Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Küresel ekonomide yeni tehdit: Arz şokları kalıcı hale mi geliyor?

Salgın, savaş ve enerji krizinin ardından çip kıtlığı, iklim kaynaklı sorunlar ve yapay zekânın artan enerji ihtiyacı küresel ekonomide arz baskısını güçlendiriyor. Ekonomistler, bu şokların fiyatları geçici olarak yükseltebileceğini ancak zayıflayan iş gücü piyasasının kalıcı enflasyon riskini sınırladığını belirtiyor.

Küresel ekonomi son yıllarda salgın, savaşlar, enerji krizi ve çip tedarikindeki sıkıntılar gibi art arda gelen arz şoklarıyla karşı karşıya kaldı. Bu sorunlara şimdi iklim değişikliğinin yol açtığı olumsuzluklar, nehirlerdeki su seviyelerinin gerilemesi ve yapay zekâ teknolojilerinin hızla yükselen enerji talebi de ekleniyor.

Merkez bankalarının asıl kaygısını ise tekil krizlerin etkisinden ziyade, arz kaynaklı şokların küresel ekonomide geçici olmaktan çıkarak kalıcı bir yapıya dönüşme ihtimali oluşturuyor.

Arz şokları yatırım piyasalarında dengeleri değiştirebilir

Yarı iletken tedarikindeki sıkıntılar, yükselen enerji maliyetleri, aşırı sıcaklıklar, kuraklık ve ulaşım hatlarında yaşanan aksamalar küresel ekonomiyi eş zamanlı olarak baskılıyor. Birbiriyle bağlantılı bu sorunlar, yatırım piyasaları için de önemli riskleri beraberinde getiriyor.

Ekonomistler, arz şoklarının sıklaştığı ve enflasyonun büyümeyi zayıflatacak şekilde yükseldiği bir ortamda hisse senetleri ile tahvillerin aynı dönemde değer kaybedebileceğine dikkat çekiyor. Böyle bir senaryoda tahvillerin, borsalardaki düşüşlere karşı yatırımcılara geçmişte sağladığı korumayı sunamayabileceği belirtiliyor.

Çip kıtlığı fiyatlarda zincirleme artış riski yaratıyor

Küresel ekonomiyi tehdit eden yeni risklerden biri de yarı iletken tedarikinde yaşanan daralma oldu. ABD’de bazı elektronik ürünlerin fiyatları yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 20 yükseldi.

Çip maliyetlerindeki artıştan doğrudan etkilenen ürünlerin ABD enflasyon sepetindeki payı yaklaşık yüzde 1,3 seviyesinde kalıyor. Ancak asıl tehlikenin, farklı sektörlere yayılabilecek dolaylı etkilerden kaynaklandığı belirtiliyor.

Çip sıkıntısının otomobil üretimini aksatması, araç arzını azaltarak sıfır otomobil fiyatlarını yukarı çekebilir. Bu yükselişin ikinci el araç piyasasına, ardından sigorta ve araç kiralama ücretlerine yansıması beklenebilir. Böylece başlangıçta sınırlı bir sorun olarak görülen yarı iletken kıtlığı, ekonominin daha geniş bir bölümünde fiyat artışlarını tetikleyebilir.

Zayıflayan istihdam piyasası kalıcı enflasyon riskini sınırlıyor

Ekonomistlere göre arz şoklarının kalıcı enflasyona yol açabilmesi için iki temel koşulun bir arada bulunması gerekiyor. Çalışanların yüksek ücret artışları talep edebilecek pazarlık gücüne, şirketlerin ise artan maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabilecek ölçüde fiyatlama avantajına sahip olması önem taşıyor.

Bu koşullar 2021-2022 döneminde büyük ölçüde mevcutken günümüzde daha farklı bir görünüm öne çıkıyor. Başta ABD olmak üzere iş gücü piyasalarında pandemi sonrasında görülen aşırı sıkılık önemli ölçüde azalırken, son ABD istihdam verileri de soğumanın devam ettiğine işaret ediyor. Bu durum, ücret ve fiyatların birbirini beslediği bir sarmalın oluşma ihtimalini zayıflatıyor.

Ekonomistler, arz kaynaklı sorunların önümüzdeki dönemde daha sık ortaya çıkabileceğini ve fiyatları geçici olarak artırabileceğini belirtiyor. Ancak güçlü bir iş gücü piyasası bulunmadığı sürece bu şokların kalıcı enflasyona dönüşmesinin düşük bir olasılık olduğu değerlendiriliyor.

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir