Küresel piyasalarda ABD ile İran arasındaki gerilim, merkez bankalarının faiz kararları ve ekonomik görünüme ilişkin belirsizlikler yatırımcıların yön arayışını sürdürmesine neden oluyor. Bu ortamda dünyanın önde gelen beş yatırım bankası, altın fiyatlarına yönelik tahminlerini ve piyasa beklentilerini yeniden değerlendirdi.
Goldman Sachs, HSBC, Bernstein, Saxo Bank ve Bank of America tarafından yayımlanan analizlerde, ABD Merkez Bankasının para politikası, yüksek reel faizler ve artan jeopolitik risklerin altın üzerindeki etkileri ele alındı. Kurumlar, kısa vadede fiyat oynaklığının devam edebileceğini ancak değerli metalin orta ve uzun vadeli görünümünün güçlü kalmayı sürdürdüğünü belirtti.
Yatırım bankaları ons altına ilişkin fiyat hedeflerinde güncellemeye giderken, merkez bankalarının yüksek miktarlı alımları ile yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme isteğinin altın talebini destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldığını vurguladı.
İşte beş büyük yatırım bankasının altın piyasasının geleceğine yönelik son tahminleri ve dikkat çeken değerlendirmeleri…
Goldman Sachs’tan altın için güçlü beklenti
Goldman Sachs, merkez bankalarının devam eden güçlü altın talebinin, yüksek faizlerin kısa vadede oluşturduğu baskıyı sınırlayarak değerli metal fiyatlarına destek vermeyi sürdüreceğini bildirdi.
Bankanın analisti Lina Thomas, merkez bankalarının mayıs ayında yaklaşık 81 ton altın satın aldığına dikkat çekti. Son üç aylık ortalama alım miktarının da aylık 67 ton civarında gerçekleştiğini belirten Thomas, bu seviyenin 2022 öncesinde kaydedilen 17 tonluk aylık ortalamanın oldukça üzerinde olduğunu ifade etti. Söz konusu artışın, merkez bankalarının altına yönelik talebinde kalıcı ve yapısal bir değişime işaret ettiği değerlendirildi.
Goldman Sachs, jeopolitik gerilimler ve küresel finansal belirsizlikler karşısında ülkelerin rezervlerini çeşitlendirme sürecinin uzun yıllar devam edebileceğini öngördü. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin öncülük ettiği altın alımlarının güçlü seyrini koruyacağı tahmin edildi.
Banka, merkez bankalarının süren alımlarını, ons altının 2026 yıl sonunda 4 bin 900 dolara ulaşabileceği yönündeki tahmininin temel dayanaklarından biri olarak gösterdi.
HSBC’den altın tahmini: Kısa vadede baskı, uzun vadede yükseliş beklentisi
HSBC, altının yatırımcı portföylerinde çeşitlendirme aracı olarak önemini koruduğunu ancak yüksek reel faizler ile güçlü doların kısa vadede fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceğini bildirdi.
Bankanın değerlendirmesinde, ocak ayı sonunda 5 bin 598 dolarla rekor seviyeye ulaşan ons altının, yıl içinde hisse senedi piyasalarıyla daha yakın hareket etmeye başladığı belirtildi. Bu görünümün, değerli metalin geleneksel güvenli liman özelliğinin belirli ölçüde zayıflamasına neden olduğu ifade edildi.
ABD tahvil faizlerindeki yükselişin faiz getirisi sunmayan altını elde tutmanın maliyetini artırdığına dikkat çeken HSBC, kısa vadede fiyatların sınırlı bir bantta dalgalanabileceğini öngördü.
Buna karşın bankanın orta ve uzun vadeli altın görünümüne ilişkin olumlu beklentisi değişmedi. Merkez bankalarının devam eden alımları, altın destekli borsa yatırım fonlarına yönelen sermaye ve yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme eğiliminin fiyatları destekleyebileceği belirtildi.
HSBC, söz konusu unsurların etkisiyle ons altında yıl sonuna kadar yeni yükselişlerin görülebileceğini değerlendirdi.
