Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliği’nde değişikliğe gitti. Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle merkezin mal varlığına yönelik haciz, rehin ve iflas işlemlerine ilişkin yeni hükümler getirildi.
Düzenleme kapsamında, Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin yatırımcıların korunması amacıyla kullandığı kaynakların hukuki güvence altına alınması hedeflendi. Böylece merkezin görevlerini kesintisiz biçimde sürdürebilmesi ve tazmin süreçlerinin olası mali işlemlerden etkilenmemesi amaçlandı.
Yeni yönetmelikle birlikte yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik hukuki çerçeve güçlendirilmiş oldu.
Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin mal varlığına yasal koruma
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) Yönetmeliği’nde haciz, rehin, iflas ve zamanaşımına uğrayan alacaklara ilişkin kapsamlı değişiklikler yaptı.
Yeni düzenlemeye göre YTM’nin mal varlığı, kuruluş amacı dışında kullanılamayacak ve herhangi bir işlem için teminat olarak gösterilemeyecek. Merkezin varlıkları, kamu alacakları kapsamında dahi haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, iflas masasına dâhil edilemeyecek ve haklarında ihtiyati tedbir kararı uygulanamayacak.
YTM’ye emanet olarak devredilen varlık ve alacaklarla ilgili idari ve adli taleplerin yerine getirilmesi görevi ise Takasbank’a verildi. Takasbank, yürüttüğü işlemler hakkında YTM’ye her ay düzenli olarak bilgi sunacak.
Yönetmelik değişikliğiyle zamanaşımına uğrayan emanet ve alacakların iadesine yönelik başvuru süreci de yeniden düzenlendi. Buna göre, iade taleplerinin öncelikli olarak e-Devlet üzerinden elektronik ortamda yapılması esas olacak. Elektronik ortamda gerçekleştirilemeyen başvurulara ilişkin yöntem ve şartlar ise SPK Bülteni ile YTM’nin kurumsal internet sitesinde duyurulacak.
Yatırım kuruluşlarının, zamanaşımına uğrayan emanet ve alacaklara ilişkin hazırladıkları listeleri her yıl şubat ayı sonuna kadar YTM ve Takasbank’a gönderme yükümlülüğü de yeniden belirlendi.
Faaliyetleri sürekli olarak durdurulan ancak müşteri hesapları başka bir kuruluşa devredilmeyen yatırım kuruluşlarına ait emanetlerin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında ise faaliyet durdurma veya tasfiye kararlarından tarih bakımından en eski olanı esas alınacak.
Yönetmeliğin 28’inci maddesinde düzenlenen başvuru süreçlerine ilişkin geçiş hükümleri de güncellendi. Buna göre, yeni başvuru usul ve esasları yürürlüğe girinceye kadar mevcut uygulamaların sürdürülmesi kararlaştırıldı.
Yatırımcı varlıklarını değil, tazmin sistemini güvence altına aldı
Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM), aracı kurum ve bankalar gibi yatırım kuruluşlarının müşterilerine karşı nakit ödeme veya sermaye piyasası araçlarını teslim etme yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda devreye giriyor. Kamu tüzel kişiliğine sahip merkez, yatırımcıların zararlarını belirlenen sınırlar çerçevesinde karşılamanın yanı sıra ilgili kuruluşların tasfiye işlemlerini de yürütüyor.
Yönetmelikte yapılan değişiklik, yatırımcıların sahip olduğu hisse senedi, yatırım fonu, bono veya tahvil gibi sermaye piyasası araçlarına yönelik işlemleri kapsamıyor. Düzenleme, yatırım kuruluşlarının mali açıdan zor duruma düşmesi hâlinde YTM’nin mal varlığına ve tazmin amacıyla kullanılan kaynaklara uygulanacak koruma hükümlerini belirliyor.
Örneğin bir aracı kurumun iflas etmesi durumunda, kurumun alacaklıları YTM’nin yatırımcıların zararlarını karşılamak amacıyla kullandığı mal varlığına haciz veya ihtiyati tedbir uygulanmasını talep edemeyecek. Böylece yatırımcıların tazmin edilmesi için ayrılan kaynakların, yatırım kuruluşunun borçları nedeniyle kullanılamamasının önüne geçilecek.
