Bizi Takip Edin
movenpick

Sanayi

VARANK “MAKİNE ZİRVESİ’NDE SANAYİNİN BEL KEMİĞİ OSB’LERE DİKKAT ÇEKTİ

Varank, Türkiye Makina Federasyonu tarafından düzenlenen “Makine Zirvesi 2022”nin açılışında yaptığı konuşmada, makine sektörü için kritik öneme sahip olan yeşil ve dijital dönüşüm konularının tartışılacağı bu zirvenin sanayi ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi.

Yayınlandı

Tarih

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank,  sanayinin bel kemiği olan OSB’lerden 6 tanesinin Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak hizmet verdiğini aktararak, yatırımın ve üretimin merkezi olan bu bölgelerdeki parsellerin hepsi üretime geçtiğinde yaklaşık 50 bin kişiye Türkiye’de istihdam imkânı oluşturulacağını söyledi.

Varank, Türkiye Makina Federasyonu (MAKFED) tarafından düzenlenen “Makine Zirvesi 2022”nin açılışında yaptığı konuşmada, makine sektörü için kritik öneme sahip olan yeşil ve dijital dönüşüm konularının tartışılacağı bu zirvenin sanayi ve Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi.

İklim değişikliği, salgın ve ardından gelen savaş şartları sebebiyle dünya ekonomilerinin zorlu sınavlardan geçtiğini ifade eden Bakan Varank, şunları kaydetti: “Biz de elbette küresel düzeyde yaşanan olumsuzluklardan etkileniyoruz. Buna rağmen sanayimiz öncülüğünde kaydettiğimiz başarılar da bir gerçek olarak karşımızda duruyor.”

İHRACATTAN ALDIĞIMIZ PAY SON 20 YILDIR ARTIYOR

Varank, Türkiye’nin dünya ekonomisinden aldığı payların yıllar içerisinde farklılık gösterdiğini anlatarak, “Ama ihracattan aldığımız paylara baktığımızda da son 20 yılda bu payın sürekli şekilde büyüdüğünü görebiliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olan makine sektörünün, imalat sanayisinde kilit konumda olduğunu, 18 bin 300 firma ile faaliyet gösteren sektörün, 23 milyar doları aşan performansıyla 2021 yılında en fazla ihracat yapan sektörlerden biri olduğunu anımsatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: “2022 yılında bu rakamın 27 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. Ancak şu öz eleştiriyi de yapabilmemiz lazım; Yüksek ihracatın yanında, makine sektöründe 35 milyar doları bulan bir ithalat var. Bu durum bizler için ciddi bir bağımlılık oluşturuyor, gerçekten ekonomimiz üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Bizim üreterek ihracat yapma mecburiyetimizin altını çizmemiz lazım. Doğal kaynaklar bakımından zengin bir ülke değiliz. Keşke bizim de petrolümüz, doğal gazımız, en azından bize yetecek kadar olsaydı, biz bu cari açığı enerji sebebiyle vermeseydik.”

“FİRMALARIMIZIN YOĞUN İLGİ GÖSTERDİĞİ ÇAĞRI OLDU”

Reklam

Bakan Varank, makine sektörünün kilit konumda olduğuna, buradaki üretimin büyük bölümünün diğer sektörlerde girdi olarak kullanıldığına işaret ederek, gıda, tekstil, mobilya, otomotiv, tarım, inşaat, nakliye, kimya, uzay-havacılık ve savunma sanayisi gibi sektörleri doğrudan etkilediğini, bu açıdan bakınca makine sektörü için reel ekonominin lokomotifi denilebileceğini söyledi.

