Bizi Takip Edin
movenpick

Sanayi

YENİ ASGARİ ÜCRET 5 BİN 500 LİRA OLDU!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni asgari ücret yüzde 30 ara zamla net 5 bin 500 lira oldu.

Yayınlandı

Tarih

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni asgari ücretin 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olmak üzere yüzde 30 artışla 5 bin 500 liraya yükseltildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde yeni asgari ücrete ilişkin düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, bir süredir maruz kaldığı ekonomik tuzaklara karşı kendi geliştirdiği yeni bir programı uyguladığını söyledi.

ENFLASYONDA YÜKSELİŞ SORUNU

Bu programı başarıyla yürütürken önce koronavirüs salgınının, ardından Rusya-Ukrayna Savaşı’nın bozduğu küresel ekonomik dengeler sebebiyle yeni bir durumla karşı karşıya gelindiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: “Yeni durumun en somut, olumsuz sonuçlarını kurdaki ve enflasyondaki yükseliş olarak yaşadık. Esasen enflasyon sadece ülkemizin değil, gelişmiş devletler başta olmak üzere tüm dünyanın en öncelikli sorunudur. Bizim kendi gerçeklerimiz ve alışkanlıklarımız sebebiyle ülkemizde enflasyon rakamları elbette farklı tezahür etmektedir. Ancak fiyat artışlarının oranları değişik olsa da ekonomik işleyişe ve insanların hayatlarına olan etkisi aynıdır. Bu anlayışla dünyadaki her gelişmeyi yakından takip ederken asıl dikkatimizi ve önceliğimizi kendi vatandaşlarımızın sorunlarının çözümüne verdik, veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 4 yıldır uyguladıkları ekonomik programda da önceliğin hep insanların işleri, aşları, huzurları, umutlarının korunması ve geliştirilmesi olduğunu ifade ederek “Bunu da bir yandan ülkemizi terör örgütlerinin tasallutundan kalıcı şekilde kurtararak diğer yandan da yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüme esasına dayalı Türkiye Ekonomi Programı’yla yapıyoruz. Hamdolsun, terörle mücadelede çok iyi bir seviyeye geldik. Ekonomi programımızı da kararlılıkla uygulayarak ülkemizi bu küresel fırtınadan en az kayıp ve en fazla kazanımla çıkartmanın gayreti içindeyiz. Salgın döneminde bu yaklaşımın faydalarını kendimizi dünyadan pozitif yönde ayrıştırarak gördük.” diye konuştu.

“HİÇ KİMSEYİ YALNIZ, ÇARESİZ, SAHİPSİZ BIRAKMADIK”

Reklam

Küresel üretim ve tedarik zincirlerinin çöktüğü bir dönemde Türkiye’nin hem kendi ihtiyacını karşılayan hem de ihracatıyla elindeki imkanları herkesle paylaşan bir ülke olarak öne çıktığını vurgulayan Erdoğan, “Karadeniz’in kuzeyindeki savaşın başından beri de tüm taraflarla diyaloğu, iş birliğini, barışa katkı vermeyi hedefleyen politikamızla ülkemizi bu büyük güvenlik krizinden de yine pozitif yönde ayrıştırmayı başardık. Tabii tüm bunları yaparken vatandaşlarımızın günlük hayatlarında fahiş fiyat artışları ve enflasyon sebebiyle yaşadığı sıkıntıları asla görmezden gelmedik.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, çalışanlar başta olmak üzere her bir insanın refah kaybını telafi edecek pek çok tedbiri devreye aldıklarını ve almaya devam edeceklerini vurgulayarak “En başta her alanda üretimi destekleyerek çarkların durmasına, istihdamın gerilemesine müsaade etmedik. İstihdamın 30.5 milyona yaklaşması, ihracatın yıllık 250 milyar dolar eşiğine gelmesi bu çabalarımızın ürünüdür. Ayrıca sosyal destek programlarımızın hem kapsamını genişletmek hem miktarını artırmak suretiyle hiç kimseyi yalnız, çaresiz, sahipsiz bırakmadık. Engellisinden yaşlısına, kimsesizinden ihtiyaç sahibine kadar tüm dezavantajlı kesimlerin üzerine titriyor. Hepsine gözümüz gibi bakıyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, bir diğer tedbirlerinin, çalışanları sadece enflasyona ezdirmemekle kalmayıp hayat pahalılığı karşısında daha güçlü bir şekilde desteklemek olduğunu söyledi. Bu amaçla yılbaşında hem asgari ücrette hem memur maaşlarında hem emekli maaşlarında çok ciddi artışlar yaptıklarını ifade eden Erdoğan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çabalarıyla emekçilerin ücretlerinde yüzde 50 gibi tarihi bir artışı gerçekleştirdiklerini belirtti. Asgari ücreti yükseltirken yapılan artışın getirdiği yükün tamamını da işverenin üstüne yıkmadıklarını vurgulayan Erdoğan, devlet olarak çok ciddi bir fedakarlıkta bulunarak asgari ücret yanında tüm maaşların asgari ücret kadarki kısmından alınan vergilerden sarfınazar ettiklerini belirtti.

