Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Sanayide dijital dönüşümün ‘yerli gücü’

TÜBİTAK Gebze yerleşkesindeki Ar-Ge merkezinde geliştirdiği özgün çözümlerle sanayinin dijital dönüşümüne öncülük eden TEKMA Mühendislik, yapay zekâ ve robotik sistemlerle üretimi kusursuzlaştırıyor. TEKMA, sadece hazır çözümleri uygulayan bir firma değil, sahadaki sorunlara yerli ve teknolojik çözümler üretiyor.

Sevgi PİLGİ

Türkiye sanayisinin yüksek teknolojiyle buluşması ve küresel rekabette öne çıkması için Ar-Ge odaklı mühendislik çözümleri geliştiren TEKMA Mühendislik ve Otomasyon A.Ş., özellikle otomotiv, savunma sanayi ve demiryolu gibi kritik sektörlerde yerlileşme vizyonunu güçlendiriyor.

Ar-Ge’nin TEKMA’nın ana damarı olduğunu söyleyen Semih Bayar, “Biz sadece hazır çözümleri uygulayan bir firma değil, sahadaki sorunlara özgün, yerli ve teknolojik çözümler üreten bir mühendislik firmasıyız. İş modelimiz, ‘problem çözme’ odaklı bir yaklaşım üzerine kuruludur. Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz yazılım ve donanımlar, müşteri süreçlerindeki verimsizlikleri ortadan kaldırmak için tasarlanır” dedi.

Yüksek teknoloji altyapısına erişim

TÜBİTAK Gebze yerleşkesinde bulunmalarının, inovasyon odaklı bir ekosistemin parçası olmasını sağladığını söyleyen Semih Bayar, “Bu konum, nitelikli akademik iş birliklerine, yüksek teknoloji altyapısına erişime ve vergi/istihdam destekleri gibi devlet teşviklerinden en verimli şekilde yararlanmamıza olanak tanıyor. Bu ekosistem, karmaşık mühendislik problemlerini çözerken ihtiyaç duyduğumuz "bilgi havuzuna" hızla ulaşmamızı sağlıyor. Türkiye sanayisi, özellikle otomotiv ve beyaz eşya gibi ana sektörlerde oldukça yüksek bir otomasyon seviyesine sahip. Ancak KOBİ ölçeğinde gidilmesi gereken bir yol var. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 adaptasyonu, sadece büyük firmaların değil, tedarik zincirinin tamamının benimsemesi gereken bir zorunluluk haline geliyor” ifadelerine yer verdi.

KOBİ’ler için otomasyonun, sadece üretim hızını artırmak değil, sürdürülebilir kalite ve maliyet kontrolü anlamına geldiğini vurgulayan Bayar, küresel rekabet ortamında hata payını minimize eden, verimliliğini artıran KOBİ’lerin, ancak otomasyonla ölçeklenebilir bir büyümeye ulaşabildiklerini söyledi.

“Yerli çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz”

Bayar, sözlerine şöyle devam etti: “Üretim süreçlerinde yapay zekâ destekli görüntü işleme, hatalı ürünü daha henüz hattan çıkmadan tespit eden bir "göz" görevi görür. Bu, %100 kalite kontrolü mümkün kılarak ıskarta oranlarını düşürür ve üretimin dijital ikizini oluşturmamıza yardımcı olur. Yapay zekâ, insanı devreden çıkarmak değil, insanın üzerindeki tekrarlı ve yorucu iş yükünü almaktır. Karmaşık ve dikkat gerektiren rutin kontrolleri yapay zekâya devrederek, uzman personelimizi süreci yöneten ve iyileştiren "karar verici" rollerde konumlandırıyoruz. Bu, iş güvenliğini artırırken hata oranını da minimize eder.”

Hassas ölçüm teknolojilerinin, havacılık, otomotiv, savunma sanayi ve demiryolu sektörlerinde kritik rol oynadığını söyleyen Bayar, “Bu sektörlerde milimetrik hatalar bile büyük güvenlik risklerine yol açabiliyor. Dolayısıyla ölçüm teknolojilerinde doğruluk, güvenilirlik ve tekrar edilebilirlik hayati önem taşıyor. Biz de TEKMA olarak bu alanlarda yerli çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz” dedi.