ÇAĞRISI KAPSAMINDA 20 PROJEYE 2 MİLYAR LİRALIK DESTEK KARARI ALDIK

Yüksek teknolojili yapısı da göz önünde bulundurulduğunda makine sektöründe sağlanacak olumlu ilerlemelerin ekonomi üzerinde devrim niteliğinde etki oluşturma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu nedenle makineyi, sanayi stratejimizdeki öncelikli sektörlerinden biri olarak belirledik. İthal ettiğimiz kritik ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için büyük bir atılım içerisindeyiz. Bu bağlamda Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’na makine sektörü ile başladık. Makine sektörü Çağrısı kapsamında 20 projeye 2 milyar liralık destek kararı aldık. Bu projelerin hepsi stratejik öneme sahip ürünlerin Türkiye’de üretilmesini hedefliyor. Servo motorlar, CNC tezgâhlar gibi ithal edilen birçok ürün artık yerli ve milli imkânlarla bu program sayesinde Türkiye’de üretiliyor. Yine, hamle programının bir diğer ayağı olan Üretimde Yapısal Dönüşüm Çağrısı da makine sektöründeki firmalarımızın yoğun ilgi gösterdiği bir çağrı oldu. Sektör temsilcileri buradayken bir müjde vermek isterim. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nın Üretimde Yapısal Dönüşüm Çağrısı değerlendirme sonuçlarını yarın açıklayacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.”

 “OSB’LER SANAYİNİN BEL KEMİĞİ”

Varank, sanayinin bel kemiği olan OSB’lerden 6 tanesinin Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak hizmet verdiğini aktararak, yatırımın ve üretimin merkezi olan bu bölgelerdeki parsellerin hepsi üretime geçtiğinde yaklaşık 50 bin kişiye Türkiye’de istihdam imkânı oluşturulacağını söyledi. 2012’den bu yana makine imalatına yönelik 5 binin üzerinde yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini, bu sayede yatırımcılara çok cazip avantajlar sunduklarını anlatan Varank, “Elbette yatırımların yanında, inovasyon kültürünün de makine sektörünün gelişimi için önemli bir etken olduğunun farkındayız.

İşletmelerimizin AR-GE ve yenilik faaliyetlerini destekleyecek etkili programlar uyguluyoruz. TÜBİTAK ve KOSGEB aracılığıyla makine sektörüne sunduğumuz AR-GE, yenilik ve dijital dönüşüm odaklı desteklerin tutarı 1,5 milyar lirayı geçti. Önümüzdeki dönemde bu destekleri artırarak devam ettireceğiz.” dedi.

Reklam

Sektör temsilcilerine hitaben Bakan Varank, “Siz yeter ki yatırım yapın, üretim yapın, istihdam sağlayın. Biz her daim yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hep birlikte ülkemizi en büyük makine üreticisi ve ihracatçısı ülkelerden biri yapmakta kararlıyız. Biz buna yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.

REKABETÇİLİĞİ YEŞİL DÖNÜŞÜM BELİRLEYECEK

Bakan Mustafa Varank, hem makine sektörünün hem de tüm sanayinin gelecek dönemde rekabetçiliğini belirleyecek konulardan birinin de yeşil dönüşüm olduğuna dikkati çekerek, kalkınma açısından ekonomik büyümenin artık tek başına yeterli olmadığını, bu büyümenin sürdürülebilir ve çevreye saygılı olmasının kalkınma açısından en önemli kriter konumunda bulunduğunu  dile getirdi.

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında uygulamayı planladığı sınırda karbon düzenlemesinin de bunu öngördüğünü anlatan Varank, şunları kaydetti: “Aslında AB şunu diyor; üretirken doğada karbon izi bırakıyorsanız, AB ülkeleri sizden yapacağı tedarike ekstra vergiler getirecek ya da sizden tedariki tamamen kesecek. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemin kazananları, yenilikçi yöntem ve teknolojilerle ekonomisinde yeşil kalkınma devrimini başaran ülkeler olacak.  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak da bu süreci doğru şekilde yönetmek, fırsatları değerlendirerek ülkemizi daha rekabetçi konumunu daha üst sıralara taşımak için bizim üzerimize düşen ne varsa yerine getirmekte kararlıyız. Şu anda sektörlerle, paydaşlarla iş birliği içerisinde uygulamasını gerçekleştiriyoruz.”

 “STK’LARA ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR”

Reklam

Varank, yakın zamanda KOSGEB aracılığıyla KOBİ Enerji Verimliliği Destek Programını başlattıklarını anımsatarak, “Bu programla, işletmelerin yetkilendirilmiş kişilere yaptıracakları enerji etüdü maliyetlerini biz KOSGEB olarak üstleniyoruz. Bununla da kalmayıp, KOBİ’lerimizin etüt sonucunda önerilen değişiklikleri hayata geçirmeleri durumunda buradaki giderlerinin bir kısmını da yine biz karşılayabiliyoruz.  Yine aynı şekilde, işletmelerin ellerindeki verimsiz elektrik motorlarını verimlileri ile değiştirmeleri için 100 bin liraya kadar, verimlilik artırıcı giderleri içinse 400 bin liraya kadar KOSGEB ile maddi destek veriyoruz.” diye konuştu.

