Deutsche Bank, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temmuz ayı Para Politikası Kurulu (PPK) kararını değerlendirdi. Banka, politika faizinin değiştirilmemesinde küresel çapta artan jeopolitik riskler ile enerji maliyetlerindeki yükselişin etkili olduğunu belirtti.
Deutsche Bank Ekonomisti Yiğit Onay tarafından hazırlanan analizde, TCMB’nin piyasa fonlamasını faiz koridorunun üst sınırı olan yüzde 40 seviyesinden sürdürmesinin, dış koşullarda yaşanan bozulmaya karşı alınan temkinli bir adım olduğu kaydedildi.
Deutsche Bank, Türkiye için enflasyon ve faiz tahminlerini yükseltti
Deutsche Bank, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın Türkiye’nin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Raporda, Brent petrolün kısa süre içinde yüzde 35’in üzerinde değer kazanması ve akaryakıta yönelik vergi düzenlemeleri sonucunda benzin ile motorin fiyatlarının yükseldiği belirtildi. Bu gelişmelerin enflasyon patikasına yaklaşık 1,5 puanlık ek baskı oluşturduğu hesaplandı.
Avrupa’daki doğal gaz fiyatlarının yüzde 50’yi aşan oranda artmasının yanı sıra tarımsal emtia maliyetlerindeki yükselişin de dezenflasyon sürecini zorlaştırdığı ifade edildi.
Söz konusu gelişmelerin ardından Deutsche Bank, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 28,5’ten yüzde 30’a çıkardı. Banka ayrıca yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 35’ten yüzde 36’ya yükseltti.
Faiz indirimleri 2027’ye kadar ertelenebilir
Deutsche Bank, TCMB’nin hâlihazırda yüzde 40 seviyesinde bulunan piyasa fonlama maliyetini yüzde 37’lik politika faizine yaklaştıracak normalleşme adımlarını eylül ayına bırakabileceğini öngördü. Raporda, politika faizinde doğrudan indirimin ise yılın son çeyreğinden önce gündeme gelmesinin beklenmediği belirtildi.
Olumsuz senaryoda sıkı para politikası uzayabilir
Banka, Brent petrol fiyatının kalıcı biçimde 100 doların üzerinde kalması, enerji maliyetlerinin yüksek seyrini sürdürmesi ve cari açığın genişlemesi durumunda TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu tahmin edilenden daha uzun süre koruyabileceğini değerlendirdi. Böyle bir senaryoda faiz indirimlerinin 2027 yılına kadar ertelenebileceğine dikkat çekildi.
Raporda daha olumlu bir ihtimale de yer verildi. Jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının gerilemesi halinde enflasyon görünümünün iyileşebileceği, bu gelişmenin TCMB’ye piyasa fonlamasını normalleştirme ve faiz indirimlerine beklenenden daha erken başlama imkânı sunabileceği ifade edildi.
