Ceylan Köseoğlu
Sanayinin yoğun temposundan uzaklaşıp doğanın huzuruna dönmek isteyenler için Gebze’de yükselen 'Gökçe Nefes', akıllı ev sistemleri ve sürdürülebilir mimarisiyle dikkat çekiyor.
Gebze’nin ticaret ve inşaat sektöründeki köklü isimlerinden Gökçe Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Gökçe ile sektördeki 20 yıllık serüvenini, güvene dayalı iş anlayışını ve doğayla iç içe yaşamın yeni adresi "Gökçe Nefes" projesini konuştuk.
İş dünyasındaki birikiminiz oldukça köklü. Biraz geçmişe dönersek; Metin Gökçe kimdir, sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz ve ticaret serüveniniz nasıl başladı?
Metin Gökçe, 1969 Giresun doğumludur. Lise eğitimimi Gebze’de, üniversite eğitimimi ise Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladım. Ticaretle tanışmam çok erken yaşlara, lise yıllarına dayanıyor. Henüz okul hayatım devam ederken kendi iş yerimi açmıştım. Ticaretin yanı sıra bir dönem siyasetle de aktif ilgilendim; AK Parti’nin kurucu ilçe başkanlığı ve Gebze Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum. İnşaat sektörüne ise yaklaşık 20 yıl önce adım attım. Aslında ticari bir yeteneğim olduğunu çok erken fark ettim. İlk "ticari" deneyimim ortaokulda yatılı okurken arkadaşlarıma sattığım küçük defterlerdi. Lisede elektrik bölümünde okurken, bir taraftan da köy evlerinin elektrik tesisatlarını kurarak kendi harçlığımı kazanıyordum. Üretmek ve bir şeyler inşa etmek benim için bir tutku haline geldi ve hala daha da o şekilde devam ediyor.
Gebze’de inşaat sektörü nasıl bir dönüşüm geçiriyor?
Gebze, Türkiye’nin adeta bir prototipi; değişimin en hızlı yaşandığı bölge. 70’li yıllarda başlayan gecekondulaşma süreci, zamanla yerini planlı şehirleşmeye bıraktı. Bugün ise refah seviyesinin artmasıyla birlikte insanlar artık sadece "bir ev" değil, "nitelikli ve konforlu bir yaşam alanı" arıyorlar. Biz de projelerimizi bu yeni nesil taleplere göre şekillendiriyoruz.
"Gökçe Nefes" projesi nasıl doğdu? Sizi bu projeye iten temel unsur neydi?
İnsanların %95’inin hayali müstakil ve bahçeli bir evde yaşamaktır. Pandemi dönemi bu talebi daha da körükledi. Ancak müstakil evlerin en büyük sorunu güvenlik ve sosyalleşmedir. Gökçe Nefes’i tasarlarken, "hem müstakil hem site" konseptini merkeze aldık. 5 bin dönümlük orman alanının hemen yanı başında, temiz havasıyla, güvenlikli, komşuluk ilişkilerinin yaşanabileceği ama herkesin kendi bahçesine sahip olduğu bir yaşam alanı kurguladık.
Bu projeyi bölge için özel kılan unsurların başında neler geliyor?
Konum olarak Gebze’nin en temiz hava kalitesine sahip bölgesindeyiz. Şehir merkezinden kopmadan doğayla birleşmek isteyenler için stratejik bir noktadayız. Kuzey Marmara Otoyolu Balçık Gişeleri'ne 13 km, Şekerpınar Otoban Gişeleri'ne ise 15 km mesafedeyiz. İstanbul ve Kocaeli arasında yaşayanlar için ulaşım kolaylığı ile doğal yaşamı aynı noktada buluşturuyoruz. Sadece bir ev değil; çevresindeki market, fırın ve günlük ihtiyaç noktalarına yakın konumu, doğal gaz altyapısı ve sosyal donatıları ile 12 ay boyunca kesintisiz yaşanabilecek bir yaşam merkezi inşa ediyoruz.