BİRAZ DA KENDİMİZİ ELEŞTİRMEMİZ LAZIM!

“Biraz da kendimizi eleştirmemiz lazım.” diyen Bakan Varank, “Ben bu programlara baktığımda arkadaşlarımızın bu programların duyurularıyla ilgili, işletmelerimize tanıtımıyla ilgili  yeterli sonucu alamadıklarını görüyorum. Bu kamunun hantallığından, orada çalışan arkadaşlarımızın iş yapış şeklinden kaynaklanabilir ama burada özellikle STK’lara önemli görev düşüyor. Eğer biz verimlilik artırıcı bu kadar güzel uygulamalar yapıyorsak bunları bizim işletmelere, firmalara tanıtabilmemiz lazım.” şeklinde konuştu.

Varank, bu destekleri STK’larla beraber de verebileceklerini, revize edilmesi gereken alanlar varsa sahadaki uygulamalarla beraber revize edebileceklerini belirterek, “Ama biz desteği ortaya koyup bu destekten faydalanan işletme görmediğimizde gerçekten üzülüyoruz. Burada verdiğimiz desteklerin güzel neticeler alabileceklerini biliyoruz. Bu manada sizlerle çalışmak istiyoruz.” dedi.

BAKAN VARANK’TAN LİSANSSIZ RÜZGÂR VE GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMI DAVETİ

Reklam

Bakan Mustafa Varank, sanayinin kalbi konumundaki organize sanayi bölgeleri ile ilgili çalışmalara değinerek, “Buraların Yeşil OSB’lere dönüşümünü hızlandıracak altyapı yatırımlarını desteklemek üzere Dünya Bankası ile bir kredi anlaşması yaptık. Dünya Bankası’ndan temin ettiğimiz 300 milyon dolarlık krediyi OSB’lerimizin kullanımına açtık.  Bu sayede OSB’lerimiz, gerekli altyapı yatırımlarını yaparak, suyun geri kazanıldığı, yenilenebilir enerjinin daha fazla kullanıldığı, daha az karbon izi bırakan daha sürdürülebilir sanayi alanlarına dönüşecek.” diye konuştu.

Yeşil büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla ön plana çıkmasını istediklerini vurgulayan Varank, şunları kaydetti: “Lisanssız rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları şimdiye kadar sadece KDV istisnasından ve gümrük vergisi muafiyetinden faydalanıyordu. Yakın zamanda Cumhurbaşkanımızın kararı ile bu destekleri bir üst noktaya taşıdık. Güneş ve rüzgâr enerjisinden elektrik üretilmesine yönelik lisanssız yatırımlar nerede yapılırsa yapılsın, İstanbul’da da yapılsa artık en az 4’üncü bölge desteklerinden faydalanabilecek. Firmalarımız, enerji maliyetlerini düşürerek rekabet güçlerini daha da artırmalarına imkân sağlayacak bu uygulamadan faydalanmalarını gerçekten önemsiyoruz.”

 “DÜNYADAKİ KARBON SALIMININ YARISINI SADECE BİR ÜLKE GERÇEKLEŞTİRİYOR”

Varank, yeşil dönüşüm, Avrupa Yeşil Mutabakatı, çevreci üretim hususunun dünyanın geleceği ve sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu aktararak, “Biz zaten geleneksel anlamda da kendi medeniyetsel değerlerimiz anlamında da bu hususlara saygı göstermek mecburiyetindeyiz. Ama bunun her zaman bir koruma mekanizması olduğunun da farkında olacağız. AB yeşile öncülük ediyor ama burada kendi ekonomisini ve sanayisini korumak istediği gerçeğini de gözardı etmeyeceğiz.” dedi.