Bernstein altın tahminini yukarı çekti
Bernstein, yükselen reel faizlerin baskısıyla son aylarda değer kaybeden ons altına ilişkin 2026 yılı ortalama fiyat beklentisini artırdı. Kurum, nisan ayı başında 4 bin 650 dolar seviyesinde bulunan ve haziran sonunda 4 bin dolara kadar gerileyen altın için yıllık ortalama tahminini 4 bin 533 dolara yükseltti.
Banka analistleri, nisan-haziran döneminde reel faizlerde yaşanan artışın altın fiyatlarını aşağı çeken temel unsurlardan biri olduğunu belirtti. Buna karşın altının uzun vadeli görünümünde belirgin bir bozulma olmadığı ifade edilirken, 2030 yılına yönelik fiyat projeksiyonlarında değişikliğe gidilmediği kaydedildi.
Piyasalarda yeni faiz artışlarına ilişkin beklentiler gündemde kalmaya devam ederken Bernstein, ekonomistlerin ABD Başkanı Donald Trump’ın düşük faiz yanlısı yaklaşımı nedeniyle sert ve agresif bir parasal sıkılaşma süreci öngörmediğine dikkat çekti.
Kurum, mevcut makroekonomik koşullar çerçevesinde altın fiyatlarında kısa vadeli oynaklığın sürebileceğini ancak değerli metalin orta ve uzun vadede güçlü görünümünü koruyacağını değerlendirdi.
Saxo Bank altın için bant aralığını açıkladı
Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, merkez bankalarının devam eden altın alımlarının değerli metal fiyatları açısından kalıcı bir destek oluşturduğunu belirtti. Hansen, ons altının kısa vadede 3 bin 950 ile 4 bin 200 dolar arasında dalgalanabileceğini öngördü.
Bankanın değerlendirmesinde, ABD enflasyon verilerinin ardından 4 bin 100 dolar seviyesinin üzerine çıkan ons altının, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve artan jeopolitik risklerle birlikte yeniden 4 bin dolar civarına gerilediği aktarıldı. Söz konusu gelişmelerin, enflasyon baskılarının güçlenebileceği ve sıkı para politikasının daha uzun süre devam edebileceği yönündeki endişeleri artırdığı belirtildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamalarının ardından ABD para politikasına yönelik belirsizliklerin devam ettiğine dikkat çekilen raporda, değerli metallerin enflasyon verileri ile enerji piyasalarındaki fiyat hareketlerine karşı hassasiyetini koruduğu ifade edildi.
Hansen, makroekonomik görünüm netleşene kadar altın piyasasında oynaklığın sürebileceğini belirtti. Buna karşın altının, gümüş ve platine kıyasla daha dirençli ve güçlü bir performans göstermeye devam etmesinin beklendiğini kaydetti.
BofA altın tahminini düşürdü, madencilik hisselerinde fırsata işaret etti
Bank of America, ABD Merkez Bankasının faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisi nedeniyle 2026 yılına ilişkin ortalama ons altın tahmininde aşağı yönlü revizyona gitti. Banka, daha önce açıkladığı fiyat beklentisini yüzde 14 azaltarak 4 bin 360 dolara çekti.
Altın fiyatlarına yönelik tahminini düşürmesine rağmen BofA, altın madenciliği şirketleri konusundaki olumlu değerlendirmesini korudu. Raporda, yüksek faiz ortamının yatırımcıların teknoloji hisseleri dışındaki sektörlere yönelmesini hızlandırabileceği belirtildi. Güçlü bilanço yapısına ve yüksek serbest nakit akışına sahip madencilik şirketlerinin bu süreçte daha fazla öne çıkabileceği ifade edildi.
Banka, altın madenciliği hisselerinin S&P 500 endeksine kıyasla son 20 yılın en düşük değerleme seviyelerinde işlem gördüğüne dikkat çekti. Söz konusu şirketlerin net aktif değerlerine göre de iskontolu bulunduğu ve yatırımcılara portföy çeşitlendirme açısından önemli bir alternatif sunduğu kaydedildi.
BofA, faizlerin kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmaya devam edebileceğini belirtirken, değerli metal ve altın madenciliği sektörüne ilişkin uzun vadeli olumlu görünümünü sürdürdüğünü bildirdi.