İŞVERENLERE 100 LİRA DESTEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Ancak geçtiğimiz aralık-ocak aylarının enflasyonda yol açtığı kamburun bu artışların bir süre sonra yetersiz kalmasına sebep olduğunu da tespit ettik. Bunun üzerine arkadaşlarımızdan hemen gereken hazırlıkları yapmaya başlamalarını istedik. Kamu çalışanlarımızın ve tüm emeklilerimizin maaşlarına yüzde 40’ın üzerinde bir enflasyon farkı, artışı zaten yapılacak. Asgari ücretlilerimizin de kayıplarını telafi etmek gerektiğini gördük. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız talimatımızla hemen Asgari Ücret Komisyonunu toplantıya çağırdı. Bakanlığımızın tüm taraflarla görüş ve anlayış birliği içinde yürüttüğü çalışma sonunda yeni bir asgari ücret rakamı belirledik. Şimdi sizlere yeni asgari ücreti açıklamak istiyorum. Asgari ücrete temmuz ayından geçerli olmak üzere yüzde 25 oranında bir ara artış yapıyoruz. Buna göre yeni asgari ücret net 5 bin 500 lira olacaktır. İşçi başına devletimiz işverenlere de 100 lira destek verecektir.”

Yeni asgari ücretin tüm çalışanlara ve geliri buna endeksli tüm kesimlere hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, “Biraz önce de vurguladığım gibi bu bir ara artış. Asıl asgari ücret tespitini inşallah yıl başında yeniden gerçekleştireceğiz. Diğer yandan, yılbaşında devreye aldığımız asgari ücret kadarki gelirin vergi dışı kalması uygulaması sebebiyle kamu çalışanlarına ve emeklilere bu artış ortalama 300 lira olarak yansıyacaktır. Bu artışın da faydalanacak herkese hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah Türkiye büyüdükçe, geliştikçe, hedeflerine doğru ilerledikçe, kazandıkça elindeki imkanları milletin her bir ferdiyle paylaşmayı sürdürecektir.” ifadesini kullandı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonunun tüm taraflarına, bu süreçte yapıcı katkıları için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz tabii kabine toplantısında özellikle bu yüzde 25’i tartıştığımız için o bir sehven durum meydana getirmiş oldu. Yani yüzde 30 olarak bu artışı yapmış olduk.” diyerek sözlerini tamamladı.

YENİ ASGARİ ÜCRETİN DETAYLARI BELLİ OLDU

Reklam

2022’nin ikinci 6 ayında uygulanacak yeni asgari ücretin, işverene maliyeti 7 bin 603 lira 43 kuruş olarak hesaplandı. Asgari ücretin SGK primi (işçi payı yüzde 14) 905 lira 94 kuruş, işsizlik sigortası primi (işçi payı yüzde 1) 64 lira 71 kuruş, SGK primi (işveren payı yüzde 15,5) 1003 lira 1 kuruş, işsizlik sigortası primi (işveren payı yüzde 2) 129 lira 42 kuruş olarak hesaplandı. Asgari ücretle çalışan bir işçinin işverene maliyeti ise 5 puan prim teşvikiyle 7 bin 603 lira 43 kuruş oldu.

“2022’DE ASGARİ ÜCRETTEKİ KÜMÜLATİF ARTIŞ ORANI YÜZDE 94,60 OLDU”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadeleri kullandı: “Çalışanlarımızı, emekçilerimizi enflasyona ezdirmeme irademizin arkasındayız. Bugün itibarıyla ek yüzde 30’luk artış yaparak asgari ücreti 5 bin 500 Türk lirasına çıkardık. Böylelikle 2022 yılında asgari ücretteki kümülatif artış oranı yüzde 94,60 oldu. Hayırlı olsun.”