Toplantıya katılan AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut’a atfen Varank, “Sayın büyükelçi kusura bakmasın. Ama gerçekten burada yapılan işlerde bizim bir adım önde olmamız gerekiyor. TSE ile birlikte standartların belirlenmesi sürecinde bir adım önde olmamız gerekiyor. Bu alanlarda ne kadar çok teknoloji üretebilirsek, ne kadar çok yeni, inovatif işler ortaya çıkarabilirsek bir adım önde olduğumuzu bilmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

Reklam

SADECE ALMANYA…

Dünyadaki karbon salımının yarısını sadece bir ülkenin gerçekleştirdiğini vurgulayan Varank, “O ülkedeki Avrupa yatırımlarına baktığımızda sadece Almanya’nın 200 milyar avrodan fazla o ülkede yatırımları var. Dolayısıyla burada karbon izi önemli ama korumacılığı da mutlaka aklımızın bir köşesinde tutarak adımları atmamız, rekabetçiliğimizi bu manada korumamız gerekiyor.” dedi.

Varank, makine sektörünün sahip olduğu teknoloji ve yenilik potansiyeli sayesinde ekonomiler üzerinde gerçekten yıkıcı etkiyi oluşturabilme yeteneğine sahip olduğunu ifade ederek şu yorumda bulundu: “Sektör, ileri-geri bağlantıları nedeniyle sanayimiz açısından çok kritik konumda. Ana ve yan sanayi geliştikçe, peşi sıra pek çok sektörü de besleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Dolayısıyla, yapılan 1 birim yatırım ekonomiye misliyle katma değer olarak geri dönüyor. Yeşil ve dijital dönüşüme yönelik çalışmalar, sektöre büyük katkılar sunacak ve önümüzdeki dönemde rekabetçiliğimizi çok daha ileri noktalara taşıyacak. Ben bu vesileyle tüm firmalarımızı bakanlığımızla sıkı dirsek teması içinde olmaya ve bakanlığımızın desteklerinden azami istifade etmeye davet ediyorum. Gelin hep beraber makine sektörünü hak ettiği seviyeye taşıyalım. Makine sektörünün global anlamda ben bir marka olduğuna inanıyorum ama tercih edilen bir marka haline getirelim.”

Türkiye’nin tekstilde çok güçlü olduğunu, ama tekstil makinelerine bakıldığında belki de en gerideki alanlardan biri olduğunu anlatan Varank, bu alana iş birliği sayesinde yoğunlaşılacağını, eksik kısımları güçlendirerek, Türkiye’nin makinede marka değerinin en üst seviyelere taşınacağını vurguladı. Konuşmaların ardından Bakan Varank, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran ve diğer katılımcılar zirve kapsamında kurulan stantları ziyaret etti.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanayi

OSB’LERİN İMAR VE RUHSAT SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

OSB’lerin imar ve ruhsat sorunları İstanbul’da masaya yatırıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın üst düzey katılım sağladığı toplantıda sorunlar tek tek analiz edilerek çözüm önerileri geliştirildi. Hazırlanan rapor bakanlığa takdim edilecek.

Yayınlandı

Tarih

OSBÜK İmar ve Ruhsat Komisyonu toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. OSBÜK İmar ve Ruhsat Komisyonu Başkanı Erdem Düzel’in başkanlığında gerçekleştirilen ve iki gün süren toplantının ilk durağı İstanbul Anadolu Yakası OSB oldu. OSBÜK İmar ve Komisyonu üyelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirilen toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyonu Üyeleri ve İstanbul OSB’leri temsilcileri katıldı.

Toplantının ilk gününe ev sahipliğini Murat Çökmez’in başkanlık ettiği Anadolu Yakası OSB yaptı. Bölge Müdürü Ayla Dev’in koordinasyonun sabah başlayan toplantı İmar Komisyonu Başkanı Erdem Düzel’in başkanlığında gün boyu devam etti. Toplantıda OSB’lerin imar ve ruhsat sorunlarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Karşılaşılan sorunlar tespit edilerek çözüm önerileri konusunda görüş alış verişinde bulunuldu.

Toplantının ikinci günkü adresi Celal Kopuz’un başkanı olduğu İstanbul Deri OSB oldu. Aynı zamanda Deri OSB’nin de Bölge Müdürü olan İmar ve Ruhsat Komisyonu Başkanı Erdem Düzel katılımcılarla yakından ilgiledi. 30 aşkın OSB yetkilisinin katıldığı toplantı tıpkı ilk günkü gibi gün boyu devam etti.

İstanbul Deri OSB’deki toplantıya Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Fatih Turan da katıldı. Turan, yerinde yapılan çalışmaların önemli olduğunu ifade ederek, sorunların tespiti ve çözüm önerileri ile ilgili hazırlanacak raporun bakanlıkça değerlendirileceğini ifade etti. Yoğun gündemine rağmen toplantıya katılan Fatih Turan’a İstanbul Deri OSB Başkanı Celal Kopuz ile OSBÜK Denetim Kurulu Üyesi Ömer Uysal da eşlik etti. Kopuz, teknik komisyon toplantılarının önemine dikkat çekerek toplantının verimli olmasını diledi.

Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü Üstyapı Uygulama Daire Başkanı Caner Koçoğlu, Mevzuat Şube Müdürü Adnan Yüksel ve Ruhsat ve İzinler Şube Müdürü Asuman Cömert’in de katıldığı toplantıya İstanbul Tuzla OSB Bölge Müdür Çağlar Kahraman, Dilovası OSB Bölge Müdürü Erol Karauytu, Mersin Tarsus OSB Bölge Müdürü Halil Yılmaz, İstanbul Beylikdüzü OSB Bölge Müdürü Muhammet Divli, Adana OSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, Nilüfer OSB Bölge Müdürü Mehmet Koçer,  Samsun OSB Bölge Müdürü Hakan Tütüncüoğlu, Silifke OSB Bölge Müdürü Faki Gürsoy, Ergene 2 OSB Bölge Müdürü Burçin Çolakoğlu, İzmir Menemen Plastik OSB Bölge Müdürü Selim Çetinkaya ve Konya OSB Bölge Müdürü Vahit Türkyılmaz da katıldı.

Bölge müdürlerinin yanı sıra toplantıya OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyonu üyeleri, Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü uzmanları Gülşen Ünal, Hanife Yücedal, İsmail Öztürk, Gülgün Dilşah Gezmen ve Selim Demiral da iştirak ederek önemli katkı sağladı. Toplantıya ayrıca Deri OSB Bölge Müdür Yardımcısı Gözde Katkat, Antalya OSB İmar ve Fen İşleri Müdürü Taylan Özgür Şahin, Anadolu Yakası OSB İmar Müdürü Atilla Doğan, Demirtaş OSB İmar ve Fen İşleri Grup Şefi, Burak Kargı, Gaziantep OSB Fen İşleri Müdürü Selim Sancılı, Gaziantep OSB İmar Sorumlusu Demet Gürel Özeren, Konya OSB Plan ve Proje Müdürü Mustafa Kaya, OSTİM OSB İmar ve Altyapı Müdürü Volkan Han ve Manisa OSB İmar Sorumlusu Handan Kurtaş da katıldı.

Okumaya Devam Et

Sanayi

 “ASGARİ ÜCRETİN 5.500 TL’YE ÇIKARILMASINDAN MEMNUNUZ”

MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, “ Asgari ücretin net 5.500 TL’ye çıkarılmasını memnuniyetle karşılıyoruz” dedi.

Yayınlandı

Tarih

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, “MÜSİAD olarak, asgari ücretin yılın ikinci yarısı itibariyle net 5.500 TL’ye çıkarılmasını memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Genel Başkanı Asmalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni asgari ücrete ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu.

Asmalı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Geçtiğimiz yılın aralık ayında yapılan yüzde 50 oranındaki artışla birlikte net 4.253,40 TL’ye yükselen asgari ücret, maalesef yüksek enflasyon sebebiyle çalışanlarımızın alım gücünün korunması noktasında yetersiz hâle gelmişti. Bu bağlamda yapılan yüzde 30’luk artışla asgari ücretin yılın ikinci yarısı itibariyle net 5.500 TL’ye çıkarılmasını memnuniyetle karşılıyoruz. MÜSİAD olarak, tek bir çalışanımızın bile alın terinin enflasyona ezdirilmemesi için, asgari ücrette ara bir artışın elzem olduğunu ifade etmiştik. Bu noktada başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, iş dünyasının taleplerine kayıtsız kalmayan bütün ekonomi yönetimine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Asgari ücrete sağlanan vergi muafiyetinin devam edecek olmasına ilave olarak işverene işçi başı 100 TL destek verilecek olması, işverenlerimizin üzerinden ciddi bir yükü kaldıracaktır. Reel sektör temsilcileri olarak, yeni asgari ücretin, hem çalışan hem de işveren kesimi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor ve ekonomimizin pozitif büyüme sürecine ciddi katkıları olacağına inanıyoruz.”

