Mustafa Emre İmrel
Endüstriyel Yangınlarla Mücadele Bilim Uzmanı – CFPA-E
GTO Meclis Üyesi 42. Meslek Komitesi Başkan Yrd.
Afet yönetiminde başarı yalnızca personel ve ekipman sayısıyla ölçülmez. Asıl belirleyici unsur; doğru kapasitenin, doğru yerde ve doğru zamanda hazır bulunmasıdır. Depremden sonra ulaşılamayan bir arama kurtarma aracı, sanayi yangınına geç kalan bir KBRN ekibi veya trafiğe takılan mobil komuta merkezi, kâğıt üzerinde mevcut olsa da sahada beklenen faydayı sağlayamaz.
Bu nedenle Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’na hizmet verecek kapsamlı bir AFAD Bölge Yerleşkesi kurulması artık ertelenmemesi gereken stratejik bir ihtiyaçtır.
868 bin kişinin yaşadığı kesintisiz bir kent bölgesi
2025 yılı nüfus verilerine göre Gebze’nin nüfusu 414 bin 960, Darıca’nın 235 bin 632, Çayırova’nın 162 bin 262 ve Dilovası’nın 55 bin 355 kişidir. Dört ilçenin toplam nüfusu 868 bin 209’a ulaşmıştır. Bu rakam, Kocaeli nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ının Batı Kocaeli’de yaşadığını göstermektedir.
Üstelik bu sayı yalnızca ikamet edenleri ifade etmektedir. Sanayi tesislerinde çalışanlar, günlük iş hareketliliği, lojistik faaliyetler ve İstanbul’dan bölgeye gelen nüfus dikkate alındığında gündüz nüfusu çok daha yüksek seviyelere çıkmaktadır.
Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası artık birbirinden bağımsız dört ilçe gibi değil; konut, ulaşım, sanayi ve çalışma hayatı bakımından bütünleşmiş büyük bir kent bölgesi olarak değerlendirilmelidir. Afet planlaması da yalnızca idari sınırlar üzerinden değil, nüfus hareketliliği, tehlike kaynakları ve erişim süreleri üzerinden yapılmalıdır.
| GEBZE | DARICA | ÇAYIROVA | DİLOVASI |
| 414.960 | 235.632 | 162.262 | 55.355 |
Türkiye’nin en yoğun sanayi koridorlarından biri
Batı Kocaeli’nin özelliği yalnızca yüksek nüfusu değildir. Bölge; kimya, otomotiv, plastik, demir-çelik, makine, boya, enerji, depolama ve lojistik sektörlerinin iç içe bulunduğu çok yüksek riskli bir sanayi havzasıdır.
Kocaeli genelinde 14 organize sanayi bölgesi ve 37 liman bulunmakta, OSB’lerde 150 binden fazla kişi istihdam edilmektedir. Bu kapasitenin önemli bölümü Gebze–Çayırova–Dilovası hattında yoğunlaşmaktadır. Gebze’de 10 adet OSB faaliyet göstermekte; olup bölgede geri dönüşüm tesisleri ve büyük ölçekli üretim kuruluşlarıyla önemli bir sanayi üssü niteliği taşımaktadır.
Bu yoğunluk, afet riskini yalnızca bina yıkılması açısından değerlendirmememiz gerektiğini göstermektedir. Büyük bir deprem sonrasında aynı anda şu olaylar yaşanabilir:
- Bina ve fabrika göçükleri
- Doğal gaz ve enerji hatlarında hasarlar
- Kimyasal madde sızıntıları
- Toksik veya yanıcı gaz bulutları
- Tank, depo ve proses yangınları
- Patlamalar ve domino etkileri
- Liman ve kara yolu kazaları
- Haberleşme ve ulaşım kesintileri
Dolayısıyla bölgenin ihtiyacı yalnızca klasik bir arama kurtarma istasyonu değildir. Kentsel arama kurtarma, endüstriyel afetler, tehlikeli maddeler ve lojistik operasyonları birlikte yönetebilecek çok disiplinli bir yerleşkeye ihtiyaç vardır.
| “Batı Kocaeli’nin ihtiyacı yalnızca bir hizmet binası değil; deprem, sanayi kazası, KBRN olayı ve lojistik kesintiyi aynı anda yönetebilecek operasyon merkezidir.” |
Deprem riski, endüstriyel risklerle birlikte ele alınmalıdır
Kocaeli İl Afet Risk Azaltma Planı’nda deprem, taşkın ve sel, kütle hareketleri ile endüstriyel kazalar temel risk başlıkları arasında değerlendirilmektedir. Kocaeli’nin Kuzey Anadolu Fay Sistemi üzerindeki konumu ve sanayi tesislerinin yoğunluğu, olası bir depremin ikincil afetlere dönüşme ihtimalini artırmaktadır.
Bir sanayi tesisinde meydana gelen yangın veya kimyasal sızıntı normal şartlarda işletme ekipleri ve itfaiye tarafından kontrol altına alınabilir. Ancak deprem sonrasında yolların kapanması, su kaynaklarının kesilmesi, haberleşmenin zarar görmesi ve birden fazla tesiste aynı anda olay yaşanması hâlinde müdahale kapasitesi hızla yetersiz kalabilir. AFAD Bölge Yerleşkesi tam olarak bu çoklu afet senaryosuna göre planlanmalıdır.
İstanbul’a yakınlık hem avantaj hem sorumluluktur
Gebze, Çayırova ve Darıca; İstanbul’un Tuzla ve Pendik ilçeleriyle kesintisiz bir yerleşim ve ulaşım bütünlüğü içerisindedir. TEM, D-100, demiryolu, Marmaray, limanlar ve Sabiha Gökçen Havalimanı bağlantıları bakımından bölge, İstanbul ile Anadolu arasındaki en kritik geçiş noktalarından biridir.
AFAD’ın Tuzla’daki afet lojistik kapasitesi İstanbul açısından son derece önemlidir. Ancak olası büyük bir Marmara depreminde İstanbul Anadolu Yakası ile Batı Kocaeli’nin aynı anda etkilenebileceği unutulmamalıdır. Böyle bir senaryoda mevcut kapasitenin bütün bölgeye tek başına yetişmesini beklemek gerçekçi değildir.
Batı Kocaeli’de kurulacak yerleşke, İstanbul’daki kapasitenin alternatifi değil, yedek ve tamamlayıcı gücü olacaktır. Gerektiğinde Gebze,Darıca,Çayırova ve Dilovası’na müdahale edecek; gerektiğinde Tuzla, Pendik, Sultanbeyli ve İstanbul Anadolu Yakası operasyonlarına destek sağlayacaktır. Afet yönetiminde yedeklilik lüks değil, sistemin ayakta kalmasını sağlayan temel prensiptir.
Yerleşke nasıl planlanmalıdır?
Kurulacak tesis sıradan bir hizmet binası şeklinde düşünülmemelidir. Yer seçimi yapılırken zemin güvenliği, taşkın riski, sanayi tesislerinin olası etki alanları ve ulaşım alternatifleri birlikte değerlendirilmelidir.
Yerleşkenin TEM ve D-100’e birbirinden bağımsız en az iki ulaşım bağlantısına sahip olması, ana güzergâhlardan biri kapanırsa alternatif yoldan çıkış yapılabilmesi gerekir. Tesis; taşkın, sıvılaşma ve endüstriyel domino etki alanlarının dışında, güvenli bir zemin üzerinde kurulmalıdır.
Yerleşkede en az aşağıdaki kapasitelere yer verilmelidir:
- Ağır ve orta seviye kentsel arama kurtarma ekipleri
- KBRN keşif, ölçüm, koruyucu donanım ve dekontaminasyon birimleri
- Endüstriyel yangın ve tehlikeli madde müdahale ekipmanları
- Mobil komuta ve koordinasyon merkezi
- Kesintisiz uydu, telsiz ve veri haberleşme altyapısı
- İnsansız hava araçları ve termal görüntüleme sistemleri
- Arama köpekleri ve eğitim alanları
- Geçici barınma, çadır, yatak, jeneratör ve temel yaşam malzemesi depoları
- Yükleme-boşaltma sahaları ve lojistik araç parkı
- Helikopter iniş alanı
- Su üstü ve taşkın müdahale ekipmanları
- En az 72 saat dış desteğe ihtiyaç duymadan çalışabilecek enerji, su ve yakıt altyapısı
Yerleşkenin kapsama planı, Batı Kocaeli’deki yüksek riskli noktalara normal şartlarda yaklaşık 30 dakikalık erişim halkaları oluşturacak şekilde hazırlanmalıdır. Bu süre, yer seçimi ve araç konuşlandırılması için hedeflenen operasyonel performans kriteri olarak ele alınmalıdır.
Sanayi kuruluşları da sistemin parçası olmalıdır
Türkiye Afet Müdahale Planı, ulusal ve yerel düzeyde çok sayıda afet grubunun birlikte çalışmasını öngörmektedir. Batı Kocaeli AFAD Yerleşkesi de yalnızca AFAD personelinden oluşan kapalı bir yapı olmamalıdır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, 112 Acil Sağlık, UMKE, emniyet, jandarma, Sahil Güvenlik, ilçe belediyeleri, organize sanayi bölgeleri, liman işletmeleri, üniversiteler, gönüllü kuruluşlar ve özel sektörle ortak çalışmalıdır.
Bölgedeki fabrikaların ağır iş makineleri, vinçleri, tankerleri, jeneratörleri, sağlık ekipleri ve teknik personeli önceden envantere alınmalıdır. Karşılıklı yardım protokolleri hazırlanmalı, ekiplerin görevleri afet meydana gelmeden belirlenmeli ve bölgesel tatbikatlarla sistem düzenli olarak test edilmelidir.
Afet olduktan sonra değil, olmadan önce karar vermeliyiz
Afet yatırımları bazen yalnızca maliyet olarak değerlendirilmektedir. Oysa bir günlük üretim kaybının, kapanan bir ana ulaşım hattının, kontrol edilemeyen bir kimyasal yangının veya müdahalede kaybedilen birkaç saatin ekonomik ve insani bedeli, kurulacak yerleşkenin maliyetinin çok üzerinde olabilir.
Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası; nüfusu, sanayi kapasitesi, İstanbul’a yakınlığı, ulaşım koridorları ve taşıdığı çoklu afet riskleri nedeniyle özel bir müdahale yapılanmasını hak etmektedir.
Batı Kocaeli’ye kurulacak güçlü bir AFAD Bölge Yerleşkesi yalnızca dört ilçeyi korumayacaktır. İstanbul Anadolu Yakası’nın, Kocaeli sanayisinin ve Türkiye’nin üretim sürekliliğinin korunmasına da önemli katkı sağlayacaktır.
| Bu konu bir ilçe yatırımı veya kurum binası talebi değildir. Bu konu; can güvenliği, sanayi güvenliği, ekonomik süreklilik ve Marmara Bölgesi’nin afetlere karşı dayanıklılığı meselesidir. Kararımızı afetin ardından değil, henüz zamanımız varken vermeliyiz. |
Mustafa Emre İmrel
GTO Meclis Üyesi 42.Meslek komitesi Başkan Yrd.
Endüstriyel Yangınlarla Mücadele Bilim Uzmanı – CFPA-E