Bakan Bilgin, yeni asgari ücrete ilişkin Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde düzenlenen basın toplantısında konuştu. Bilgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitap ederek, “Küresel krizin Türkiye’ye yansımaları, ekonomideki dalgalanmalar, enflasyonun etkisi, bütün bu sorunları size arz ettiğimiz zaman çalışanlarımızı koruyacak ilave bir müdahaleye ihtiyaç olduğu konusunda görüş bildirdiniz. Bunun üzerine yeniden toplantıya davet ettiğim Asgari Ücret Komisyonumuz çalışmalarını yaptı. Tabii biz sizin sık sık altını çizdiğiniz gibi çalışanlarımızı, emekçilerimizi koruyacağız. Türk Devleti sosyal bir devlettir. Bu görevi de bize verdiniz. Bu çalışmaları bugüne kadar koruduğumuz gibi bütün asgari ücretle çalışan işçilerimizi, emekçilerimizi koruyacak bir neticeye ulaştırdık ve size arz ettik.” diye konuştu.

“ESAS HEDEFİMİZ ORTALAMA ÜCRETİN ARTMASI OLMALI”

Reklam

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Özgür Burak Akkol da bugün çok kıymetli bir kararın paylaşımı için bir arada olduklarını söyledi. Bakan Bilgin’in konuyu çok güzel ifade ettiğini kaydeden Akkol, “Biz bugüne kadar TİSK olarak ülkemiz için faydalı her kararın arkasında durduk. Bu süreçte de bu yaklaşımla tüm paydaşlarımızın faydası için azami gayret gösteriyoruz.” dedi.

ARALIK SONUNDA ÇOK GÜZEL BİR RAKAM…

Aralık sonunda asgari ücrete ilişkin çok güzel bir rakam belirlendiğine dikkati çeken Akkol, şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla açıklandı. Bu rakam 2022 yılının asgari ücreti olarak tespit ve ilan edildi. Fakat gelinen konjonktürde hem devletimiz hem işçi kesimimiz hem de biz işverenler olarak bu seneye özel asgari ücrette yıl sonunu beklemeden bir güncelleme yapalım diye hemen hızlıca toplandık. Belirlenen rakam konusunda mutlaka çeşitli tartışmalar, farklı görüşler olabilir ama samimiyetle bilinmesini isterim ki bütün imkanlarımızı zorlayarak hem çalışanlarımızı hem işletmelerimizi hem de istihdamımızı gözeten bir dengeyi bulmaya gayret ettik. Asgari ücret bir başlangıç ücretidir. Esas hedefimiz ortalama ücretin artması olmalı. Bu sebeple ben belirlenen rakamın üzerine çıkma imkanı olan işletmelerimize, ilave atılabilecek adımları tekrar atma çağrısında bulunuyorum. Açıklanan rakam yıl sonu itibarıyla tekrar değerlendirilecek. Sayın Cumhurbaşkanım, biliyorsunuz bu üçlü sac ayağına, bu süreçleri birbiriyle mücadele eden iki tarafın pazarlığı gözüyle bakmıyoruz. Biz bu konuya ülkemiz için en iyisini hep beraber nasıl yapabiliriz diye bakıyoruz. Çalışanlarımızın refahını ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğini en büyük önceliğimiz olarak kabul ediyoruz.”

Akkol, asgari ücretteki bu artışın hem çalışanlar hem işletmeler için çok önemli bir kazanım olduğunu belirterek, “Bu vesileyle ben tekrar Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Bakanımız olmak üzere komisyon çalışmalarına katkı sunan devletimize, işçi ve işveren temsilcilerine teşekkür ediyorum. TİSK olarak biz bugüne kadar hep ‘birlikte mümkün’ dedik. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz. Yeni asgari ücret ülkemize hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da “Sayın Cumhurbaşkanım, bundan 15 gün evvel size yaptığımız ziyarette biz, çalışanlarla ilgili Türk-İş olarak taleplerimizi ilettik. Siz de sağ olun komisyonu topladınız. Oradaki gerekçelerimizi Sayın Bakanımız biliyor. İnşallah bugün toplumu memnun edecek bir rakam olur, bu sıkıntılı dönemde inşallah toplum rahat eder, biz de dua ederiz, teşekkür ederiz.” diye konuştu.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanayi

Kimyanın Çekim Bölgesi: Yumurtalık SB

Türkiye’nin en büyük serbest bölgelerinden biri konumundaki Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi, özellikle kimya alanında güçlü firmalarıyla öne çıkıyor.