Okumaya Devam Et

Sanayi

YENİ ASGARİ ÜCRET 5 BİN 500 LİRA OLDU!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni asgari ücret yüzde 30 ara zamla net 5 bin 500 lira oldu.

Yayınlandı

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücretin 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 30 artışla 5 bin 500 liraya yükseltildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yeni asgari ücrete ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, bir süredir maruz kaldığı ekonomik tuzaklara karşı kendi geliştirdiği yeni bir programı uyguladığını söyledi.

ENFLASYONDA YÜKSELİŞ SORUNU

Bu programı başarıyla yürütürken önce koronavirüs salgınının, ardından Rusya-Ukrayna Savaşı’nın bozduğu küresel ekonomik dengeler sebebiyle yeni bir durumla karşı karşıya gelindiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: “Yeni durumun en somut, olumsuz sonuçlarını kurdaki ve enflasyondaki yükseliş olarak yaşadık. Esasen enflasyon sadece ülkemizin değil, gelişmiş devletler başta olmak üzere tüm dünyanın en öncelikli sorunudur. Bizim kendi gerçeklerimiz ve alışkanlıklarımız sebebiyle ülkemizde enflasyon rakamları elbette farklı tezahür etmektedir. Ancak fiyat artışlarının oranları değişik olsa da ekonomik işleyişe ve insanların hayatlarına olan etkisi aynıdır. Bu anlayışla dünyadaki her gelişmeyi yakından takip ederken asıl dikkatimizi ve önceliğimizi kendi vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne verdik, veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 4 yıldır uyguladıkları ekonomik programda da önceliğin hep insanların işleri, aşları, huzurları, umutlarının korunması ve geliştirilmesi olduğunu ifade ederek “Bunu da bir yandan ülkemizi terör örgütlerinin tasallutundan kalıcı şekilde kurtararak diğer yandan da yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme esasına dayalı Türkiye Ekonomi Programı’yla yapıyoruz. Hamdolsun, terörle mücadelede çok iyi bir seviyeye geldik. Ekonomi programımızı da kararlılıkla uygulayarak ülkemizi bu küresel fırtınadan en az kayıp ve en fazla kazanımla çıkartmanın gayreti içindeyiz. Salgın döneminde bu yaklaşımın faydalarını kendimizi dünyadan pozitif yönde ayrıştırarak gördük.” diye konuştu.

“HİÇ KİMSEYİ YALNIZ, ÇARESİZ, SAHİPSİZ BIRAKMADIK”

Reklam

Küresel üretim ve tedarik zincirlerinin çöktüğü bir dönemde Türkiye’nin hem kendi ihtiyacını karşılayan hem de ihracatıyla elindeki imkanları herkesle paylaşan bir ülke olarak öne çıktığını vurgulayan Erdoğan, “Karadeniz’in kuzeyindeki savaşın başından beri de tüm taraflarla diyaloğu, iş birliğini, barışa katkı vermeyi hedefleyen politikamızla ülkemizi bu büyük güvenlik krizinden de yine pozitif yönde ayrıştırmayı başardık. Tabii tüm bunları yaparken vatandaşlarımızın günlük hayatlarında fahiş fiyat artışları ve enflasyon sebebiyle yaşadığı sıkıntıları asla görmezden gelmedik.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, çalışanlar başta olmak üzere her bir insanın refah kaybını telafi edecek pek çok tedbiri devreye aldıklarını ve almaya devam edeceklerini vurgulayarak “En başta her alanda üretimi destekleyerek çarkların durmasına, istihdamın gerilemesine müsaade etmedik. İstihdamın 30.5 milyona yaklaşması, ihracatın yıllık 250 milyar dolar eşiğine gelmesi bu çabalarımızın ürünüdür. Ayrıca sosyal destek programlarımızın hem kapsamını genişletmek hem miktarını artırmak suretiyle hiç kimseyi yalnız, çaresiz, sahipsiz bırakmadık. Engellisinden yaşlısına, kimsesizinden ihtiyaç sahibine kadar tüm dezavantajlı kesimlerin üzerine titriyor. Hepsine gözümüz gibi bakıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, bir diğer tedbirlerinin, çalışanları sadece enflasyona ezdirmemekle kalmayıp hayat pahalılığı karşısında daha güçlü bir şekilde desteklemek olduğunu söyledi. Bu amaçla yılbaşında hem asgari ücrette hem memur maaşlarında hem emekli maaşlarında çok ciddi artışlar yaptıklarını ifade eden Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çabalarıyla emekçilerin ücretlerinde yüzde 50 gibi tarihi bir artışı gerçekleştirdiklerini belirtti. Asgari ücreti yükseltirken yapılan artışın getirdiği yükün tamamını da işverenin üstüne yıkmadıklarını vurgulayan Erdoğan, devlet olarak çok ciddi bir fedakarlıkta bulunarak asgari ücret yanında tüm maaşların asgari ücret kadarki kısmından alınan vergilerden sarfınazar ettiklerini belirtti.

