TÜİK’in yılın ilk çeyreğine ilişkin yapı izin istatistikleri, inşaat tarafında ruhsat hareketliliğinin belirgin şekilde arttığını gösterdi.
Ocak-mart döneminde yapı ruhsatı verilen bina sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,6 yükseldi. Aynı dönemde ruhsat verilen daire sayısı yüzde 37, toplam yüz ölçümü ise yüzde 26,1 artış kaydetti.
Verilere göre, yapı ruhsatı verilen bina sayısı 34 bin 579’a çıktı. Daire sayısı 232 bin 252’ye, toplam yüz ölçümü ise 44 milyon 406 bin 211 metrekareye ulaştı. Böylece bina sayısında son 5 yılın, daire sayısı ve yüz ölçümünde ise son 9 yılın en yüksek seviyeleri görüldü.
Deprem konutlarının etkisiyle önceki yıllarda yaşanan artışlara rağmen, daire sayısında 2017’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşılması, konut arzını desteklemeye yönelik yatırımların ivme kazandığına işaret etti.
Yüksek finansman maliyetleri ve talepteki sınırlı yavaşlamaya karşın veriler, sektörün orta ve uzun vadeli konut ihtiyacına yönelik üretim eğilimini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Ertelenen projeler ruhsat artışını destekledi
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz, yapı ruhsatlarında görülen yükselişte, daha önce beklemeye alınan projelerin yeniden devreye girmesinin etkili olduğunu söyledi.
Ekiz, son iki yılda yüksek finansman maliyetleri nedeniyle askıya alınan yatırımların, konut arzındaki yetersizlik ve kentsel dönüşüm ihtiyacının öne çıkmasıyla yeniden hızlandığını belirtti.
Maliyet artış hızındaki yavaşlamanın da yatırım kararlarını desteklediğine dikkat çeken Ekiz, maliyetlerin tamamen baskı unsuru olmaktan çıkmadığını ancak geçmiş dönemdeki sert yükselişlerin geride kaldığını ifade etti.
Ekiz’e göre bu tablo, proje planlamasında öngörülebilirliği artırırken, üretim kararlarının alınmasını da kolaylaştırıyor.
Kentsel dönüşüm ruhsat artışında öne çıktı
AYİDER Başkanı Hakan Şişik, inşaat sektöründe genel bir canlanmadan söz etmek için henüz erken olduğunu ancak ertelenen konut arzının yeniden devreye girdiğini belirtti.
Şişik, yapı ruhsatlarındaki artışta özellikle kentsel dönüşüm projelerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Maliyet artış hızının daha kontrol edilebilir hale gelmesinin üreticilere daha net bir planlama alanı sunduğunu söyleyen Şişik, bu gelişmenin konut üretim sürecini hızlandırdığını dile getirdi.
Yüksek faiz ortamına rağmen nitelikli konuta talebin sürdüğünü belirten Şişik, güçlü sermaye yapısına sahip firmaların projelerini hızlandırdığını kaydetti.
Sektördeki ivmenin kentsel dönüşüm odaklı projeler, devlet destekleri ve ruhsat süreçlerindeki dijitalleşmeyle güçlendiği; mali yapısı sağlam üreticilerin ise yeni yatırımlara yöneldiği ifade edildi.