Yayınlandı

Tarih

Adana ekonomisinin can damarlarından Yumurtalık Serbest Bölgesi, özellikle kimya ve petrokimyada güçlü firmalarıyla öne çıkıyor.

ÜRETİME DAYALI TESİSLER

Beş kilometrelik sahil şeridi ve 4,6 milyon metrekarelik alan üzerine kurulu olan Türkiye’nin en büyük serbest bölgelerinden biri konumundaki Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi, özellikle orta ve büyük ölçekli kimya ve petrokimya sanayi için ideal bir yatırım ve kümelenme bölgesi olarak faaliyet gösteriyor. İskenderun Körfezi’nde, Adana-Hatay’ın birleşiminde yer alan ve küresel ölçekte Orta Doğu, Yakın Doğu, Avrupa ve Kuzey Afrika pazarlarına yakınlığıyla bir adım öne çıkan bölge; Torosport Ceyhan Limanının hemen yakınında yer alıyor. Adana Şakirpaşa Havalimanına 80 kilometre mesafede bulunan serbest bölgenin direkt otoyol bağlantısı bulunuyor. Bölgenin, Erzin Tren İstasyonuna uzaklığı ise 16 kilometre.

YATIRIMCININ GÖZDESİ

Ham maddenin deniz yoluyla gelebileceği tedarikçi pazarlara ve Türkiye’deki müşterilere olan yakınlığının yanında, ihracat pazarlarına yakınlığıyla da avantaja sahip olan bölge; parsellerin büyüklüğü ve uygunluğu yanında limana yakınlığıyla kimya ve petrokimya sanayinde yeni yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcıların gözdesi durumunda bulunuyor. Bölgedeki üretim alanları, 30-45 yıl gibi uzun süreli olarak kiralanabiliyor. Bölge, Adana ve çevre illerden toplam yaklaşık 1.200 kişiye istihdam sağlıyor.

Reklam

KURUCU ŞİRKET TAYSEB

Tekfen Holdingin tarımsal sanayi grubu Toros Tarımın Ceyhan’daki üretim ve liman tesisinin bulunduğu bölgede yer alan Adana Yumurtalık Serbest Bölgesinin kurulup işletilmesi işini, “Yap, işlet, devret” modeli çerçevesinde Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (TAYSEB) üstlendi. TAYSEB, serbest bölgedeki altyapı hizmetlerinin yapılması ve bölge içerisinde elektrik, su, telekomünikasyon, yemek, otopark, güvenlik gibi hizmetlerin verilmesini sağlıyor. TAYSEB ayrıca, yüzde 9,56 hissesi ile Mersin Serbest Bölgesinin (MESBAŞ) ve yüzde 10 hisse ile Antalya Serbest Bölgesinin (ASBAŞ) kurucu ortakları arasında bulunuyor.

BÜROKRASİDEN UZAK BÖLGE

Yatırımcılar için elektrik, su, telefon, yol, doğalgaz gibi tüm alt yapı hizmetlerini ücretsiz olarak kendi sahalarına kadar ulaştırdıklarını bildiren TAYSEB Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.’nin İşletme Müdürü Yusuf Dinçsoy; tüm inşaat ve iskân ruhsatlarının yerel idarelerden ve bürokrasiden uzak bir şekilde bağımsız olarak serbest bölge içerisinde sağlandığına dikkat çekiyor.

ÜRETİCİLERE KDV İSTİSNASI

Reklam

Özellikle ihracat ağırlıklı çalışan yatırımcılara sunulan vergi avantajlarının ise ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığını söyleyen Dinçsoy; “Serbest bölgelerin doğal yapısı itibarıyla, ‘Dâhilde İşleme Bölgesi’ olması avantajı nedeniyle girdilerini yurt dışından getirip, yurt içinde işleyip ihraç eden firmalar için büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Tüm bu avantajların yanında üretim yapan firmalar için Kurumlar Vergisi ve KDV istisnasının olduğu serbest bölgemizde, yatırım için alınan vergi dışı tüm teşviklerin de uygulanabileceğinin altını çizmek isteriz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Sanayi

İşsizlik Rakamları Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye’de istihdam edilenlerin sayısı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla 765 bin kişi artarak 30 milyon 775 bin kişiye ulaşırken, istihdam oranı 1,1 puanlık artışla yüzde 47,7 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 43 bin kişi azalarak 3 milyon 654 bin kişi oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,4 puanlık azalışla yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre 1,8 puan azaldı.