İŞVERENLERE 100 LİRA DESTEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Ancak geçtiğimiz aralık-ocak aylarının enflasyonda yol açtığı kamburun bu artışların bir süre sonra yetersiz kalmasına sebep olduğunu da tespit ettik. Bunun üzerine arkadaşlarımızdan hemen gereken hazırlıkları yapmaya başlamalarını istedik. Kamu çalışanlarımızın ve tüm emeklilerimizin maaşlarına yüzde 40’ın üzerinde bir enflasyon farkı, artışı zaten yapılacak. Asgari ücretlilerimizin de kayıplarını telafi etmek gerektiğini gördük. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız talimatımızla hemen Asgari Ücret Komisyonunu toplantıya çağırdı. Bakanlığımızın tüm taraflarla görüş ve anlayış birliği içinde yürüttüğü çalışma sonunda yeni bir asgari ücret rakamı belirledik. Şimdi sizlere yeni asgari ücreti açıklamak istiyorum. Asgari ücrete temmuz ayından geçerli olmak üzere yüzde 25 oranında bir ara artış yapıyoruz. Buna göre yeni asgari ücret net 5 bin 500 lira olacaktır. İşçi başına devletimiz işverenlere de 100 lira destek verecektir.”

Yeni asgari ücretin tüm çalışanlara ve geliri buna endeksli tüm kesimlere hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, “Biraz önce de vurguladığım gibi bu bir ara artış. Asıl asgari ücret tespitini inşallah yıl başında yeniden gerçekleştireceğiz. Diğer yandan, yılbaşında devreye aldığımız asgari ücret kadarki gelirin vergi dışı kalması uygulaması sebebiyle kamu çalışanlarına ve emeklilere bu artış ortalama 300 lira olarak yansıyacaktır. Bu artışın da faydalanacak herkese hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah Türkiye büyüdükçe, geliştikçe, hedeflerine doğru ilerledikçe, kazandıkça elindeki imkanları milletin her bir ferdiyle paylaşmayı sürdürecektir.” ifadesini kullandı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun tüm taraflarına, bu süreçte yapıcı katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz tabii kabine toplantısında özellikle bu yüzde 25’i tartıştığımız için o bir sehven durum meydana getirmiş oldu. Yani yüzde 30 olarak bu artışı yapmış olduk.” diyerek sözlerini tamamladı.

YENİ ASGARİ ÜCRETİN DETAYLARI BELLİ OLDU

Reklam

2022’nin ikinci 6 ayında uygulanacak yeni asgari ücretin, işverene maliyeti 7 bin 603 lira 43 kuruş olarak hesaplandı. Asgari ücretin SGK primi (işçi payı yüzde 14) 905 lira 94 kuruş, işsizlik sigortası primi (işçi payı yüzde 1) 64 lira 71 kuruş, SGK primi (işveren payı yüzde 15,5) 1003 lira 1 kuruş, işsizlik sigortası primi (işveren payı yüzde 2) 129 lira 42 kuruş olarak hesaplandı. Asgari ücretle çalışan bir işçinin işverene maliyeti ise 5 puan prim teşvikiyle 7 bin 603 lira 43 kuruş oldu.

“2022’DE ASGARİ ÜCRETTEKİ KÜMÜLATİF ARTIŞ ORANI YÜZDE 94,60 OLDU”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Çalışanlarımızı, emekçilerimizi enflasyona ezdirmeme irademizin arkasındayız. Bugün itibarıyla ek yüzde 30’luk artış yaparak asgari ücreti 5 bin 500 Türk lirasına çıkardık. Böylelikle 2022 yılında asgari ücretteki kümülatif artış oranı yüzde 94,60 oldu. Hayırlı olsun.”

