Kocaeli, artık sadece bir şehir ismi değil; Türkiye ekonomisinin, Ar-Ge kapasitesinin ve katma değerli üretimin “başkenti” olarak literatürdeki yerini sağlamlaştırmış durumda. Bu devasa ekosistemin tam kalbinde yer alan Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) ise, bu dinamizmi bilimsel veriyle harmanlayan en kritik oyuncu oldu. Göreve geldiği günden bu yana “Sanayicilerle fikir alışverişinde bulunan ve temas kuran akademi” düsturunu benimseyen Zafer Cantürk, üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir çağın kapılarını aralıyor.
Sanayi sadece paydaş değil, dev bir laboratuvar
Rektör Cantürk’e göre Kocaeli’de üniversite olmanın zorluğu, eğer imkânlar doğru değerlendirilmezse bir “şükürsüzlük” örneğine dönüşebilir. Sanayinin üniversite için sadece bir paydaş değil, devasa bir laboratuvar olduğunu vurgulayan Cantürk, “Mühendislikten sosyal bilimlere kadar her alan için bu bölge müthiş bir imkân sunuyor. Eğer biz burada, sanayinin göbeğinde, iş yeri temelli eğitimi başaramazsak Türkiye’nin hiçbir yerinde kimse başaramaz,” sözleriyle vizyonunun keskinliğini ortaya koyuyor.
Akademinin sanayiyle barışması sürecinde “ego” bariyerini yıktıklarını belirten Cantürk, rektör olarak tüm Organize Sanayi Bölgelerini (OSB) bizzat ziyaret ettiğini, bazılarına ise on defadan fazla gittiğini ifade ediyor. Bu temasların meyvesi ise rakamlarda gizli: Bugün Kocaeli’deki sanayi kuruluşlarının istihdam gücünün %20 ila %30’u Kocaeli Üniversitesi mezunlarından oluşuyor. Bu, sadece bir istatistik değil; bir şehrin kendi entelektüel sermayesini yine kendi üretimine kanalize ettiğinin en somut kanıtı.
Sanayiciye açık çek: Gelin testleriniz yurt dışında değil kampüste yapılsın
Belki de en dikkat çekici noktalarından biri, üniversite kampüsünde yükselen BİLİMPARK. Prof. Dr. Cantürk, bu projeyi anlatırken heyecanını gizleyemiyor. “İçindeki 300 milyon liralık araştırma laboratuvarı cihazlarını, araştırma fonumuz aracılığıyla 150 milyon liraya mal ettik” diyen Cantürk, sürdürülebilir bir modelin de müjdesini veriyor.
BİLİMPARK, sanayiciler için adeta bir “davet mektubu” niteliğinde. Sanayicilere “Gelin, yurt dışına gönderdiğiniz testleri burada yapabileceğimiz tematik laboratuvarlar kurun,” çağrısında bulunan Rektör Cantürk, bu laboratuvarların kullanım hakkının öncelikle çalışmalara destek veren sanayicilerde olacağını, ancak kapasite fazlasının diğer paydaşlara da hizmet vererek merkezin sürdürülebilirliğini sağlayacağını belirtiyor. Henüz çok yeni olmasına rağmen ODTÜ, İTÜ ve Yıldız Teknik gibi köklü üniversitelerden test talepleri gelmeye başlamış bile. Tıpta Yeni Vizyon: Hastane Gemiler
Rektör Cantürk’ün bir cerrah olarak kurduğu hayal, bugün Deniz Kuvvetleri ile yürütülen ciddi bir projeye dönüşmüş durumda. “Bir cerrah olarak hayalim; 5G teknolojisiyle, TCG Anadolu gemisi üzerindeki bir robotla uzaktan ameliyat yapabilmek,” diyen Cantürk, bu vizyonuyla savunma sanayii ve tıp teknolojisini aynı potada buluşturuyor.
Bu projenin sadece tıbbi değil, ciddi mühendislik zorlukları içerdiği de bir gerçek. Geminin dinamik yapısı, dalgalar ve titreşim altında hassas bir cerrahi işlemin nasıl yapılabileceği üzerine Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ve Deniz Kuvvetleri uzmanları bir araya gelmiş durumda. Bayraktar grubunun bu konudaki tecrübelerinden de yararlanılarak, TCG Anadolu ve yeni yapılacak uçak gemileri için “hastane gemi” konseptinde çığır açacak bir iş birliği yürütülüyor. Ayrıca Aselsan’ın BİLİMPARK bünyesinde bir laboratuvar kuracak olması ve üniversitenin “Araştırma Üniversitesi” statüsüne geçmesi halinde TUSAŞ ile yapılacak yeni projeler, KOÜ’nün savunma sanayiindeki ağırlığını perçinleyecek.