Aynı dönemde 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,4 puanlık azalışla yüzde 20,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 17,1, kadınlarda ise yüzde 26,3 olarak tahmin edildi.

İş bulanların sayısı 765 bin kişi arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Reklam

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla 765 bin kişi artarak 30 milyon 775 bin kişiyi buldu. İstihdam oranı da 1,1 puanlık artışla yüzde 47,7’ye ulaştı. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, söz konusu dönemde 722 bin kişi artarak 34 milyon 429 bin kişiye yükseldi. İş gücüne katılma oranı da 0,9 puanlık artışla yüzde 53,3 oldu.

Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 113 bin kişi, sanayi sektöründe 217 bin kişi, inşaat sektöründe 42 bin kişi, hizmet sektöründe 393 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 16’sı tarım, yüzde 22’si sanayi, yüzde 5,9’u inşaat, yüzde 56,1’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,5 saat azalarak 44,4 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 0,9 puanlık azalışla yüzde 21,3 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 14,7 iken potansiyel iş gücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,6 olarak tahmin edildi.

Reklam
Okumaya Devam Et

Sanayi

Dalgakıran, İSO Başkanlığına mı Aday?

TOBB’a bağlı oda ve borsalarda seçim hareketliliği start aldı. İSO Başkanlığına adaylığını koyacak güçlü isim Adnan Dalgakıran mı?

Yayınlandı

Tarih

2022 iş dünyasının seçim yılı, oldu. Nisan ayından hazirana kadar ihracatçı birliklerinin seçimleri gerçekleştirildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve 61 birlikte başkanlık seçimleri yapıldı. Araya yaz tatili girdi, şimdi ise çok daha büyük bir seçim heyecanı başlıyor.

İş dünyasının çatı örgütü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 81 il, 160 ilçede örgütlü. 365 oda ve borsa bulunuyor. Bir erteleme olmaz ise yasa gereği ekim sonu, kasım aylarında iş dünyası sandık başına gidecek. Önce oda meslek komiteleri, ardından oda meclisleri ve en son da TOBB Başkanı seçilecek.

TOBB’DA SEÇİM SÜRECİ BAŞLADI

TOBB’a bağlı oda ve borsalarda seçim hareketliliği sesli sedalı start almış durumda. Yakın zamanda ‘stokçuluk’ tartışmasına sahne olan İSOda başkanlığa aday olmaya hazırlanan tanıdık bir isim var. Bu ismin kulislerde anılmasıyla birlikte yılın asıl seçim heyecanının İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) yaşanması bekleniyor, diyebiliriz.  İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, resmen açıklamasa da aday olacağı kesin görülüyor. Ancak bu kez karşısına güçlü ve sesli bir rakibin aday olması bekleniyor.

2019’DA İSTİFA ETMİŞTİ

Reklam

Erdal Bahçıvan’ın iki dönemlik görevinin sonuna gelmesi ile İSO kulislerinde bir hareketlilik başlamış durumda. Daha önce İSO’da Bahçıvan’ın yardımcılığı görevini de yapmış olan Dalgakıran, Eylül 2019’da yönetimle görüş ayrılıkları nedeni ile bu görevinden istifa etmişti.

YENİ DÖNEMİN İSMİ DALGAKIRAN MI OLACAK?

Şimdi ise İSO’da ciddi bir değişim başlatmak üzere kolları sıvadığı belirtilen Dalgakıran Komprösörleri’nin sahibi olan Adnan Dalgakıran, halihazırda Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanlığı’nı yürütüyor. Henüz adaylığını resmen açıklamamış olsa da, iş dünyasında ses getiren görüşleri ile tanınan Dalgakıran’ın yeni dönemde İSO’nun başına geçmesinin kuvvetli bir ihtimal olabileceği ifade ediliyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.