Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Fed’in faiz kararında veriler ile jeopolitik riskler yarışıyor

Enflasyon ve istihdam verilerindeki zayıflama Fed’in faiz artırımına gideceği beklentilerini azaltırken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve İran çevresindeki jeopolitik gerilim riskleri canlı tutuyor.

Fed’in faiz politikasına yönelik belirsizlik devam ederken, ekonomik veriler ile piyasa beklentileri arasında belirgin bir ayrışma yaşanıyor.

Şubat ayından bu yana ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan jeopolitik gerilim, Fed’in daha güvercin bir para politikası izleyeceği yönündeki beklentileri zayıflatmıştı. Buna karşılık, açıklanan verilerin enflasyonist baskıların tahmin edilenden daha sınırlı kaldığını göstermesi, bankanın sıkılaşma adımlarına devam edeceği ihtimalini de azaltmıştı.

Çatışmaların yeniden şiddetlenmesi ve petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine ulaşması ise Fed’in faiz artırımına yönelebileceği endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Ekonomistler, enerji fiyatlarındaki yükselişe rağmen enflasyon üzerindeki etkilerin şimdilik sınırlı kaldığına ve gümrük tarifelerinin büyük ölçüde fiyatlara yansıdığına dikkat çekiyor. Bu nedenle Fed’in yılın kalan bölümünde faiz artırımına gitmesinin beklenmediği belirtiliyor.

Fed’in Faiz politikasında eylül ihtimali masada

ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, ABD Merkez Bankasının (Fed) temmuz toplantısında politika faizini değiştirmesini beklemediklerini açıkladı.

Quaedvlieg, Fed’in para politikasında iki farklı senaryonun öne çıktığını belirtti. İlk senaryoya göre enflasyonun kontrol altında kalması durumunda faizlerin mevcut seviyesinde korunması bekleniyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş ve yapay zekâ yatırımlarının talebi güçlendirmesi halinde ise enflasyonun daha kalıcı bir görünüm kazanabileceği ve Fed’in ek sıkılaştırma adımlarını değerlendirebileceği öngörülüyor.

ABN Amro’nun ana senaryosu, politika faizinin yıl sonuna kadar sabit tutulması yönünde. Ancak banka, enflasyon görünümündeki olası bozulmaya bağlı olarak eylül toplantısında faiz artırımına gidilmesi ihtimalini de tamamen dışlamıyor.

Jeopolitik gerilim Fed üzerindeki baskıyı artırabilir

Rogier Quaedvlieg, hayata geçirilmesi planlanan yeni gümrük tarifelerinin hâlihazırdaki vergi düzenlemelerinden büyük ölçüde ayrışmadığını belirtti. Bu nedenle tarifelerin enflasyonda yeni ve güçlü bir yükselişe yol açmasının beklenmediğini kaydetti.

Buna karşılık Quaedvlieg, İran merkezli jeopolitik gerilimin uzun süre devam etmesinin enerji fiyatlarını yukarı taşıyabileceğine dikkat çekti. Böyle bir tablonun enflasyon görünümünü olumsuz etkileyerek ABD Merkez Bankası üzerindeki para politikası baskısını artırabileceği uyarısında bulundu.

Zayıflayan veriler Fed’in faiz artırımı beklentisini azalttı

ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley, enflasyondaki yavaşlamanın ABD Merkez Bankasının daha şahin bir para politikası izlemesini zorlaştırdığını belirtti.

Fed’in haziran toplantısında sıkı para politikasını destekleyen mesajlar verdiğini hatırlatan Knightley, sonrasında açıklanan enflasyon verilerinin hız kaybına işaret ettiğini ve istihdam piyasasından gelen göstergelerin beklentilerin altında kaldığını ifade etti. Knightley, bu gelişmelerin piyasalarda Fed’in önümüzdeki dönemde faiz artırımına gideceği yönündeki beklentileri zayıflattığını kaydetti.

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir