İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Sart, YKS tercih süreci, yurt dışında eğitim ve geleceğin mesleklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YKS tercih döneminde öğrencilerin önceki yıllara göre daha bilinçli hareket ettiklerini ancak sosyal medyanın oluşturduğu algının karar sürecini önemli ölçüde etkilediğini belirten Sart, şunları söyledi:
“Öğrenci, birinci derecede kendi istediği birtakım kararları sosyal medyanın etkisiyle alıyor. Kendi becerilerini ve yetkinliklerini görmeden, popüler kültürün oluşturduğu kararlarla hareket ediyor. Meslekler her 3 ayda bir değişebilir ama asıl mesele sizin okuyacağınız bölümün, alanın belirlenmesi.”
Birçok öğrencinin yazılım, tıp ve mühendislik gibi son dönemde öne çıkan alanlara yöneldiğine dikkati çeken Sart, tercihlerin bölümlerin popülerliğine değil öğrencinin ilgi ve yetkinliklerine göre yapılması gerektiğini vurguladı.
Ailelerin de bu süreçte önemli rol oynadığını belirten Sart, mühendislik okumak isteyen birçok öğrencinin ailesi tarafından tıp fakültesine yönlendirilmeye çalışıldığını anlattı. Tıp ve mühendisliğin birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığını ifade eden Sart, elektrik-elektronik ve makine mühendisliği mezunlarının sağlık teknolojileri alanında da çalışabildiğini kaydetti.
Öğrencilerin üniversiteye başladıktan sonra seçtikleri bölümden pişmanlık duyabildiklerine işaret eden Sart, lise döneminin meslekleri tanımak amacıyla daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sart, öğrencilerin 10. ve 11. sınıfta ilgi duydukları alanlarda staj yapmalarının ve meslekleri yakından tanımalarının önem taşıdığını dile getirdi.
Uygulama deneyimi ve kişisel beceriler öne çıkıyor
Yapay zekâ, teknoloji ve demografik değişimlerin iş dünyasını köklü biçimde dönüştürdüğünü belirten Sart, üniversitelerin de bu dönüşüm doğrultusunda kendilerini yenilediğini ifade etti.
Yükseköğretim kurumlarının yalnızca meslek kazandıran yapılar olmaktan çıkarak öğrencileri sürekli öğrenmeye hazırlayan kurumlara dönüştüğünü söyleyen Sart, işverenlerin diploma kadar teknik bilgiye ve kişisel becerilere de önem verdiğini belirtti.
Öğrencilerin eğitimleri sırasında uygulama deneyimi kazanmaları gerektiğini vurgulayan Sart, oyun, dijital medya ve dijital pazarlama gibi alanların da önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Sart, gençlerin kariyer planlarına girişimcilik ve inovasyonu da dâhil etmeleri gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gençlerin girişimcilik ve inovasyon, start-up kültürünü de devreye almaları lazım. En önemli tavsiyelerimden biri de mutlaka finansal okuryazarlığın ötesinde yatırımın nasıl olduğunu, parasal döngülerin nasıl değiştiğini bilmek. Bunun için finans ya da işletme okumak zorunda değiller.”
“Yurt dışında en iyisine gidebiliyorsan git, yoksa Türkiye”
Son yıllarda yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilerin sayısının arttığını belirten Sart, başka bir ülkede üniversite okumanın tek başına başarı anlamına gelmediğini vurguladı.
Öğrencilerin gitmeyi düşündükleri üniversitenin niteliğini ayrıntılı biçimde araştırmaları gerektiğini söyleyen Sart, şöyle devam etti:
“Her üniversite aynı kaliteye sahip değil. Gençler illa yurt dışına gitmek zorunda değil. Türkiye’de okuyup daha sonra yurt dışına gidebilir. Aynı şekilde gerçekten istediği alanda dünyanın farklı ülkelerindeki fırsatları da değerlendirebilir. Burada önemli olan öğrencinin hazır oluş düzeyidir.”
Yurt içi ve yurt dışındaki üniversiteler arasında tercih yapacak öğrencilere de seslenen Sart, “Benim kullandığım bir slogan var: Yurt dışında en iyisine gidebiliyorsan git, yoksa Türkiye. Türkiye’de okuyup daha sonra dünyanın en iyi üniversitelerine gitmek de mümkün.” ifadelerini kullandı.
Yurt dışındaki üniversitelerin eğitim süresi ve maliyet bakımından farklı avantajlar sunabileceğini kaydeden Sart, öğrencilerin karar vermeden önce akademik niteliğin yanı sıra ekonomik koşulları, eğitim süresini ve kişisel hazır oluş düzeyini de değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
“Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek”
Öğrencilerin yalnızca hangi bölümü okuyacaklarını değil, gelecekte nasıl bir rol üstlenmek istediklerini de belirlemeleri gerektiğini ifade eden Sart, profesyonel yönetici, akademisyen veya girişimci olma hedeflerinin kariyer planının bir parçası olduğunu söyledi.
Kariyer planlamasında kişinin önce kendisini tanıması gerektiğini belirten Sart, “Önce kendini tanıyacaksın. Sonra da 3, 5, 10, 20 ve 50 yıllık hedeflerini belirleyeceksin. Kişinin sahip olduğu yeteneklerinin dünyanın ihtiyaçlarıyla örtüşmesi gerekiyor.” dedi.
Gelecek dönemde öne çıkması beklenen alanları değerlendiren Sart, şunları kaydetti:
“Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek. Mühendislik alanında da birinci derecede makine mühendisliği, elektrik-elektronik ve kimya mühendisliği çok önemli. Ülkemizde çok fazla revaçta olan bir bölüm daha var, o da pilotaj. Yazılım evriliyor. Bu nedenle bilgisayar mühendisliğinin özellikle fizikle birleşerek fiziksel yapay zekâ diye tanımladığımız alan çok ilerleyecek.”
Yapay zekânın gelişmesiyle felsefe ve yapay zekâ, bilişim hukuku, nöropsikoloji ve yapay zekâ gibi disiplinler arası alanların öne çıkacağını ifade eden Sart, öğrencilerin tercih yapmadan önce üniversitelerin yenilenen müfredatlarını ayrıntılı biçimde incelemelerini önerdi.
Sart, görsel iletişim, mimarlık ve film çalışmaları gibi yaratıcılık gerektiren alanlarda insan unsurunun önemini koruyacağını ve insan ile bilişimin birlikte üretim yaptığı yeni bir döneme girildiğini sözlerine ekledi.