Projenin detaylarından biraz bahseder misiniz? "Gökçe Nefes" sakinlerine ne vadediyor?
Gebze'nin gelişen yaşam alanı Cumaköy'de, 28 dönüm arazi üzerinde 33 özel villadan oluşan bir dünya kuruyoruz. Projemiz, 5,5 kilometrekarelik orman alanına komşu son parsellerden birinde yükseliyor. Her bir villamızı orman ve vadi manzarasından en üst düzeyde faydalanacak şekilde konumlandırdık. Sakinlerimize 4+1 ve 5+1 gibi geniş seçenekler sunuyoruz. Villa başına 550 ila 680 metrekarelik özel kullanım alanları ile müstakil bahçelerle ferahlığı garantiledik. Net kullanım alanlarımız Tip A’da 263 metrekare, Tip B’de 244 metrekare; bodrum kat seçenekli Tip C ve D villalarımızda ise 396 metrekareye kadar ulaşıyor.
Peki, konfor ve teknoloji anlamında neler öne çıkıyor?
Gökçe Nefes, yalnızca bir konut projesi değil, aktif bir yaşam kültürüdür. Akıllı ev sistemleri, yerden ısıtma, yüksek tavan uygulamaları, ebeveyn banyoları ve geniş teraslar standart sunduğumuz özellikler arasında. Otopark sorununu da unutmadık; her villaya özel 3 araçlık kapalı otoparkın yanı sıra misafirlerimiz için de 20 araçlık ek bir alan ayırdık. Ayrıca yüzme havuzu, spor salonu, tenis kortu, futbol-basketbol sahaları ve yürüyüş yollarıyla her nefeste tazelik sunuyoruz. Gökçe Nefes olarak, çevreci yaklaşımı benimsiyor ve uyguluyoruz. Çevreci yaklaşım aslında bizim için bir zorunluluktan öte yaşam biçimi. Projemizde güneş panelleri, yağmur suyu geri dönüşüm sistemi ve elektrikli araç şarj altyapısı bulunuyor. Yüksek ısı yalıtımı ile çevre dostu teknolojileri en üst seviyede uyguluyoruz.
Sürdürülebilirlik kavramı artık tüm dünyanın merkezi haline geldi. Sizler, inşaat sektöründe sürdürülebilirlik kavramını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bizim için sürdürülebilirlik, "müşteri memnuniyeti" demektir. 20 yıllık geçmişimizde iskânı alınmamış, kat mülkiyetine geçilmemiş tek bir projemiz dahi yok. Ben kendi yaptığım projede oturuyorum. Müteahhitliğin en büyük sınavı, yaptığınız evde insanların yıllar sonra da huzurla yaşamasıdır. Eğer arkamızda "Allah razı olsun" diyen insanlar bırakabiliyorsak, en büyük kazancımız budur.
Bir yatırımcı konut alırken nelere dikkat etmeli?
Maalesef günümüzde dijital görsellerin cazibesine kapılıp, binanın teknik altyapısını göz ardı eden bir tüketici profili var. İnsanlar bir kıyafet alırken mağaza mağaza dolaşırken, bir ömür çalışıp aldıkları ev için yeterli araştırmayı yapmıyorlar. Tavsiyem; firmanın geçmiş projelerini gitsinler, orada oturanlarla konuşsunlar. İyi bir binanın sırrı, katalogdaki renklerde değil, temeldeki yalıtım kalitesindedir.
Gökçe Yapı’nın gelecekte nasıl hatırlanmasını istersiniz?
İnsanların "Gökçe Yapı’dan ev aldım ve hayatımı huzurla sürdürüyorum" demesi, benim için en büyük miras. Güven, inşa edilmesi yıllar süren ama bir anlık hatayla yıkılabilecek bir kavramdır. Biz, bu güveni her projemizde ilmek ilmek işlemeye devam edeceğiz.
Kaynak: Sanayi Gazetesi





