Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların güvenli liman talebini artırması beklenirken, altın fiyatlarının gerilemesi piyasalarda yerleşik kabulleri yeniden tartışmaya açtı.
Orta Doğu'da savaşın patlak vermesi ile güvenli liman olarak bilinen altın dikkat çeken bir testten geçti. Savaşa rağmen altın fiyatları düşerken paralarını güvende tutmak isteyen yatırımcılar farklı yatırım araçlarına yöneldi.
Savaş sonrası sert düşüş
Emtia analistlerine göre 100 günü aşan İran savaşının ortasında altının bu kadar düşmesi mantıklı görünmüyor. 27 Şubat’ta İran savaşının başlamasından hemen önce altın fiyatları yüzde 18 düştü. Bu durum altının jeopolitik risklere karşı koruma aracı olduğu inancını zayıflattı.
Savaş dönemlerinde altının yükselmesi bekleniyor. Ancak analizler altın fiyatları ile jeopolitik risk arasında istikrarlı bir ilişki bulunmadığını gösteriyor. Altınla ilişkilendirilen birçok faktörün güçlü bir istatistiksel temele dayanmadığı da belirtiliyor.
Altın fiyatları ve jeopolitik risk zıt yönlerde hareket ediyor
Analistler, külçe altının aylık fiyat değişimleri ile Jeopolitik Risk (GPR) Endeksi arasındaki ilişkiyi inceledi. 1968’den bu yana her beş yıllık dönemde bu iki değişkenin ilişkisi ölçüldü.
Sonuçlara göre altın fiyatları ile GPR Endeksi arasındaki korelasyon eksi 0,28 ile artı 0,33 arasında değişti. Bu durum iki değişkenin her zaman aynı yönde hareket etmediğini gösterdi.
Aynı analiz enflasyon, dolar endeksi ve ekonomik politika belirsizliği için de yapıldı. Altın ile bu göstergeler arasındaki ilişki de istikrarsız çıktı.
Altın uzun dönemlerde güvenli liman
Analize göre altın uzun vadede güçlü bir korunma aracı olarak öne çıkıyor.
Duke Üniversitesi’nden Campbell Harvey ve eski emtia fonu yöneticisi Claude Erb’in 2013’te yayımladığı “Altın İkilemi” çalışması da bu sonucu destekliyor. Çalışmada altının uzun vadede satın alma gücünü koruduğu belirtiliyor.
Ancak kısa ve orta vadede altının enflasyonla ilişkisi zayıf ve değişken kalıyor. Bu durum yıllar boyunca da devam edebiliyor.
Analistler altın yatırımı için düzenli ve küçük bir birikim stratejisi öneriyor. Ayrıca yatırım kararlarının dış faktörlere göre sürekli değiştirilmesinin etkili bir yöntem olmadığını belirtiyor.