Bakan Bilgin, yeni asgari ücrete ilişkin Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Bilgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitap ederek, “Küresel krizin Türkiye’ye yansımaları, ekonomideki dalgalanmalar, enflasyonun etkisi, bütün bu sorunları size arz ettiğimiz zaman çalışanlarımızı koruyacak ilave bir müdahaleye ihtiyaç olduğu konusunda görüş bildirdiniz. Bunun üzerine yeniden toplantıya davet ettiğim Asgari Ücret Komisyonumuz çalışmalarını yaptı. Tabii biz sizin sık sık altını çizdiğiniz gibi çalışanlarımızı, emekçilerimizi koruyacağız. Türk Devleti sosyal bir devlettir. Bu görevi de bize verdiniz. Bu çalışmaları bugüne kadar koruduğumuz gibi bütün asgari ücretle çalışan işçilerimizi, emekçilerimizi koruyacak bir neticeye ulaştırdık ve size arz ettik.” diye konuştu.

“ESAS HEDEFİMİZ ORTALAMA ÜCRETİN ARTMASI OLMALI”

Reklam

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Özgür Burak Akkol da bugün çok kıymetli bir kararın paylaşımı için bir arada olduklarını söyledi. Bakan Bilgin’in konuyu çok güzel ifade ettiğini kaydeden Akkol, “Biz bugüne kadar TİSK olarak ülkemiz için faydalı her kararın arkasında durduk. Bu süreçte de bu yaklaşımla tüm paydaşlarımızın faydası için azami gayret gösteriyoruz.” dedi.

ARALIK SONUNDA ÇOK GÜZEL BİR RAKAM…

Aralık sonunda asgari ücrete ilişkin çok güzel bir rakam belirlendiğine dikkati çeken Akkol, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla açıklandı. Bu rakam 2022 yılının asgari ücreti olarak tespit ve ilan edildi. Fakat gelinen konjonktürde hem devletimiz hem işçi kesimimiz hem de biz işverenler olarak bu seneye özel asgari ücrette yıl sonunu beklemeden bir güncelleme yapalım diye hemen hızlıca toplandık. Belirlenen rakam konusunda mutlaka çeşitli tartışmalar, farklı görüşler olabilir ama samimiyetle bilinmesini isterim ki bütün imkanlarımızı zorlayarak hem çalışanlarımızı hem işletmelerimizi hem de istihdamımızı gözeten bir dengeyi bulmaya gayret ettik. Asgari ücret bir başlangıç ücretidir. Esas hedefimiz ortalama ücretin artması olmalı. Bu sebeple ben belirlenen rakamın üzerine çıkma imkanı olan işletmelerimize, ilave atılabilecek adımları tekrar atma çağrısında bulunuyorum. Açıklanan rakam yıl sonu itibarıyla tekrar değerlendirilecek. Sayın Cumhurbaşkanım, biliyorsunuz bu üçlü sac ayağına, bu süreçleri birbiriyle mücadele eden iki tarafın pazarlığı gözüyle bakmıyoruz. Biz bu konuya ülkemiz için en iyisini hep beraber nasıl yapabiliriz diye bakıyoruz. Çalışanlarımızın refahını ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğini en büyük önceliğimiz olarak kabul ediyoruz.”

Akkol, asgari ücretteki bu artışın hem çalışanlar hem işletmeler için çok önemli bir kazanım olduğunu belirterek, “Bu vesileyle ben tekrar Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Bakanımız olmak üzere komisyon çalışmalarına katkı sunan devletimize, işçi ve işveren temsilcilerine teşekkür ediyorum. TİSK olarak biz bugüne kadar hep ‘birlikte mümkün’ dedik. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. Yeni asgari ücret ülkemize hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da “Sayın Cumhurbaşkanım, bundan 15 gün evvel size yaptığımız ziyarette biz, çalışanlarla ilgili Türk-İş olarak taleplerimizi ilettik. Siz de sağ olun komisyonu topladınız. Oradaki gerekçelerimizi Sayın Bakanımız biliyor. İnşallah bugün toplumu memnun edecek bir rakam olur, bu sıkıntılı dönemde inşallah toplum rahat eder, biz de dua ederiz, teşekkür ederiz.” diye konuştu.

Reklam
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.