“Artık her şeyi üretmek zorunda değiliz”
Savunma sanayiindeki bu ivmenin diğer sektörlere sıçrayıp sıçramayacağı sorusuna Cantürk, oldukça stratejik bir perspektifle yanıt veriyor: “Her şeyi üretmek zorunda değiliz. Önemli olan, ihtiyaç anında o aleti yapabilen teknik kapasiteye ve beceriye sahip olmaktır.” Tıbbi cihaz ve ilaç sanayii gibi stratejik alanlarda ilerlemenin şart olduğunu belirten Rektör, Dilovası ve Tuzla’daki biyoteknoloji kümelenmelerine dikkat çekiyor.
“Pratik zekâmızı disiplinle taçlandırmalıyız”
Söyleşimizin son bölümünde, iş dünyasının en büyük kanayan yarası olan “nitelikli istihdam” ve yeni kuşakların çalışma kültürüne değiniyoruz. Rektör Cantürk, Z kuşağına yönelik önyargılara mesafeli duruyor ancak bir uyarısı var: Sosyal medyanın yarattığı “hızlı tüketim” tuzağı. “Gençlerimiz bilgiye çok hızlı ulaşıyor ama odaklanma süreleri kısalıyor. Kitap ve gazete okuma alışkanlığının yerini kısa videoların alması, dünyayı yüzeysel algılamalarına neden oluyor,” tespitiyle, gençlere yönelik daha sistemli projeler geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türk milletinin “pratik çözüm üretme” kabiliyetini Amerikalıların kurallara bağlılığıyla kıyaslayan Cantürk, “Biz kuralları biraz esnetebiliriz ama en zor anlarda çözüm üretme becerimiz çok yüksek” diyor.
BİLİMPARK ile Ar-Ge’nin tam merkezinde
Kocaeli Üniversitesi, Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk liderliğinde, sanayinin sadece bir destekçisi değil, aynı zamanda rotasını belirleyen bir pusula olma yolunda ilerliyor. 3+1 ve 7+1 gibi iş yeri temelli eğitim modelleriyle öğrenciyi daha mezun olmadan fabrikayla buluşturan, BİLİMPARK ile Ar-Ge’nin merkezine oturan üniversite, “Araştırma Üniversitesi” unvanını alarak bu başarıyı taçlandırmayı bekliyor.
Kocaeli’nin gri fabrikaları arasında yükselen bu bilimsel ışık, Türkiye’nin “katma değerli üretim” yolculuğunun en parlak fenerlerinden biri olmaya aday.
Üniversitenin kapıları katma değere açık
Rektör Cantürk’ün vizyonu sadece mevcut projelerle sınırlı kalmıyor; bu iş birliğini sistematik bir devlet politikasına dönüştürmek için de kollar sıvanmış durumda. Yakın gelecekte düzenlenecek olan “Kamu, Üniversite ve Sanayi İş birliği Çalıştayı”, Valilik, Sanayi Odaları ve OSB’leri aynı masada buluşturarak bölgenin teknolojik yol haritasını yeniden güncelleyecek. Bu süreçteki en kritik eşiğin ise “güven” olduğunu vurgulayan Cantürk, üniversitenin kapılarını sanayiciye “almak için değil, katma değer vermek için” açtıklarının altını çiziyor. Aynı zamanda üniversite olarak uzman ve nitelikli bir akademisyen kadrosuna sahip olduklarını vurgulayan Cantürk, öğrencisi ve akademik kadrosuyla Kocaeli Üniversitesi’nin sanayiyle iş birliği içerisinde olmaya devam edeceğini belirtti. Üniversite içerisinde yapılan projelerde akademisyen, öğrenci ve sanayici iş birliğinin ilerleyen günlerde artmasını beklediklerini dile getiren Cantürk, birlikte çalışma kültürünün sadece üniversite bazında değil tüm Türkiye çapında “değer” kazandıracağını ifade etti.
Kaynak: Sanayi Gazetesi
