Vize Krizi Çözülmezse Giderek Buhrana Dönüşebilir

Ostim Sanayici ve İş insanları Derneği Başkanı Süleyman Ekinci, Türkiye ile AB arasında büyüyen vize krizinin çözüme kavuşturulmazsa buhrana dönüşebileceğini söyledi.
Vize Krizi Çözülmezse Giderek Buhrana Dönüşebilir

Vize Krizi Çözülmezse Giderek Buhrana Dönüşebilir: Ostim Sanayici ve İş insanları Derneği (OSİAD) Başkanı Süleyman Ekinci, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında yaşanan vize sorununun iş dünyasında yarattığı sorunları Sanayi Gazetesi ile paylaştı.

Ekinci, Türkiye ile AB arasında büyüyen vize krizinin çözüme kavuşturulmazsa buhrana dönüşebileceğini sözlerine ekledi.

Ostim Sanayici ve İş insanları Derneği (OSİAD) Başkanı Süleyman Ekinci

Başkan Ekinci, sanayicilerin bu durumda tek başına hareket etmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, yetkili merciilerin bu duruma el atması gerektiğini dile getirdi.

Avrupa Birliği ülkelerinde ülkelere girişler de yaşanan Schengen vizesi sorunu giderek
zorlaşmaya başladı. Bu duruma Türk iş insanları ve sanayiciler ne gibi önlemler almaya başlayacak, bu konuda bir planlama yapılacak mı?

EKİNCİ: İş Dünyası tek başına önlem alma şansına sahip değil, dolayısıyla kamuyla bir araya gelerek bu konunun derhal öncelikli konuşulması ve çözülmesi gereken konular arasında olduğunu ve beraber istişare etmek zorunda olduğumuzu söylemeliyim. Umudum ve beklentimiz şudur ki bu sorunun bir an önce çözüme kavuşması yönünde hem Avrupa ülkelerinin hem Türkiye’nin acil önlemler alması gerekmektedir.

Vize krizi devam ederse bundan sonraki süreçte sanayiciler neler yapacaklar?

EKİNCİ: Vize krizi derinleşirse ki bunu düşünmek istemiyoruz. İhracatımız yavaşlar, üretimde sekteler olur, yurtdışı fuarlara gitmekte zorlanırız. Avrupa Birliği ülkelerine yaptığımız ihracatta ciddi anlamda düşüşler olur, bu kriz bizim ve ticaret yaptığımız Avrupa Birliği Ülkeleri için ticari iş hacminin küçülmesine yol açar.

Yaşanan bu sürecin dış ticarete etkisi ne olacak? Vize sıkıntısı ihracatta bir sorun oluşturacak mı?

EKİNCİ: Eğer bu vize işi çözülmez ise iş dünyası, iş insanları yurtdışına çıkmakta ve personellerini göndermekte zorlanacaklar dolayısıyla irtibat kopukluklarından kaynaklanan anlaşmazlıklara sebebiyet verecektir. Fuarlarda yeterince yer alamayacaklar ve bu sorun derinleşerek bunalımdan buhrana doğru evrilecektir.

Vize Krizine Alternatif Online Fuarlar

Türk iş insanları ve ihracatçılarının uluslararası fuarlara katılmasındaki ana sebepler üretilen ürünlerin müşterisine kısa ve kolay yoldan ulaştırılması olarak biliniyor. Bu sebeple sanayiciler uluslararası fuarlardan çekilmeyi düşünür mü? Yoksa farklı alternatif yollar aranacak mı?

EKİNCİ: Tabi ki bu kolay karar değil, yıllardır devam eden fuar faaliyetlerinde iş dünyasının başarılı olduğu önemli alanlar var; Turizm gibi, medikal gibi, savunma sanayi gibi, mobilya gibi. Elbette başka alternatifler geliştirmemiz lazım. Gerekirse dijital ortamlarda veya sanal ortamlarda bu fuarları yapmaya devam etmeliyiz. Biz bu krizin kalıcı olmayacağını ve çözüleceğini düşünüyoruz. Avrupa Birliği Ülkelerinin bu konuda bir an önce insiyatif alması lazım, topu taca atmanın bir anlamı yok. Dünya o kadar küçülmüşken küresel ölçekte bir köy haline gelmişken bu tür gelip geçici önlemlerin çok kalıcı ve akılcı olmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bu krizin çok uzamayacağını düşünüyoruz eğer uzarsa da sanal ortamlarda, dijital ortamda biz bu tür girişimlerimizi daha da etkin ve aktif hale getireceğiz.

“Göçmen Krizi Meselesinde Avrupa Birliği Ülkeleriyle Beraber Çözüm Üretmek Gerekir”

Avrupa ülkesi üst düzey diplomatının Türk gazeteci ile paylaştığı bilgiye göre Türkiye’de vize verilmemesi ile ilgili olarak göçmen sayısının fazlalığı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık verme konusunda ki esnek davranışları olduğu güçlü iddialar arasında yer alıyor. Yabancılara vatandaşlık verme prosedürü göz önüne alındığında yetkililerin en ufak bir soru işaretine yer vermemek için red vermesi Avrupa ve Türkiye arasındaki ticari ilişkiyi nasıl bir boyuta taşıyacak?

EKİNCİ: Göçmen konusu tabi ki sıkıntılı bir süreç, bu uluslararası arena da sadece bizim
çözebileceğimiz bir konu değil, bütün paydaşların bir araya gelip bunla ilgili derhal bir çözüm önerisi paketi ortaya koyması lazım. Tabi söylenenler ne kadar doğru bilmiyorum, “Yabancılara bu kadar kolay vize ve vatandaşlık veriliyor mu?” bunu da bilmiyoruz. Avrupa Birliği Ülkeleri bunu da bahane edip topu taca atıyorlarsa kusura bakmasınlar bu mesele sadece bizim meselemiz değil. Bu konuyla ilgili başta Avrupa Birliği Ülkeleri olmak üzere herkesin çözüm odaklı olması lazım. 7-8 milyon göçmeni tek başımıza taşıyacak güçte değiliz, tüm faturayı bize kesmeleri kolaycılığa kaçmaları demek anlamına gelir. Bu konuya Avrupa Birliği Ülkeleriyle beraber çözüm üretmek gerekir, yoksa hep birlikte kaybederiz. Başta iş hacmimiz, ticaret kabiliyetimiz ve karşılıklı kazançlarımız düşer. Bunun sosyolojik patlamaları, kayıpları daha sonra sadece bizi yakmaz onları da yakar. Dediğim gibi bu sadece bizim problemimiz değil tüm Dünyanın problemi. Özellikle Avrupa ile entegre sosyolojimiz de bizi yalnız bırakmaları onların kolaycılığından kaynaklanır, sonuç olarak uzun vadede bize de Avrupa
Ülkelerine de zarar verir.