Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa Komisyonu Ekonomi ve Verimlilikten Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı kapsamında Dolmabahçe Sarayı’nda görüştü.
Toplantıda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ilişkiler ele alınırken, Bakan Şimşek Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekliliğine dikkat çekti.
Bakan Şimşek, Gümrük Birliği’nin 30 yılı aşkın süredir Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, mevcut yapının günümüzün ekonomik koşullarını karşılamadığını ifade etti.
“Gümrük Birliği, 30 yılı aşkın süredir ekonomik ilişkilerimizin temelini oluşturuyor. Ancak dünya değişti. Gümrük Birliği ise hâlâ 1990'ların ekonomik gerçeklerine göre işliyor. Bugünün ekonomisi yalnızca sanayi ürünlerinden ibaret değildir. Hizmetler, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım artık ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçalarıdır.”
Şimşek’ten AB’ye Gümrük Birliği ve vize serbestisi çağrısı
Bu nedenle Gümrük Birliği'nin modernizasyonunu teknik bir güncelleme değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz. Mevcut asimetri de bu alanda daha belirgin hale geliyor. Çünkü AB, üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmalarını genişletiyor, ancak Türkiye ile Gümrük Birliği aynı çerçevede kalıyor. Oysa değişen küresel ekonominin ihtiyaçlarına birlikte uyum sağlamamız gerekiyor. Modernize edilmiş bir Gümrük Birliği, işletmelerimize, yatırımcılarımıza ve tedarik zincirlerimize önemli katkılar sunacaktır.
Aynı şekilde vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanması da iş dünyamızın hareket kabiliyetini artıracak ve ekonomik ilişkilerimize yeni bir ivme kazandıracaktır. Aslında bir ilerleme var. Bunun için de Komisyona teşekkür ediyoruz.
Otomotivdeki belirsizlikler giderilmeli
Bugün ayrıca Sanayiyi Hızlandırma Yasası'nı da tek tek değerlendirme fırsatı bulduk. Son taslakta, Türkiye'de üretilen ürünlerin Birlik menşeli girdilerle eş değer kabul edilmesi elbette memnuniyet verici.
Bununla birlikte özellikle otomotiv sektöründe bazı belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini de ifade ettik. Çünkü Türkiye ile AB artık yalnızca ticaret yapan iki taraf değildir. Ortak üretim yapan, aynı değer zincirlerinin parçası olan iki önemli ekonomik ortaktır.