Demiryolu güvenliğini artırıyor

Bayar, demiryolu sektörüne yönelik geliştirilen yerli ölçüm sistemleri hakkında bilgi verdi: “Demiryolu sektöründe ray geometrisi, tekerlek profili ve hat aşınmalarını ölçen yerli sistemler geliştirdik. Bu sistemler sayesinde dışa bağımlılığı azaltıyor, bakım süreçlerini hızlandırıyoruz. Ayrıca yazılım-donanım entegrasyonu sayesinde ölçüm sonuçlarını anlık olarak analiz edebiliyor ve bakım ekiplerine raporlayabiliyoruz. Bu da demiryolu güvenliğini artırıyor. Yazılım ve Donanım Entegrasyonu Donanım (sensörler ve mekanik) veriyi toplar; yazılım ise bu veriyi anlamlandırır. Birbirinden kopuk çalışan sistemler, hatalı veri üretir. Bizim “+UpSolute” yaklaşımımızda olduğu gibi, yazılımın donanımla kusursuz entegrasyonu, gerçek zamanlı hata tespiti ve raporlama için zorunludur.”

İnsan kaynağına yatırım

EDM (Dalma Erezyon) ve CNC tezgâhlarının, hassas üretimin kalbi olduğunu söyleyen Bayar, “Bizim bu alandaki uzmanlığımız, karmaşık kalıp ve parça üretiminde karşılaşılan servis ve optimizasyon ihtiyaçlarından doğdu. Agie ve benzeri yüksek segment tezgâhlara olan teknik hakimiyetimiz, bizi sadece bir servis sağlayıcı değil, aynı zamanda üretim süreçlerinde bir "çözüm ortağı" konumuna taşımıştır” dedi.

Türkiye’de çok yetenekli mühendisler yetiştiğini ama otomasyon sektöründe deneyimli personel bulmanın hâlâ zor olduğunu dile getiren Bayar, “Bu nedenle biz TEKMA olarak genç mühendisleri yetiştirmeye, onlara proje bazlı sorumluluklar vermeye ve uluslararası standartlarda eğitim sağlamaya önem veriyoruz. İnsan kaynağına yatırım, teknolojik yatırımlar kadar kritiktir” dedi.

Türk firmaları ciddi bir potansiyele sahip

Türk mühendislik firmalarının esnek çözümler geliştirme, maliyet avantajı sağlama ve hızlı adaptasyon kabiliyetiyle öne çıktığını söyleyen Semih Bayar, “Ayrıca genç mühendislerin dinamizmi ve pratik problem çözme becerisi, bizi küresel rekabette güçlü kılıyor. Özellikle otomasyon, yazılım geliştirme ve özel üretim çözümlerinde Türk firmaları ciddi bir potansiyele sahip” cümlelerini kullandı.

Yapay zekâ, robotik ve otomasyonun birlikte gelişmesinin Türkiye sanayisi için çarpan etkisi yaratacağını söyleyen Bayar, yapay zekânın veri analizi ve karar destek sistemlerini güçlendirirken, robotik üretim hatlarında hız ve doğruluk sağlayacağını; otomasyonun ise tüm süreci entegre ederek verimliliği artıracağını söyledi.

 

KOBİ’lere değer katacak yerli ve yenilikçi çözümler

Bayar, son olarak TEKMA'nın üzerinde çalıştığı yeni projelerden bahsetti: “Şu anda demiryolu ölçüm sistemlerimizi daha da geliştirmek için yapay zekâ tabanlı analiz modülleri üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca CNC tezgâhları için gerçek zamanlı ölçüm ve kalite kontrol entegrasyonu sağlayan projelerimiz var. Bunun yanında Savunma sanayisine yönelik olarak, 5 mm ile 320 mm çap aralığındaki namluların iç geometrilerinin yüksek hassasiyetle ölçülmesini sağlayan mühendislik hizmetleri sunuyoruz. Bu kapsamda namlu iç çapları, kesit profilleri ve eşmerkezlilik parametreleri, 2 µm ile 20 µm arasında değişen ölçüm hassasiyetleriyle analiz edilmektedir. Geliştirdiğimiz sistemler, optik ve mekanik ölçüm teknolojilerinin entegrasyonu sayesinde, üretim süreçlerinde kalite güvencesi ve balistik performans optimizasyonu için kritik veriler sağlamaktadır. Böylece hem yerli üretim kabiliyetini güçlendiriyor hem de savunma sanayisinin uluslararası standartlarda doğruluk ve güvenilirlik gereksinimlerini karşılıyoruz. Amacımız hem büyük sanayi kuruluşlarına hem de KOBİ’lere değer katacak yerli ve yenilikçi çözümler sunmak.”

 

Kaynak: Haber merkezi

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir