilerlemektedir.  Savunma sanayii ürünlerimizi dünyanın ilgiyle takip ettiğini söyleyebiliriz. Bunun en büyük göstergesi ihracatımız diyebiliriz. Savunma sanayii ürünlerimizi ihraç ettiğimiz ülke sayısı 170’e; İHA ve SİHA’lar, kara araçları, deniz platformları başta olmak üzere ihraç edilen ürün çeşidi 228’e çıktı.

Üretimin yanı sıra ihracatta da büyük ilerleme kateden sektörümüz, 3 milyar 224 milyon dolar ihracat rakamına ulaşarak tarihin en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Hayata geçirdiğimizi projelerin her birinin kendi alanında ayrı bir öneme sahip olduğunu belirtmek isterim. İHA ve SİHA teknolojisinde dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz. Bayraktar TB2, ANKA, AKINCI, AKSUNGUR SİHA’lar Türkiye’yi oyun değiştirici hale getirmiştir. 

Dünyada kendi savaş gemisini üretebilen 10 ülkeden biriyiz.  MİLGEM’ler, amfibi gemiler, sismik araştırma gemisi, çeşitli seviyede gemi ve botları mavi vatanda önemli görevler ifa etmeye başlamıştır.

Reklam

ATAK Helikopterleri, güvenlik güçlerinin gücüne güç katmıştır. Çeşitli menzillere sahip füzelerimiz ATMACA, BORA, TRLG füze teknolojisinde çağ atlamamızı sağladı. Kara araçlarımız, sahada güvenlik güçlerimizin güven içerisinde operasyon yapmasına olanak sağlamaktadır.

Teknolojinin en hızlı değişiminin yaşandığı alanların başında gelen “Bilişim Teknolojileri” artık ülkelerin açık veya gizli mücadele alanlarından birine dönmüş durumdadır. Bu kapsamda, 2018 yılında, ülkemizin siber güvenlik alanında kendine yetebilen bir ülke olması hedefiyle, kamu, özel sektör ve akademi temsilcilerinin de katkılarıyla Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’ni kurarak, yerli siber güvenlik ekosistemini geliştirmek adına önemli bir adım attık. Bugün 3,5 yılı geride bırakan Kümelenmemiz, 200’ün üzerinde üye firma, yerli imkânlarla geliştirilmiş 300’ün üzerinde ürünü ve 400’den fazla hizmet ve eğitimi bünyesinde barındıran bir platform haline gelmiştir.

Savunma sanayii sektörünün proje, insan kaynağı, ürün ve altyapı yetenek envanterinin çıkartılması, sektörel yeteneklerin ve kapasitelerin değişik aşamalarda, farklı kategorilerde ve süreklilik içerisinde değerlendirilmesi ve firmalarımızın desteklenmesi amacıyla başlattığımız çalışmalarımız devam ediyor.

Başkanlığımız tarafından yürütülen bu çalışmalar; “Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN)” ve “Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme (EYDEP)” programlarıdır. EYDEP ve YETEN ile mükerrer yatırımların önüne geçilmesi, yerli firma imkân ve faaliyetlerinden azami ölçüde faydalanılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasını hedefliyoruz.

Aynı zamanda kaynakların doğru kullanılması ve mükerrer yatırımların yapılmamasını göz önünde bulundurarak, sektöre ilişkin stratejilerini ortaya koymuş ve savunma sanayiinde sürdürülebilir ve rekabetçi bir teknoloji tabanının korunması hedefiyle “Savunma Sanayii Yatırım ve Geliştirme Faaliyetlerini Destekleme Programı”nı kurguladık.

Reklam

Program ile savunma, anayurt güvenliği, havacılık ve uzay sanayi alanlarında faaliyet gösteren yerli sanayi kuruluşlarının desteklenmesi maksadıyla ihtiyaç duyulan yatırım ve ihracatlarının finansmanı için Türk Lirası üzerinden kredi kullandırıyoruz.

Program kapsamında sunduğumuz kredilerin büyüklüğü 300 milyon liraya ulaştı.

Türkiye’nin en büyük gücü nedir denildiğinde, iyi eğitilmiş, genç ve dinamik nüfus olarak bu soruyu cevaplayabiliriz. Nitelikli insan kaynağımızı oluşturmaya dönük son dönemde bir dizi çalışmayı başlattık. TEKNOFEST ve roboik yarışmaları, Savunma Sanayii Akademisi, Vizyoner Genç, meslek liselerine dönük öğrenci ve öğretmen yetiştirme programlarımızla bu çalışmalardan olumlu sonuçlar almayı hedefliyoruz.

Ülkemiz geçmişten bu güne savunma sanayii alanında ilerlemeye başladığı her dönemde gizli ve açık ambargolara maruz kalmıştır. Ve bu ambargolar yakın zamanda da uygulanmaya çalışılmaktadır. Ancak ülkemiz artık elindeki kaynak ve kabiliyetleri en verimle şekilde kullanarak bu yaptırımlardan en az etkiyle çıkabilmektedir. Özellikle kritik teknolojilerde başlattığımız yerli ve milli üretim atılımı yakın gelecekte savunma sanayiimizi daha bağımsız bir hale getirecektir. Hedefimiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tam bağımsız bir savunma sanayiidir.

Reklam
Okumaya Devam Et

web tasarımı

Reklam

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.