Geçtiğimiz günlerde katılma fırsatı bulduğum TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki yeni vizyonunu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini değerlendirmek açısından oldukça önemli bir organizasyondu. TOBB Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır tarafından yapılan konuşmaların yanı sıra, özellikle "Türkiye'nin Yapay Zekâ Vizyonu, Stratejisi ve Eylem Planı" başlıklı oturum, ülkemizin bu alandaki yol haritasını bütüncül bir bakış açısıyla ele alması açısından oldukça başarılı ve bilgilendiriciydi.
Zirvede de sıkça değinildiği üzere, haziran ayında Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, ülkemizin yapay zekâ alanındaki ikinci kapsamlı yol haritası olma özelliğini taşıyor. Daha önce yayımlanan 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi'nin devamı niteliğinde hazırlanan yeni uygulama yol haritasını oluşturuyor.
TOBB İş Dünyası Yapay Zekâ Zirvesi'nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından paylaşılan bilgiler doğrultusunda, Eylem Planı kapsamında 81 ilde Yapay Zekâ Okuryazarlığı Atölyelerinin kurulması, iki yıl içerisinde 5 milyon vatandaşın yapay zekâ eğitimi alması, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ile 100 bin yapay zekâ uygulama profesyonelinin yetiştirilmesi hedefleniyor. Bunun yanında yapay zekâ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu hesaplama kapasitesini güçlendirmek amacıyla veri merkezlerinin kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 gigawatt seviyesine ulaştırılması, veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör öncülüğünde 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesi planlanıyor. Ayrıca TÜBİTAK tarafından geliştirilen 37 milyar parametreli BİLGE Büyük Dil Modeli'nin geliştiricilerin kullanımına açılması da planın öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor. Yerli ve özgün yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi, yalnızca teknolojik kapasitenin artırılması açısından değil, dijital egemenlik ve teknolojik bağımsızlık açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Eylem Planı'nın dikkat çeken yönlerinden biri de tüm yapısının "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulmuş olmasıdır. "Fark Et" ekseniyle toplumun yapay zekâ farkındalığının artırılması, dijital yetkinliklerin geliştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi hedeflenirken; "İstifade Et" ekseniyle yapay zekânın kamu hizmetlerinden özel sektöre kadar daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Sağlık, eğitim, tarım, sanayi ve kamu yönetimi gibi birçok alanda yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması ve veriye dayalı karar alma süreçlerinin güçlendirilmesi bu kapsamda öne çıkan hedefler arasında yer alıyor.
Planın "Üret" ekseni ise Türkiye'nin yalnızca yapay zekâ kullanan değil, aynı zamanda geliştiren ve ihraç eden bir ülke olmasını hedefliyor. Veri merkezleri, yüksek başarımlı hesaplama altyapıları, yerli büyük dil modelleri, girişimcilik ekosistemi ve araştırma-geliştirme yatırımları bu eksenin temel bileşenlerini oluşturuyor. Son eksen olan "Yönet" ise yapay zekânın etik, güvenilir ve sorumlu şekilde geliştirilmesine odaklanıyor. Yapay zekâ yönetişiminin güçlendirilmesi, uluslararası standartlarla uyumlu düzenlemelerin geliştirilmesi, kişisel verilerin korunması ve kamu ile özel sektör arasındaki koordinasyonun artırılması bu başlığın temel hedefleri arasında yer alıyor.
Sanayi açısından ne ifade ediyor?
2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı, yapay zekâyı yalnızca teknoloji sektörünü ilgilendiren bir alan olarak ele almıyor. Aksine, üretim yapan tüm sektörleri kapsayan kapsamlı bir dönüşüm süreci öngörüyor. Günümüzde kalite kontrolden kestirimci bakıma, üretim planlamasından tedarik zinciri optimizasyonuna, enerji yönetiminden lojistik süreçlerine kadar birçok uygulama yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülüyor. Aynı şekilde karbon ayak izi hesaplamaları, su verimliliği çalışmaları, sürdürülebilirlik raporlaması, dijital ürün pasaportu uygulamaları ve döngüsel ekonomi analizleri de yapay zekâ sayesinde daha hızlı, daha doğru ve daha etkin şekilde gerçekleştirilebiliyor.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta bulunuyor. Ancak yapay zekâ uygulamalarından beklenen faydanın sağlanabilmesi için güçlü bir veri altyapısına, dijital olgunluğa ve nitelikli insan kaynağına ihtiyaç bulunuyor. Çünkü yapay zekâ sistemlerinin başarısını belirleyen en önemli unsur, beslendikleri verinin kalitesi ve kurumların bu veriyi yönetebilme kapasitesidir.
Bu yönüyle 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı yalnızca bir teknoloji politikası değil; sanayinin rekabet gücünü artırmayı, dijital dönüşümü hızlandırmayı ve Türkiye'nin küresel yapay zekâ ekosistemindeki konumunu güçlendirmeyi hedefleyen kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıyor. Bundan sonraki süreçte başarının anahtarı ise açıklanan hedeflerin ne ölçüde uygulamaya geçirileceği ve kamu, üniversiteler, özel sektör ile girişimcilik ekosisteminin bu dönüşümü birlikte sahiplenebilmesi olacak.
KAYNAK: SANAYİ GAZETESİ
