Dünya Bankası, Çin ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirme raporunda 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 4,4 olarak açıkladı. "Büyümenin Yeniden Dengelenmesi" başlığıyla yayımlanan raporda, yılın ilk aylarında yüksek teknoloji yatırımları ve güçlü ihracat performansının ekonomiye destek sağladığı belirtilirken, iç talepteki zayıflığın büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. Raporda ayrıca gayrimenkul sektöründeki yavaşlama, tüketici harcamalarındaki temkinli görünüm ve küresel ekonomik belirsizliklerin Çin ekonomisinin önümüzdeki dönemdeki performansını etkilemeye devam edeceği ifade edildi.
İç talepteki zayıflık büyümeyi sınırlıyor
Dünya Bankası'nın değerlendirmesine göre Çin ekonomisi yılın ilk bölümünde yüksek teknoloji yatırımları ve ihracat sayesinde dirençli bir görünüm sergiledi.
Raporda, Çin ekonomisinin yılın ilk aylarında güçlü yüksek teknoloji yatırımları ve ihracatın desteğiyle dayanıklılığını koruduğu belirtildi.
Politika desteği, yüksek teknoloji yatırımları ve küresel enerji arzındaki aksaklıklara karşı oluşturulan tamponların ikinci çeyrekte zayıflayan iç talebi kısmen dengelediği kaydedilen raporda, gayrimenkul sektörünün zayıflayan konut talebine uyum sürecinin devam etmesi ve tüketicilerin temkinli davranmayı sürdürmesi nedeniyle büyüme oranının bu yıl yüzde 4,4'e gerilemesinin beklendiği aktarıldı.
Raporda, ekonominin tüketime dayalı bir yapıya yeniden dengelenmesindeki ilerlemenin kademeli seyretmesi nedeniyle büyüme oranının 2027 yılında yüzde 4,3'e gerilemesinin öngörüldüğü belirtildi.
Ekonomik görünüme yönelik risklerin genel olarak dengeli olduğuna işaret edilen raporda, son haftalarda küresel enerji arzuna ilişkin belirsizliklerin azalması ve petrol fiyatları düşmesine rağmen yeniden dalgalanma riskinin sürdüğü kaydedildi.
Raporda, gayrimenkul sektöründeki gerilemenin derinleşmesi halinde bunun tüketici harcamaları ile gayrimenkul ve bağlantılı sektörlerdeki yatırımlar üzerindeki baskıyı artırabileceğine işaret edildi.
Bankanın raporunda, mali teşviklerin ve yapay zeka kaynaklı yatırımların beklenenden daha güçlü olması halinde ise büyümenin mevcut tahminlerin üzerine çıkabileceği belirtildi.
